Dijital detoksa hazır mısınız?

Mobil cihazlarla beraber 7 gün 24 saat dijital dünyanın içindeyiz. Artık adeta biz cihazları kontrol etmiyoruz da cihazlar bizi kontrol ediyormuş gibi yaşamaya başladık. Peki sizce de bu kontrolü yeniden ele geçirmenin zamanı gelmedi mi?

Akıllı telefonlarla beraber, telefon artık hayatımızda sadece mesaj göndermek ya da birini aramak için kullandığımız basit bir iletişim aracı olmaktan çıktı. Sabahları uyanmak için kurduğumuz çalar saatin yerine de geçtiler, toplantıları hatırlatmak için de kullanır olduk.

Pew Araştırma Merkezi’nin 2015’teki değerlendirmelerine göre ankete katılanların %62’si telefonlarına sağlıkla ilgili bilgilere bakmak için, %57’si online bankacılık için ve %30’u ise eğitimle ilgili bilgi almak için bakarken %18’i ise iş başvurusu yapmak için kullanıyor telefonunu.

Bu bağımlılığı fark eden Camp Grounded da katılımcılarına tatilde bulundukları süre boyunca teknolojiden vazgeçmeleri için ve günlük kullanım sürelerini yönetmeleri için yardım etmeye çalışıyor. Ve onları dijital detoks denilen bir tür inzivaya davet ediyor. İnziva, lüks bir konaklamadan da oluşabilir, bir köyde de gerçekleşebilir.

Washington D.C.’de yaşayan Jodi Omear da bir arkadaşıyla beraber 4 günlük dijital detoks kampına katılanlardan biri. O da hepimiz gibi bu inziva öncesinde akıllı telefonuna bağlı hatta bağımlı olanlardan. Pek çoğumuzun yaptığı gibi uyumadan önce son kez baktığı şeyin de uyandığında ilk gördüğü şeyin de akıllı cihazı olduğunu anlatıyor ve gün içerisinde de her 10-15 dakikada bir kontrol edemeden duramadığını belirtiyor. Üstelik bu durum sadece işe gittiği zamanlar için de geçerli değil. İşten sonra arkadaşlarıyla mesajlaşmak için laptop’ından GChat’i kullandığını, iPad’inden Candy Crush oynadığını ve hatta televizyon izlemek istediğinde de yine hangi akıllı cihazı varsa onu kullandığını anlatıyor. Hatta onun bu bağımlılığı karşısında ailesi o kadar umutsuzmuş ki eğer Omear ve arkadaşı bu 4 günlük inzivayı tamamlayamazlarsa otelden paralarının geri ödeneceği sözünü bile alıyorlar.

Tüm akıllı cihazlara veda edin

Kampa gittiğinizde saatinizden fitness cihazınıza kadar her şeyinizin alındığını anlatan Omear; “Ne zaman yoga yapacağımızı, yemek yiyeceğimizi ya da yatağa gideceğimizi nasıl bileceğimizi bilemiyorduk. Hatta cihazların alınması dışında iş ile ilgili de konuşmamız da yasaklanmıştı” diyor ve aslında bu cihazsız dönemde mesela akıllı telefonunu ne kadar da gereksiz bir şekilde kullandığını farkettiğini belirtiyor. Örneğin; daha önce Starbucks’ta sıra beklerken akıllı telefon olmadan duramadığını anlatıyor ve “Halbuki etrafı inceleyebilir, neler olduğunun farkında olabilirsiniz ya da yanınızdakiyle konuşabilirsiniz. Ama şu anda herkes sırf bir şey yapıyor gibi görünmek için bile telefonlarına bakıyor” diyor.

Kamp bitiminde cihazlarını alan Omear ve arkadaşı bir süre telefonlarını açmakta tereddüt yaşıyor; çünkü ikisi de telefonlarının açık olduğu hayata dönmek istemiyor. Ancak ailelerine haber vermek durumunda oldukları için açıyorlar. Bu arada da markette herkesin ya telefonlarına baktığını ya da telefonlarıyla konuştuklarını görüp şaşırıyorlar ve yeniden telefonlarını kapatıyorlar.

 Alışkanlıkları değiştirmek

Dijital detokstan sonra alışkanlıklarını değiştirmeye başlayan Omear hemen yeni alışkanlıkları için hayatını kolaylaştıracak bazı önlemler almaya başlıyor. Mesela; sabah kalkmasına yardımcı olması için çalar saat almak, yatak odasındayken ya da ufak tefek işler yaparken telefonu yanında bulundurmamak ya da iş sırasında verdiği 5-10 dakikalık molalarda telefonsuz bir şekilde yürümek gibi…

Bu konuda yaşadığı bir sorun ise etrafındaki insanların hala birer bağımlı olması… Çünkü kendi alışkanlıklarını değiştirebilse de başkalarınınkiyle ilgili böyle bir talepte bulunamayacağını belirtiyor ve bunun için aldığı önlemi anlatıyor: “Arkadaşlarla yemeğe çıktıysak onların da sohbet etmek yerine telefonlarına bakmalarını engellemek için herkesin kabul ettiği ufak bir oyun oynuyoruz. Herkes masanın ortasına telefonunu bırakıyor ve ilk telefonuna bakmak için dokunan yemeğin tüm hesabını ödüyor.

Cihazlarınızı sadece bir gün bile bırakmanın etkilerini göreceksiniz. Tam olarak bu yüzden bazı şirketler kendi dijital detoksları için Unplugged Day’i kullanıyorlar.

LPK CCO’su Nathan Hendricks, “İletişim kurabilmek için ürettiğimiz cihazlar artık çok tehlikeli bir kombinasyon oluşturmaya başladı. Bütün gün boyunca çalışanlar mailler, işler, toplantı bildirimleri ve akıllı telefonlarındaki diğer şeyler ile uyarılıyorlar” diyor ve aslında hepimizin bir gün boyunca maruz kaldığı uyaranlara dikkat çekiyor. Ve Unplugged Day’e geçen yıl katılarak Cincinatti, Londra, Singapur, Çin gibi ofislerinde akıllı telefon ve bilgisayarları bir gün boyunca kullanmıyorlar.

Bakalım reklam dünyası bu Unplugged Day için neler yapacak ya da katılım gösterecek mi? Ne de olsa reklamlarını bile artık geleneksel medya kanalları yerine akıllı cihazlar üzerinden vermeye başlayan markalar dünyasının, Unplugged Day’e katılması oldukça ilginç olabilir…

Kaynak: fastcompany.com

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.