Eğlence mantığı yener

Dave Trott, bizleri Scharlette Holdman ismiyle tanıştırıyor ve eğlencenin, çarpıcı fikirlerin her zaman akılda kalıcı olduğunu vurguluyor.

Scharlette Holdman, California’da çalışan bir “hafifletme/yatıştırma uzman.”Görevi; cinayet davalarında savunma avukatları ile çalışmak. Sanığın beraat etmeyip, suçunun kabul edilmesiyle davaya dahil olup idam cezası almaması için çabalar.

Aktif olarak 40 yıl çalıştı. Yüksek Mahkeme 1976’da ölüm cezasını geri getirdi, ancak “insanlığın çeşitli zayıflıklarından kaynaklanan merhametli veya hafifletici faktörleri” dikkate almak zorunluydu. Holdman da aslında tam olarak bu alanda çalışıyordu.

Kariyerinin zirvesinde, 1990’ların ortasında yılda 300 kişi idam ediliyordu.

20 yılın sonunda emekli olduğunda bu sayının %90 azalarak 30’a inmesine yardımcı olmuştu.

Aslında bugün baktığımızda; çalışmalarının bazı açılardan bizimkine ne kadar benzediğini görüyorum; insanları ikna etmek…

Scharlette Holdman’ın içinde bulunduğu vakalardan favorim olan ise California’da gerçekleşti. Holdman’ın bir sanığın ölüm cezasından kurtulmasına yardım etmek için sadece 30 günü vardı. Adam şizofrendi, gerçeklikten kopmuştu ve IQ’su sadece 58’di. Tuvalet kağıdına gizli mesajlar yazdı, dışkısını saçlarına yapıştırdı.
Holdman, adamın bu eylemlerinin ne gibi sonuçlara sebep olacağını anlayamadığını belirtti. Ancak savcılık bunun tam aksini iddia etti. Onlara göre adamın aklı gayet başındaydı, çünkü psikiyatristlerini
XOX gibi oyunlarda yenebiliyordu. Bu da, yaptığı eylemlerin farkında olduğunu ispat ediyordu.

Holdman’ın bu aşamadan sonra yaptığı şey, son derece ikna edici bir gösteriydi.
Holdman, çocukken ebeveynlerinin kendisini
XOX oynayan bir tavuğun ilgi odağı olduğu fuara götürdüklerini hatırladı. Artık Holdman’ın, savcılığın psikiyatristini XOX oyununda yenebilecek bir tavuk bulması gerekiyordu.

Hemen ülke çapında karnaval ve fuarlar yapmaya başladı. Kaz ya da ördek istemiyordu çünkü çok agresiflerdi – tavuk olmalıydı.

Wyoming’de bir tane buldu, Arkansas’ta bir tane buldu, ancak her durumda tavuğun oralardan alınıp getirilmesi çok zordu. Sonunda San Francisco’da ahşap üzerinde performans gösteren bir tane buldu.
Holdman şuna ikna olmuştu; tavuk, savcılığın psikiyatristini yenebilirse,
XOX’te iyi olmanın eylemlerinizin sonuçlarını anlayabileceğiniz anlamına gelmediğini de ispat edebilecekti. Sonuç olarak da müvekkilinin eylemlerinin farkında olduğu kanıtlanamayacak, bu nedenle ölüm cezası da ömür boyu hapse çevrilecekti.

Bu örnekte en sevdiğim nokta; tıpkı gerçekten iyi bir reklamcılıkta görebileceğiniz güçlü bir gösteriye şahit olmamız: Çarpıcı, komik, ikna edici ve unutulmaz.

Holdman’ın vakasına devam edecek olursak, ortada ciddi bir sorun vardı: Hâkim böyle bir şeye izin vermiyor ve buna neden olarak da “mahkemenin saygınlığının” bozulabileceğini öne sürüyordu. Holdman ise şunları söyledi: “Zihinsel engelli, akıl hastası bir kişiyi infaz etmeye çalışarak mahkemenin onuru zaten zedelenmiştir.”

Holdman’ın bu güçlü gösterisine izin verilmemişti belki ama mahkemenin de aklında kaldı. Gösterinin tamamı görülmemesine rağmen Holdman’ın fikirleri çok tartışıldı ve temyiz üzerine ceza ömür boyu hapse çevrildi.

Bu olaydan kısa bir süre sonra ise Yüksek Mahkeme yasayı değiştirdi; böylece bu düzeyde akıl hastalığı olan bir kişi idam edilemedi.

Holdman’ın bu vakası bizim için harika bir ders değil mi? Hiçbir mantıksal argüman; güçlü, eğlenceli, unutulmaz bir gösteri kadar ikna edici değildir.

Dave Trott
Yazar.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.