Endüstrinin ihtiyaç duyacağı üç meslek 

Ajanslar pazarlama ekosistemi içinde kendi rollerini tekrar düşünmeye zorlanıyorlar ancak en önemlisi kendi içlerinde de rollerini yeniden düşünmeleri gerekiyor.

Kutuplaştırıcı görüşler bugün hayatımızın birçok yönünü zorluyor gibi görünüyor ancak pazarlamacılar olarak hepimizin bir konuda hemfikir olabileceğini düşünüyorum: Endüstrimiz artık hayal edebileceğimizden daha hızlı bir şekilde gelişiyor.

Yeni bir ajans modeli oluşturma misyonuyla ajansların alanına gizlice saldıran danışmanlık şirketlerinden, daha fazla pazarlama işi getiren markalara veya doğrudan tüketiciye satış yapan yeni markaların her gün artması sebebiyle ajansların kendini geliştirebileceği (hayatını sürdürebileceği) alan daralıyor. Ajanslar pazarlama ekosistemi içinde kendi rollerini tekrar düşünmeye zorlanıyorlar ancak en önemlisi kendi içlerinde de rollerini yeniden düşünmeleri gerekiyor. Peki ajansların öne çıkması ve müşterilerine değer katması için ne tür yetenekler ve liderlik gerekiyor? Bir ajansın bu ekosistemde sağ kalabilmesi ve bütünlüğünü koruyabilmesi için hangi yeni işler gerekli? 

2025 yılında dünyanın nasıl bir yer olacağını bilemiyor olsak bile artık bu sorulara cevap verme zamanı geldi. Sektörümüz, müşterilerin pazara girişinden ve markalarla ajansların birlikte çalışma şekillerinden etkilenerek sürekli değişiyor. Asla değişmeyecek şey ise; pazarlamanın özünün insanı anlamak olması. Bu da bizi ilk yeni liderlik rolümüze getiriyor.

Chief Storyteller (Ana Hikaye Anlatıcısı): Hikaye anlatma sanatı, ajansların ayrılmaz bir işlevi olmaya devam edecek ancak alıştığımız geleneksel yaratıcılıktan farklı olacak. Hemen hemen her proje veya konkurda kardeş bir ajans veya başka bir dış ortak ile iş birliği yapıyoruz. Markaların ortakları bugünlerde giderek artıyor (sosyal alandaki uzmanlar, CRM, prodüksiyon ve halkla ilişkiler). Uzmanlık alanlarını birleştirerek tek bir çözüm sunuyorlar. Herkes farklı bir altyapıdan geliyor ve benzersiz bir perspektif getiriyor. Bizim sahip olmadığımız ancak ihtiyacımız olan şey; hepsini bir araya getirecek, tüm hikayeyi net bir şekilde ifade edebilecek bir kişi.

Geleneksel olarak bu kişi ajansta stratejist oluyor ancak bu karışımdaki yeni oyuncuların puzzle’a yeni parçalar eklemesiyle bir sentezleyici ihtiyacı doğuyor. Bu kişi, tüm uzmanlaşmış ajanslar ve ortaklarından gelen işi ve fikirleri karıştırabilecek, müşteri odaklı ve uyumlu bir hikaye anlatabilecek.

Teknoloji, ajansın biraz rötuş gerektiren bir başka yetenek havuzu. Teknoloji bugün her türlü işte bir şekilde kendini gösteriyor ancak ajanslar kendini gerçekten gelecekte ne olacağına ve ortaya çıkacak olana adamış birine ihtiyacı var: Yenilenmiş bir Chief Technology Officer. Bence CTO’yu CTIO (Chief Technology and Integration Officer) ile değiştirmeliyiz. 

Piyasadaki teknoloji fazlalığı, her gün gelişen yeni sistem ve ürünler ile gelişmekte olan teknolojiye ve ufukta olan şeye ayak uydurmak başlı başına tam zamanlı bir iştir. Ajanslar aslında bu pozisyonu kendileri sahiplenmeleri gerekse de birçok ajans, uzmanlaşmış ortaklarla bağlantı kuruyor. Ajanslar müşteri odaklı çözümleri hızlandırmak ve bütünleyici olmak için yönetimi ele almalı.

CTIO gelişen teknoloji ve yeni çözümleri tekliflerine ve şirkete entegre etme konusunda müşterilere yardımcı olacak. Bu, daha çok etkinleştirme ve uygulama konusunda olacaktır.

Teknoloji ile el ele vermek, veriyi daha iyi anlama ve kullanma ihtiyacını doğuruyor. Bu da daha çok performans analistini işe almayı gerektiriyor. Bu pozisyon performans pazarlamasının ajansların yaptığı her şeyin merkezinde ve önünde olmasını sağlayacak. Pazarlamacıların elde edebileceği bol miktarda veri ile ajansların tüm verilerini her gün gözden geçirmelerine ve devamlı olarak işlerini en iyi duruma getirebilmelerine olan ihtiyaç artıyor.

Bu yeni pozisyonlar ortaya çıktıkça, mevcut liderlik rolleri ve pozisyonlarının modası gelecek on yılda geçmeyecek mi?  

Henüz buna bir cevap vermek için çok erken ancak ajanslardaki hiyerarşinin değişmesi gerektiği fikrindeyim. Birçok seviye ve pozisyon bizi yavaşlatıyor, ajansların süratlenmesi gerekiyor. Müşterilerin günümüzde hızlı bir şekilde ve daha düz bir yapıda çalışması gerekiyor. Sonuç olarak, günümüzün “geleneksel ajans rolleri” tanımının gelişmesi gerekecek.    

Müşteri yönetimi rolleri yeniden tanımlandığından, daha fazla proje yöneticisine ve yapımcıya ihtiyacımız olacak. Müşteri iletişimini yönetecek ve ilişkiler kuracak birine her zaman ihtiyaç olacak ancak gerçek şu ki; müşteriler daha çok ortak ile çalışmakla meşgul ve büyük bir dönüşüm ile baş ediyorlar. Müşteri ile harcanan her dakika değer yaratmalı ve pazarlama alanında karşılaştıkları zorluklar için çözüm sunmalı. Müşteri yöneticilerinin artık danışman rolü üstlenmesi gerekiyor. 

Sonuçlara daha çok odaklanmak ilişkilerimizi doğal bir biçimde geliştirecektir.

Yazar Marco Scognamiglio

 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 92. sayısında yayımlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.