En büyük sorunumuz güven eksikliği

Başarılarla dolu reklamcılık kariyerine Amerika’da devam eden Toygar Bazarkaya ile Cannes’da bir araya geldik, dünya reklamcılığını ve oradan Türkiye’nin nasıl göründüğünü konuştuk.

Toygar Bazarkaya’yı üç yıl önceki Kristal Elma Yaratıcılık Festivali’nden tanıyoruz. Future 25 için Amerika’dan gelip gençlerle deneyimlerini paylaşmıştı. Uzun yıllardır yurt dışında üst düzey ajanslarda çalışan Bazarkaya şu anda Havas Worldwide’da Amerika CCO’su olarak görev yapıyor.

Yiğit Can Kaytmaz Bildiğim kadarıyla pek çok farklı bölgede çalıştınız. Peki bu bölgeler arasındaki yaratıcılıkta ne gibi farklar var?

Toygar Bazarkaya Almanya’da başladım ve orada çalıştım, Amerika ve Brezilya’da da çalıştım. Bu çok garip çünkü hem birbirine çok benzerler hem de bazı noktalarda birbirinden çok farklılar. Bu da çok önemli. Almanya’nın çok yetenekli olduğunu düşünüyorum, burada da gördüğümüz gibi iyi işler yapıyorlar. Pazarı daha küçük olmasına rağmen Almanya’dan gelen çok iyi markalarla çalışıyoruz. Amerika’daki pazar daha geniş, uluslararası çapta çalışmalar gerçekleştiriyoruz orada. Farklı bölgelerdeki çalışmalarımdan elde ettiğim deneyim genelde oradaki ajanslardan geliyor. Amerika’da çok fazla ajansla çalışmadım, BBDO New York’ta çalıştım. Orada çok şey öğrendim. Özellikle de nasıl büyük düşünmenin ve cüretkar fikirlerin cesaretle hiçbir ilgisinin olmadığını, asıl sorunları çözmekle ilgili olduğunu öğrendim. Çalışmalarının bir kısmına baktığınızda, Amerika’daki büyük ajanslar işlerini çaba göstermeden sanki çok normalmiş gibi yapıyor. Hiç kimse “bu çılgınca!” gibi tepki vermiyor. Evet, hiç kimse bunu daha önce yapmadı ama doğru yöntem de bu. Çılgınca veya cesur olmayışı onu daha heyecanlı yapıyor. Daha önce de söylediğim gibi uçurumdan atlayıp hayatta kalmayı bekleme hissi vermiyor, hayır. Tam olarak neye giriştiğimizi biliyoruz ve kimsenin yapmadığı bir şeyi yaparak en iyi sonucu elde edebiliriz. Bu daha çok, yaratıcı bir şekilde sorun çözmekle ilgili.

Yiğit Can Kaytmaz Ajansların markalarla birlikte yükseliş gösterdiğini söyleyebilir miyiz?

Toygar Bazarkaya Bu endüstrideki sorunumuz bir taraftan ajansların güvensizliği diğer taraftan da müşterilerin güvensizliği. Bir şey hakkında emin değilsen doğru seçimi yapamazsın. Seni yönlendiren aslında korku ve korkuyla karar almak iyi bir yöntem değil. Memnun olduğunda, müşterin olduğunda ve geçmişte iyi bir başarı elde eden ve nasıl olduğunu bilen ajansın olduğunda, korksa dahi yaptığı şeyin doğru olduğunu bilmesi ve hiç kimsenin bunu yapmamış olması biraz korkutucu ama bu yanlış olduğu anlamına gelmiyor, yeni bir bölüm açıyorsun. Yaptığı şeylerden keyif alan insanlar aslında işlerinde heyecan duyuyorlar ve çoğunlukla doğru kararı alıyorlar.

Yiğit Can Kaytmaz Türkiye pazarı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Toygar Bazarkaya Türkiye pazarı hakkında kafamda çok yarım kalan bir tablo ve çok özlem dolu bir bakışım var. Her zaman ama her zaman Türkiye’de çalışmak istemişimdir. Almanya’da büyüdüm ve yazar olan babam Yüksel Bazarkaya’nın arkadaşlarının çoğu reklamcılık da yapıyordu. Onlarla tanıştığımda 20 yaşındaydım, onlarsa 60’larında ve Saatchi&Saatchi ve McCann Erickson gibi ajanslarda çalışıyorlardı. İlk defa reklam alanında çalışan insanlarla karşılaşıyordum. Ve onlar da Türkiye’dendi, bu da çok komik. Türkiye’de çalışmaya dair garip bir istek duyuyorum. Birçok arkadaşımın buna karşılık söylediği ise “Sen delirdin mi?” oldu! Bu arada 2013’te Kristal Elma Festivali’nin Future bölümüne davet edilmiştim ve çok mutlu olmuştum. Bu gerçekten onur verici. Hiç orada çalışmadım. Akrabalarımın birçoğu orada ve her yıl Türkiye’ye gidiyorum. Bu fikir hoşuma gidiyor. Şimdi de çok iyi arkadaşlarım var orada.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Temmuz 2016 sayısında yayınlanmıştır.

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.