artwork

Cihan Kavaklıpınar: “Rekabet her zaman iyi iş getirir”

8 yıl önce

0

Mayıs ayında Cheil Türkiye’de çalışmaya başlayan Cihan Kavaklıpınar ile kariyer değişimini, Cannes ile beraber ödülleri ve hedeflerini konuştuk.  Kamer Yılmaz

Cihan Kavaklıpınar

McCann, Alametifarika, Havas, Güzel Sanatlar gibi pek çok ajansta çalışarak deneyimlerine her defasında yenisini ekleyen kreatif direktör Cihan Kavaklıpınar ile kariyerindeki son değişikliği konuşmak için bir araya geldik.

Her şeyden önce sektörde görmeye alıştığımız ve pek çok sektöre göre geçişin çok daha kolay sağlandığı iş yeri değişikliğinin nedenini sorduk. “Birkaç yerde, pek çok insanla çalıştım. Ve bunun da bu sektörün gerektirdiği farklı deneyimler kazandırdığını düşünüyorum” diyen Kavaklıpınar’ın aslında 10 yıl önce bu işe başladığı dönemde bir yerde çalışmaya başlayıp sonra orada devam etmek gibi bir planı olsa da önüne koyulan yeni hedef ve yeni misyonları geri çeviremiyor. Tıpkı daha önceki iş değişikliklerinde olduğu gibi KARPAT’tan ayrılırken de “Biraz da orada çalışayım” gibi bir düşüncesi olmadığını belirtiyor. Ve “Bir hedefi gerçekleştirebilmek için gittim her defasında. Yeni bir yapılanma ve haliyle yeni hedefler oluyor. Burada da başka bir misyon var. Yani bir misyon almadıkça yer değiştirmeye karşı birisiyim. Ama buraya geçişimdeki en büyük neden, sonuçta Cheil’in kendi hedefleri ile benim hedeflerimin örtüştüğünü görmem” diyor. Cheil’ın diğer network’lerden çok daha sonra Türkiye’ye geldiğini hatta ‘milenyum’ dediğimiz dönemin bile ilk 10 yılını kaçırdığını hatırlatan Kavaklıpınar; “Sonuçta birçok şey yaşanmış, müşteriler paylaşılmış, çok ciddi ilişkiler kurulmuş. Sonradan başlıyorsunuz, uzak bir kültürden geliyorsunuz. Üstelik 4 yıl gerçekten de kısa bir süre bence. İlk adımlarını atmışlar. O süreci ileriye götürmek benim için yeni bir başlangıç gibi göründü. Bu yüzden de böyle bir karar verdim. KARPAT’ta çalışırken mutsuzdum ya da misyonum bitti o yüzden buraya geçtim gibi bir durum yok” diyor ve aslında bu geçişin kendisi için bir “challenge” olduğunu da vurguluyor.

Hedefler örtüşüyordu

Kendi hedefleriyle Cheil’in hedeflerinin örtüştüğünün altını çizen Kavaklıpınar’a bu hedefleri sorduğumuzda şunları söylüyor: “Cheil’in ilk hedeflerinden biri büyümek. Ama burada algı olarak büyümeyi kast ediyorum. Çünkü şöyle bir algı var; Cheil, Samsung’un ajansı sadece. Tabii ki de Cheil’ın buradaki başlangıcı, doğumu Samsung ile ve haliyle gözbebeği. Ama diğer markalara ve müşterilere de ulaşmak istiyoruz. Bunun dışında bir diğer önemli hedefimizse iç yapılanmada değişiklikler yapmak. Londra, Dubai ve diğer ofislerdeki modelleri inceliyoruz. ‘Buraya nasıl bir model kurabiliriz’i araştırıyoruz.” Kendi hedefleriyle nasıl örtüştüğünü sorduğumuzda ise Cheil’in Türkiye’de çok yeni olduğunu yeniden belirterek, genel olarak dünyada Ortadoğu Bölgesi’ne de çok hakim olduğunu anlatıyor ve “Bu bölgeye yatırım yapması, network’ün içindeki bağın çok güçlü olması önemli. Çünkü sizin fikriniz varsa, projeleriniz varsa bu o projenin orada değer göreceği ve destekleneceği anlamına da geliyor. Bu da kişisel olarak ilerleyebilmek adına doğru yolda olduğumu gösteriyor” diyor.

