E reçete?

Evet evet hepimiz hemfikiriz, dijital yükseliyor!!! Bu yükseliş ve demokratik ortam sayesinde dünyanın öbür ucunda uyduların çektiği, internetin hüküm sürdüğü her yere ulaşabiliyoruz. Cem Yılmaz’ın bir gösterisinde verdiği “Kenya, dünyada n’oluyo?” örneği artık geçerliliğini yitirmeye başladı zira artık Gana için de konuşmalar tercüme ediliyor. Bu bir yandan iyi ama diğer yandan her insanın ve her markanın iyi zamanları olduğu gibi kötü zamanları da var. Ve bu kötü zamanların kıvılcımının dijitale sıçraması, bazen büyük yangınların habercisi olabiliyor. “Kendimi arıyorken olmaktan korktuğum yerdeyim; Krizdeyim” dediğimiz o şanssız dönemler, özellikle son dönemde çok fazla markanın başından geçti. Dijital yine boy mu attı da bilgi ağı genişleyip hızlandı yoksa markalar şanssız bir dönemden mi geçiyor bilemiyoruz ama okuduğumuz haberlerden sonra aklımıza takılan “Dijitalde bir krizi nasıl yönetmeli?” sorusuna bu ay, alanında uzman isimlerden aldığımız görüşlerle cevap aradık. “Benzetmek gibi olmasın ama…” benzetmelerine malzeme olunmasın diye, markanızın rengini solduran bu kriz ortamına çözüm önerileri aradığımız; e-reçete niteliğinde, doktor yazısının karmaşasından uzak dosyamız için artık sayfaları çevirmenin vaktidir.

 Şifa niyetine olsun 🙂

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Mayıs 2017 sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.