Deneyimde fark yaratmanın önemi

Oldukça yoğun bir rekabetin olduğu elektronik perakende sektöründe, başarılı olmak için markanın tüketici ile temasa geçtiği her noktada “deneyimde fark yaratması”nın önemine inanıyorum. Burada entegre ve uçtan uca kaliteli bir deneyimi hem alışveriş öncesinde hem alışveriş sırasında hem de satış sonrasında tüketiciye yaşatmak ve bu deneyim seviyesini sürekli olarak yükseltmek markaların önceliği olmalı. Aynı şekilde kurumda “deneyim kültürü”, tüm süreçlere etkisi en pozitif olacak şekilde konumlandırılmalı.

İyi bir deneyim, tüketiciyi merkeze koyarak ve onun hareketlerini takip etmekle başlıyor. Ardından tüm yapıları ve süreçleri entegre bir şekilde dizayn etmek, satış öncesi pazarlama ve bilgilendirme kanalları, satış süresince olan deneyim yolculukları ve çağrı merkezi & müşteri deneyimi takımlarının birbirlerine entegre tek takı olarak hareket etmesi çok önemli. Bu sinerji neticesinde müşteri tek ve tüm kanallarda eş bir deneyime sahip olabiliyor.

Diğer bir önemli etkense tüketicinin ihtiyacına yanıt verebilmek. İhtiyaçları tespit edebilmek önemli çünkü alternatif olarak piyasaya sunulan bir ürün, bugünün temel ihtiyacı olabiliyor. Örneğin pandemi süreci bizlere gelişen teknolojinin tüketici ihtiyaçlarına olan etkisini oldukça net bir biçimde gösterdi. Dolayısıyla tüketicilerin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamayı hedefleyince de pazarlama karmasının tüm adımlarında, onların aradıkları ürün ve hizmetlerle en kolay ve hızlı yoldan kavuşmalarını planlamak öncelikler arasında yer almalı. Ardından alışveriş sürecini en kolay ve keyifli kılarak, satış sonrasında da her türlü konularda ulaşılabilir kılmak markaların pazarda ayrışmasını sağlayacaktır.

 

Çağanur Atay Uçtu

KİD Üyesi

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 107. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.