artwork

Dünya’mızın yardım çığlığı

3 ay önce

0

Söze çok basitçe başlamak gerekirse; dünyaya geliyoruz, arkamızda izler bırakıyor, bir şekilde kolektif hayata etki ediyor ve gidiyoruz. Bu süreçte ya gezegenimizi bulduğumuz gibi bırakmak ya da var olanı iyileştirmek için hepimizin birtakım sorumlulukları var. Nitekim dünya eskisi gibi değil, bir süredir fütursuz davranışlarımızın ağır sonuçlarını yaşıyoruz (ardı ardına gelen yangınlar, yok olan ormanlar, nesli tükenmekte olan canlılar, müsilaj…) ve bunu sadece iklim değişikliği olarak ele almak fazlasıyla eksik kalıyor.

Şunu unutmayalım ki ne yaparsak kendimize yapıyoruz ve haliyle yaptıklarımızın sonucu sadece bizi değil, bizden sonraki nesilleri etkisi altına alıyor. Z Kuşağı hakkındaki fikirlerimi değiştirebilen, çok saygı duyduğum Influencer Berk Keklik’in KAFA TV YouTube kanalındaki güncel ve oldukça ilgimi çeken bir röportajını izledim. Onlara çok kötü bir dünya bıraktığımızdan bahsediyordu, bu kapak konusu gündeme geldiğinde o videoyu anımsadım (izlemeyenlere de tavsiye ederim). Yakındığı konu, bizim sayfalarımızda tartıştığımız tarzda spesifiklik taşımamasına rağmen bence bakış açısından, anlattıklarından çıkarabileceğimiz şeyler var. Hangimiz ister ki insanların içinde bulunduğu mevcut olumsuz koşulda parmağımız olsun?

Yaşamımızda neredeyse kırmızı alarm haline gelen, hakkında birçok zirve yapılan ve markaların daha ciddi kararlar alıp hedefler koyduğu sürdürülebilirlik konusunu ilk olarak 110. sayımızda ele almıştık. Şimdi yaklaşık iki yıl sonra sayfalarımızda güncel haliyle farklı açılardan da bakarak tekrar inceledik; reklamveren, ajans ve uzman görüşlerinin yanı sıra global makaleler açısından da zengin bir içerik sizleri bekliyor. Bu sebeple sözü daha fazla uzatmadan, son olarak vurgulamak istediğim bir noktayla bitireyim: 

Hem bireylerin hem de kuruluşların alabilecekleri aksiyonlar çok, lego parçalarından inşa edercesine küçük küçük adımlar atarak ulaşabileceğimiz umut verici sonuçlar var ancak artık bu adımların temposu hızlanmalı. Dünya’mızın şu an içinde bulunduğu faz, “yardım isteme”yi aştı; bu artık bir yardım çığlığı.

Necla Eylül Durukan

Campaign Türkiye Kıdemli Editörü

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin Sürdürülebilirlik Özel sayısında yayımlanmıştır.