COVID-19 ve reklam sektöründeki değişim

Tüm dünya, her sektör ve doğal olarak reklamcılık da durdurulamaz bir evrim içinde. Yaşadığımız pandemi bildiğimiz tüm sistemleri, doğruları, yanlışları bize sorgulattı. Bu engellenemez evrimin hızı bizleri bir girdap gibi içine aldı ve hepimiz bu dönemin ardından yeni yapılar inşa ederek geri döneceğiz.

Birkaç başlıkla bu dönüşümü özetleyebiliriz;

Teknoloji ve yaratıcılık
Pandemi öncesine baktığımızda ajans, medya şirketi, performans planlama şirketi, araştırma şirketi herkes aynı amaç için çok bölümlü bir süreç yönetiyordu. Pandemi sonrası artık bu alanlar çok yakınlaşacak. Marka tarafında ise dijital yönetici, marka sorumlusu, etkinlikçi kavramları kalmayacak. Artık tek elden, en doğru kitle ile buluşacak büyük fikirler multi yetenekli kadrolarca yönetilecek. Yaratıcılığın alanı genişleyecek, fikirler iş hedeflerine dokunmuyorsa yaşayamayacak ve dijitale entegre olmayan sistemler bünyeden atılacak.

Kültür ve mekan
COVID-19 öncesi sadece 1 gün evden çalışan markaları anlayamaz, evden çalışmayı kaytarma olarak görürdük. Oysa şimdi evden her işin yapılacağını kendimize ve sektörümüze kanıtladık. Fakat her geçen gün eksikliğini gördüğüm bir konu var: Kültür aktarımı. Bizim işimiz de birçok iş gibi usta çırak ilişkisi ile yürür. Daha deneyimli olan, yeni gelene nasıl konuşulur, nasıl fikir değerlendirilir, nasıl iş takip edilir öğretir. Bu öğreti bazen yarım saatlik bir fikir seansında bir bakışla olur, bazen de bir yöneticimizin telefon konuşmasını dinlerken. Mekanda birliktelik olmayınca bu küçük anları kaçırır olduk.

İçerik ve dijital deneyimler
Pandemide UX’in, data okumanın, her kitleye özel içeriğin, platforma özel fikrin önemi ortaya çıktı. Gelişen sosyal medya ve içerik platformları ile insanoğlu kendi içeriklerini, videolarını dünyanın dört bir yanına ulaştırır vaziyete geldi. Pandemi ile içerik dünyası daha da büyüyecek ve reklamcılığın formunu, iş yapış şeklini değiştirecek. Gerçek hikâyeler, içgörüler, deneyimler esas takip edilen ve itibar edilen olacak. Tüketici artık ulaşılabilir, samimi, teknolojisi ile hayatını kolaylaştıran marka ve hizmetleri hayatında tutacak.

Tüm bunlar ışığında görünen o ki “fikir” değer görmeye devam edecek. Ama o fikre giden yolda markanın datasını okumak, kitlesini anlamak, uygun platformları seçmek, her zaman telefonumuzda akan o “river”larda dikkat çekecek fikirler bulmanın kıymeti artacak. Daha hızlı üretim, daha hızlı tüketim bizi bekliyor. Yetenek havuzlarımız dönüşecek, evlerimizi daha çok sevecek, ofisimize ise kültürümüzü yaşatmak için geleceğiz.

Burcu Kayimtu
Reklamcılar Derneği Genel Sekreteri
CEO, TBWA\Group Istanbul

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 102. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.