“Dünyayı yeniden inşaa ediyoruz”

Abott Mead Vickers BBDO CSO’su Craig Mawdsley, koronavirüs salgınıyla beraber yaşadığımız bu küresel krizden sonra dünyanın tamamen değişeceğine dikkat çekiyor.

Kesinlikle abartmıyorum; pandemi nedeniyle yaşadığımız kriz, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana başımıza gelen en büyük küresel olay. Açıkçası eski hayatımıza geri dönmeyeceğimizin farkına varmam birkaç günümü aldı.

Her şeyin biraz daha normale dönmesi en iyi ihtimalle birkaç ayı bulacak. Hatta belki de Noel’e denk gelecek ama büyük olasılıkla eğlence, hediye, beraber kutlamalar olmayan bir Noel olacak… Aslında son zamanlarda bunun bile gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum.

Daha önce Z jenerasyonu ve millenial’ların trendleri, kültürü ve dünyadaki etkinlikleri nasıl şekillendirdiklerini gördük. Ayrıca 2008 mali krizi ve mobil internetin yaygınlaşmasıyla beraber de ortaya yeni bir nesil ve dünya çıktı. Bu tip durumlarda dünyaya etkisi olan, tüketimi yeniden şekillendiren nesillere isimler bile veriyoruz. Oysa şimdi hepimiz bir bütünüz ve beraberiz.

Trendleri takip etmekten hoşlanmıyorum, ancak şu an yaşadığımız durumun 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük küresel olay olduğuna şüphe yok. Hükümetin kişisel özgürlük, yabancılara karşı tutum, küresel seyahat, kişisel sağlık, zihinsel sağlık, ölüme karşı tutum kısacası her konuda önemli bir rolü var.

Şu an yaşadıklarımızı sonsuza kadar unutamayacağız. Ve bundan sonra yaşayacaklarımızı da tahmin edemeyeceğimiz; çünkü her şey artık tamamen değişti.

Eğer bu krizin sonuçlarını tahmin etmeye çalışıyorsanız, 2019’dan birkaç şirketin yıllık raporuna bir göz atın. Hepsinin “risk” ile ilgili bir bölümü var. Brexit veya hükümetin düzenlemeleri için kendilerince önlemler almışlar, planlar yapmışlar, hatta bazılarını uygulamışlar bile ama hiçbiri yıkıcı bir küresel salgından veya piyasalarda yaşanan tarihin en büyük düşüşünden bahsetmiyor. Sanki paralel evrenlerdeyiz.

Birkaç hafta önce markalarınızı nasıl konumlandırdığınıza bakın. Özgürlük, iyimserlik, keşif… Peki şimdi bütün bunlar için neler hissediyorsunuz? 

Hepimizin derin bir nefes alıp markalarımız için düşünmesi gerekiyor. Bir an önce ürünleri satın almasını umduğumuz insanların “yeni” tutumlarını tekrar gözden geçirmeliyiz.

Yaşadığımız bu zamanı reddeden markalar umutsuzluğa kapılacak. Netflix’e bir süre ara verin ve televizyon kanallarına şöyle bir bakın. Yayınlanan reklamlar kriz öncesine ve adeta başka bir gezegene aitler.

Siz de onlar gibi olmak istemiyorsanız kriz sonrasında markanızın duygusal rolünü iyice düşünün ve net bir görüşe sahip olun. Kriz sırasında birileri için işleri daha iyi hale getirecek bir şeyler yapın. (Evet, tam olarak durum bu: Savaşta ne yaptın baba?)

Şu anda kesin olan tek bir şey var, o da her şeyin değişmiş olması ve beklemeye aldığınız planları ilerleyen süreçte mikrodalgada yeniden ısıtamayacağınız. Önümüzdeki yıllardaki başarınız, şu anla ne kadar yakından ilgilendiğinize bağlı olacak. Kimse ne olacağını bilmiyor. Ancak duygusal zekanızı doğru bir şekilde kullanırsanız, neler olacağını şekillendirebilirsiniz.

Hepimiz bir araya gelip dünyayı yeniden inşaa ediyoruz. Ve bu hayatımızın işi.

Hazır mısınız?

Craig Mawdsley
CSO, Abott Mead Vickers BBDO

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 98. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.