dentsu ‘net zero’ hedefine yaklaştı

dentsu International, 2030 yılına kadar net sıfır karbon tüketimi yapan bir işletme olma hedefine ulaşmaya çok yakın.

Beşinci en büyük global reklam ajansı grubu; operasyonel sera gazı emisyonlarını %46 oranında azaltmayı, müşterilerinin reklamlarında karbon ayak izi açısından bilinçli davranmayı, müşterilerin sosyal ve davranışsal değişimi yönlendirmelerine yardımcı olmayı kapsayan bir stratejinin izini sürüyor.

Grubun sürdürülebilirlik stratejisi, WPP’nin ana hatlarıyla belirttiği gibi, ağır emisyon sarfiyatına sahip müşteriler için çalışmaktan kaçınmak yerine ekosistem ortakları içindeki değişimi etkilemeye odaklanıyor.

Stratejisinin ilk yılında dentsu International, 2030 yılına kadar kapsam 1, 2 ve 3 sera gazı emisyonlarını (GHG) azaltma hedefinin %78’i olan dahili “Bilim temelli hedefler” emisyonlarını %36’ya kadar düşürmüştür.

Kapsam 1 emisyonları, bir şirketin doğrudan yaptığı ısıtma ve seyahat gibi emisyonları; kapsam 2, kullandığı enerji kaynağı gibi dolaylı emisyonları; kapsam 3, bir kuruluşun tedarik zinciri aracılığıyla dolaylı olarak sorumlu olduğu emisyonları içerir.

dentsu International Sürdürülebilirlik Başkanı Anna Lungley, reklam grubunun binalar, seyahat ve global teknolojinin kullanımı gibi alanlarda malzeme emisyon kaynaklarını denetlediğini söyledi. Tüm enerji tedariğini yenilenebilir kaynaklara devrederek ve uçuş gibi ağır emisyonlu ulaşım türlerinde personel seyahatini azaltarak çözümler sağladı. Ayrıca dentsu 2030 yılına kadar uçuşlardan kaynaklanan emisyonları %65 oranında azaltmayı hedefliyor.

Lungley: “Herkes seyahat etmenin farklı ve daha akılcı yollarına bakmalı. Örneğin; en çok seyahat edilen rotalarımızdan biri Londra – Amsterdam arası. Uçmak yerine trene binerseniz emisyonları %90 oranında azaltabilirsiniz.” diye ekledi.

dentsu yalnızca yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak karbon ayak izini nasıl azaltabileceğini keşfetmek için Salesforce, Microsoft ve Facebook gibi müşteriler ve teknoloji ortaklarıyla birlikte çalışıyor.

Müşteri ekosistemi

dentsu’nun dahili “Bilim temelli hedefleri” dışında kalanlar, reklam ve medya planları dentsu ajans ortaklarından etkilenen müşteriler tarafından üretilen emisyonlardır.

Burada esas olarak medyanın aktarımı ve tüketiminde kullanılan enerji yoluyla medya tedarik zincirinden önemli bir emisyon kaynağı geliyor.

Lungley: “Medya aktarımını ve tüketimini haritalayan bir karbon hesaplayıcı geliştirdik. Mobil öncelikli bir dünyada, medyayla ilgili emisyonların yaklaşık %83’ü aktarım yoluyla geliyor.”

Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çalışan dijital platformlara yönelik medya planlarını değiştirmenin, müşterilerin medya planlarını karbondan arındırmalarına yardımcı olmanın bir yolu olabileceğini de sözlerine ekledi. Grup, karbon hesaplayıcısının kullanımını iki büyük global müşteriyle “başarılı bir şekilde” denedi.

Davranışsal değişim

Dentsu’nun değişimi etkilemek istediği bir başka yol da müşterilerin daha iyi ve daha sürdürülebilir seçimler yapmaları için 2030 yılına kadar bir milyar kişiye ulaşmasına yardımcı olmak.

“Net sıfır karbon hedefleri, insan ve toplumsal davranış değişikliğine %50 bağlıdır. Toplum üzerinde yaratabileceğimiz [dentsu gibi kuruluşların] etkiye odaklanmadan sadece ne yaptığımıza odaklanmak yeterli değil.

Bir otomotiv firmasıysanız elektrikli araçlara geçişi hızlandırmanız gerekiyor ancak insanların gelip onları satın alması gerekiyor. Bu nedenle karbondan arındırma stratejileri ve tüketiciler için yürüttükleri kampanyalarla pazara nasıl çıktıkları konusunda onlara yardımcı olmak için P&G, GM (General Motors) ve JLR’ın (Jaguar Land Rover) yaptığı gibi insanlarla çalışmamız gerekiyor.” dedi.

Pek çok müşterinin mücadele ettiği alan, sürdürülebilirlik geliştirme gündemlerini özgün bir şekilde nasıl etkili bir şekilde iletecekleridir.

dentsu, tüketicilerin etkileyebileceği ve markaların değiştirebileceği dokuz sürdürülebilir davranışı belirlemek için P&G, Nestlé ve Target gibi markalarla birlikte çalıştı. Bunlar; tüketimi azaltmak, geri dönüştürmek, yeniden kullanmak ve bitki bazlı gıdalara geçmek gibi örnekleri kapsıyordu.

“Örneğin; [ABD süpermarketi] Kroger ile gıda israfını hedefleyen kampanyalar yaptık ve tüketim modelini tepetaklak eden buyback Firday için IKEA ile çalıştık. Hatta web sitelerini karbondan arındırmak için bu çalışma, bir web sitesindeki teslimat hizmetini optimize etmeye kadar uzanıyor.” dedi Lungley.

Dentsu ajansları ve müşterilere danışmanlık yapan diğerleri için zorlanılabilecek konu, orijinal olmayan sürdürülebilirlik hedefleri olan müşterilerin nasıl elenmesi gerektiğidir. Malum greenwashing bu yıl epeyce konuşulmuştu.

“Bu, tüm müşterilerimizle nasıl göründüğünüz ve kesinlikle özgün olduğunuzla ilgili yaptığımız bir konuşma çünkü değilseniz, tüketicilerinizle bağlantı kurmayacaksınız. Tavsiyemiz her zaman toplumda yarattığınız gerçek değeri göz önünde bulundurmanızdır.

Amaca yönelik bir gündeme sahip olabilecek birçok marka var. Toplumda yarattıkları gerçek değeri anlamalarına ve bunu, insanları harekete geçirmek için kullanmalarına yardımcı olmak için markalarla birlikte çalışıyoruz.” diye devam etti sözlerine.

Tüketimi tersine çevirmek

Belki de reklam sektörünün müşteriler ve genel olarak toplum üzerindeki en büyük etkisi, aynı zamanda en az kolay olanlardan biridir.

Reklam, onlarca yıldır dizginlenemeyen tüketiciliğin katalizörü oldu ve Lungley, karbonun dünya üzerinden olabildiğince hızlı bir şekilde arındırılmasına yardımcı olmak için global ısınmayı sanayi öncesi seviyelere çekmek gibi bir değişiklik gerekeceğini belirtti.

“Tüketimi artırmadaki rolümüzü ele almalı ve daha sürdürülebilir davranışlara geçişi hızlandırmalıyız. Sunduğumuz kampanyaların uçtan uca etkisi ve toplum üzerindeki etkisi konusunda tam sorumluluk almadık. Bu olası planlama sürecini düşünmeye başlamalıyız ancak tabii ki her zaman çok fazla şey satmak üzerine tasarlanmış bir sektör için büyük bir zorluk.” dedi.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.