David Bowie ikonik bir figürdü

TBWA\Chiat\Day New York’un CEO’su Rob Schwartz, Ocak ayında hayatını kaybeden efsanevi müzisyen David Bowie’nin reklam dünyasına etkilerini kişisel bir şekilde anlatıyor.

Müziğin efsanevi ismi David Bowie, kitlelere ulaşan müzik kadar görsele de önem veriyordu. Gittiğim ilk konser, 8 Mayıs 1978’de Madison Square Garden’daki David Bowie konseriydi.

13 yaşındaydım ve 2 yıldan beri Bowie’yle ilgileniyordum. Ablam, Changes şarkısıyla dikkatimi çekmiş daha sonra Diamond Dogs LP’sini ödünç vermişti. Albüm kapağında yarı insan yarı köpek figürü görünce kafam neredeyse patladı. Biraz korkutucu olduğunu itiraf etmem gerek. Fakat aynı zamanda ilgimi de çekmişti.

Pop kültürüne etkisi önlenemezdi

Plağı, müzikçalara yerleştirdiğimde kişisel rock ‘n’roll tarihimi yazmaya başladım. O günden beri David Bowie benim hayatımın soundtrack’inin en önemli unsurlarından biri haline geldi.

David Bowie benim kahramanlarımdan biriydi. Şarkılarını severdim ve görüntüsü beni şaşkına çevirmişti. Onun pop kültürüne olan inanılmaz ve önlenemez etkisi çok şaşırtıcıydı.

Fakat önce ve ilk olarak beni etkileyen şeyler şarkılarıydı. Ölüm haberini aldığım sabah hemen Apple’ın iTunes’unu açıp farklı çalma listelerine baktım. Bir hayranı olarak bazı “şarkılarım” var. Mesela Jean Genie ve This Is Not America’yı seviyorum. Fakat ne zaman genel olarak çalma listelerine baksam, David Bowie’nin ne kadar çok hit şarkısı olduğunu görüyorum ve gerçekten sevdiğim çok şarkıyı görünce aklım başımdan gidiyor. Space Oddity’den Modern Love’a ve Ashes To Ashes’a kadar birçok şarkı listemde rahatlıkla yer alabilir.

Üstelik sadece Bowie müziği de değil, Vanilla Ice’ın “Ice Ice Baby”’sinden Puff Daddy’nin “Been Around The World”üne kadar birçok şarkıda altyapılar ve melodiler yer aldı. Cinsiyetler arasındaki çizgiyi bulanıklaştıran Bowie, hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde modern müziğin her türünü farklı farklı icra ederek hepsini birbirine yedirdi. Rock ‘n’roll, elektronik, disco, soul, folk, punk, rap ve hatta bir Noel klasiği The Little Drummer Boy’u efsanevi Bing Crosby ile çaldı.

Sadece şarkıları bile David Bowie’yi bir efsane haline getirebilir. Fakat elbette bundan çok daha fazlası var. Denklemin diğer tarafında işin görsel yönü var. David Bowie, duyulduğu kadar görünmek de istiyordu.

Geleceği de şekillendirdi

MTV’den önce David Bowie, hikayelerini ve şarkılarını görsel hale getiriyordu. Önceleri, uzay temalı, turuncu saçlı glam rock karakteri Ziggy Stardust olarak karşımıza çıktı. Daha sonra o karakteri yerle yeksan ederek elegan bir karakter olan Thin White Duke’u sundu bizlere. Berlin dönemindeyse şeklini yine değiştirerek 1980’lerde New Wave akımının farklı öğelerini bünyesinde barındırdı. Döneme, tarza bağlı kalmayan Bowie sadece içinde bulunduğu dönemi değil, geleceği de çiziyordu.

Karakterlerinin yanı sıra Bowie’nin albüm kapakları ve müzik klipleri için öne çıkardığı bir sanat yönetmeni özelliği vardı. Dramatik fotoğraf, kostüm (Aladdin Sane), harika çizim (Scary Monsters) ve mükemmel kolaj (Best of Bowie) unsurlarını işlerinde kullandı.

Klipleri genelde sınırların ötesindeydi. Çılgınca görselleri ve birden fazla senaryoyu severdi. Blue Jean’de, kendini takip eden Trent Reznor’la birlikte altın rengi makyaj yapması veya I’m Afraid of Americans’taki garip New Orleans tarzı cenaze töreni buna iki örnek olabilir. Fashion ve Let’s Dance, efsanevi İtalyan yönetmen Federico Fellini’nin elinden çıkmış mini filmler gibiydi.

Etkisi her alandaydı

Reklamcılık dünyamda, David Bowie’nin ajansımız TBWA/Chiat/Day ile iki kere çalışmasından dolayı mutluyum. İlki 2001’deydi ve New York’taki ekip Absolut votka kampanyasındaki en popüler konsepti yaratmıştı. Albüm kapakları konuluydu ve John ve Yoko, Velvet Underground, Sex Pistols ve elbette David Bowie yer alıyordu.

Konseptte Bowie’nin ikonik Aladdin Sane albümündeki “amoebe globule” yerine Absolut şişesi koyulacaktı. Başlık olarak da “Absolut Bowie” yazdık. Etkisi mi? Müzik ve moda dünyasını etkileyen adam, aynı etkiyi marka için de gerçekleştirdi.

Bowie ayrıca, 2005’te bizim XM Satellite Radio’nun lansmanında da yer almıştı. David çok iyi bir adamdı ve lansman filminde gökyüzünden düşüyordu. Devam filminde de Snoop Dogg ile muhabbet ediyordu. Elbette biz David Bowie’nin yeteneklerinden faydalanan tek ajans değiliz. Yakın zamanda Louis Vuitton ve ondan önce de Pepsi ve Vittel reklam çalışmaları yaptı.

Bunların hepsi bana geçtiğimiz hafta sonunu hatırlattı. Piyasaya çıkan yeni albümünü dinliyordum ve onun hala nasıl havalı, taze ve günümüzle bağlantılı müzik yaptığını düşünüyordum. Ayrıca, albümlerin branding’indeki basitliğe de hayranım. Örneğin beyaz zemin üzerine siyah yıldız koyduğu albüme, “Blackstar” adını vermişti.

Bu, Cumartesi’ydi. Pazartesi sabahı saat 05:00’te, dünyaya düşen adamın dünyayı terk ettiğini öğrendim. İşin ilginç kısmı, Pazar günü evimin penceresinden East River boyunca devasa bir gökkuşağı görmüştüm. Çok güzel fakat bir o kadar da ilginçti. Şimdi düşünüyorum da o gökkuşağı belki de David Bowie’nin son çıkışının bir iziydi.

Rob Schwartz

TBWA\Chiat\Day New York’un CEO’su

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Şubat 2016 tarihli sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.