Dijitalin ergenlik çağı

Ekonomi dünyasının yapmış olduğu araştırmalar ve hesaplamalarda Türkiye ekonomisinin 2050’ye kadar, bu üretim şekli ve insan kapasitesi ile ilk 10 ekonomi içerisinde yer alması imkânsız.

Politikacılar gibi “2023 hedeflerine ulaşmak için şunları yapmalıyız” demeyeceğim elbette ama bir yandan da herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini düşünenlerdenim. Bugün kendi ajansıma baktığımda 18’i halka açık 42 şirkete danışmanlık yapıyoruz. Benim görevim, onların ‘görüşüne başvurulan kurum’ olma hedefiyle uluslararası platformlarda yer almasını sağlamak, iş başarılarını online-offline görünür kılarak hedeflenen algının ulusal ve uluslararası arenada oturması ve korunması. 2023 hedefleri böylesine büyükken bugünkü ‘iletişim’ düzeninde bu hedeflere ulaşmak, ‘imkansızlığı’ katmerliyor. Bu nedenle ‘yeni’nin peşinden gidenler, hatta ‘yeni’yi yaratanlar olmak gerekiyor. Açıkçası ikinci söylediğimin zorluğunu görebilecek kadar bu sektörü biliyorum.

Peki ne bu yeni? Ergenlik dönemindeki dijital dünyada ‘yeni’ öngörüler neler?

– Üç yıl önce hemen her pazarlama-iletişim konferansının göz bebeği olan ‘storytelling’ meselesi dönüşen konulardan biri mesela… Artık hikaye anlatmak değil, kendi doğru hikayeni yaratmak konuşuluyor.

– Dijitalin paid medya tarafı hızla güçleniyor. Hatta 2017’de ilk defa televizyon bütçesini geçeceği öngörülüyor.

– IoT meselesinin daha da büyüyeceği sürpriz değil.

– Bizim kuşağa “sex sells” dediler. Sattı da… Fakat şimdi aktivist markalar revaçta. Artık aktivizm satıyor. Özellikle cinsiyet konusu son iki yılda yükselişe geçti.

– Mesajlaşma uygulamaları yeni pazarlama alanı olarak anılıyor ve bu alana bir isim verilmiş bile; “conversational experience”

– Tanışma site ve uygulamalarını doğru kullanmayı bilen markaların kazanacağı günler uzak değil. 2016’da Tinder’ın kullanıcı sayısı 50 milyona ulaştığını not edelim.

“Hedef kitlenin derdi ne?” tüm zamanların değişmeyen en önemli sorusu.

Bu soruyu doğru cevaplayan kazanıyor. Dönüşümü doğru okuyalım ve ona göre yol alalım yeter. Bu ülke için, kendi vicdanımız için…

 

Nedim Özkan
İDA Üyesi

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Temmuz 2017 sayısında yayımlanmıştır.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.