Espor

Günümüzde elektronik sporun gerçek bir branş olarak kabul edilmesi hala tartışılıyor.

Sporun doğrudan fiziksel aktiviteyi çağrıştırması, doğal olarak “Ekran karşısında spor olur mu?” tepkisi yaratıyor. 

Dünyada… 

espor ve video oyunları üzerine araştırma yapan Newzoo, global espor pazarının 2017’de %102 büyüdüğünü ve 2018’de de %38 büyüyerek 905,6 milyon $ olacağını bekliyor. 2020’de ise 1,4 milyar dolarlık bir pazar hesaplanıyor.

Türkiye’de… 

espor son zamanlarda gündeme gelmiş gibi görünse de, Türkiye’de 2003’e kadar gidebiliyoruz. 2003’te World Cyber Games ile başlayan furya 2004’te Cyberathlete Professional League gibi oluşumlarla devam etti ve ülke çapında derece elde eden oyuncularımız bizleri global arenada temsil etti. Ancak o dönem bu yönde ciddi bir desteğin olmayışı ülkemiz oyuncularını Electronic Sports League, Global Gaming Leauge gibi online oluşumlara yönlendirdi. Teknolojik altyapının önemli bir bariyer olması ise oyuncularımızın başarısının önündeki en önemli engellerden biriydi.

Günümüze geldiğimizde teknolojik engellerin azalmasıyla oyunların daha erişilebilir, oyuncuların daha bilinçli olduğunu görüyoruz. Ülkemizin genç nüfusu büyüyen bu pazarda ülke olarak iyi bir yer edinebileceğimizi gösteriyor.

Nereye gidiyoruz?

Dünya genelinde NBA’in espor’a göz kırpması ve kulüplerin kendi takımlarını kurması geleneksel sporların dijitale evrimleşmesinin başlangıcı olarak görülebilir. Geleneksel oyunların dışında MOBA (Multiplayer Online Battle Arena), Battle Royale gibi oyun türlerinin revaçta olması, Twitch, Discord gibi yapılar sayesinde oyunların kısa sürede popüler olup, büyük bütçelerle desteklenmesi hem oyuncular, hem markalar, hem de izleyiciler için şu an bile oldukça heyecan verici.

Başarılı oyunların, yapımcılarına günde 1 milyon dolar üzerinde kazanç sağladığı, izleyicilerin ilgisinin arttığı bu dünya markalarının sponsorluk anlaşmaları, turnuvalar ve etkinliklerle, global arenada da sesini duyurabileceği bir platform olacak gibi görünüyor. 

Emrah Ateş 

IAB Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye 83. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.