Rekabet her zaman iyi iş getirir

Kendisiyle görüştüğümüz sırada Cannes henüz gerçekleşmemişti olsa da Cannes’ı ve sektörün en tartışmalı konularından biri olan ödülleri soruyoruz ve böylece rekabetin en çok görüldüğü alanlardan biri olan basketbolla uğraştığını öğreniyoruz. 15 yıl boyunca basketbol oynadığını ve rekabetin içinden geldiğini belirten Kavaklıpınar ödüllerin de gerekli olduğunu şu sözleriyle anlatıyor: “Bu işi çok basit bir şekilde düşünelim: Ödül bir yarışmanın sonucudur ve yarışma da rekabeti getirir. Rekabet de her zaman iyi iş getirir. 15 yıl kadar basketbol oynadım, rekabetin içinde büyüdüm. Normal hayatımda bile her türlü rekabet beni mutlu ediyordu. Çünkü onun çıtayı yükselttiğine inanıyorum. Ajanslar ödül kazanmak için ya da diğer ajanslardan daha iyi, daha zekice, daha yaratıcı işler yaptıklarını kanıtlamak için çalışıyorlar ve sonunda da ödül alıyorlar. Ödülü verenler de reklamcı, ödülü alanlar da reklamcı. Bu açıdan eleştirebilirsiniz bunu. Ve bir ajans olarak bir yarışmaya giriyorsan her türlü sonuca da saygı duyman gerekiyor. Bunu çok fazla yapıyoruz ve bir fayda getirdiğine de inanmıyorum. Bazısı da ‘ben kendi işimi yaparım, işe yarar şeyler yaparım’ diyerek katılmıyor, sonuçlarını da zaten beğenmiyorlar. İki bakış açısına da saygı duyarım. Sadece arada kalan görüşlere kızıyorum; katılıp beğenmeyip itiraz etmek biraz yanlış geliyor bana. Yarışmak, kendini test etmek, kendi kategorindeki insanlarla yarışmak iyidir. Sonucu ne olursa olsun… İlerleme fırsatı sunar, bunu da ne kadar kendinden iyi insanla yaparsan seni o kadar geliştirir.”

Önce hayallerimi gerçekleştirdim

Cheil’a geçişiyle yeni hedeflerinden bol bol konuştuğumuz Kavaklıpınar’a bir de hayallerini soruyoruz. Daha önce, Nisan sayımızda sektörü bırakıp başka başka işlerle uğraşan ve bambaşka şehirlerde olan reklamcılara yer vermiştik. Kendisinin de böyle bir hayali olup olmadığını soruyoruz ve bunu yapmamak için daha önceden hayalini gerçekleştirdiğini anlatıyor: “2005 yılında Vovos adında bir bar açtım İstiklal’de. Bu sektörde böyle hayaller çok. Bu yüzden önden onu yaptım. İçimde kalmadı. Uzun zamanlı hedefleri soracak olursanız Türkiye’de çok zor ama benim uzun vadedeki hedefim yurt dışında bir şeyler yapmak. 4 yıl sonra bir şey yapalım denildiğinde hemen 4 yıl önceye gidiyorum, son 4 yılda neler yaşamışım bakıyorum. Bir dolu şey olmuş. 4 yıl… O yüzden biraz daha öne çekiyorum ve ‘4 ay sonrayı planlayalım’ diyorum. Ama temelde bu işi çok seviyorum, bu işi yapmayı sevdiğim için devam etmek istiyorum. ‘Keşke Güney Amerika’da çalışabilsem’ diyorum ayrı bir ilgim var Arjantin’e. Yakın buluyorum orayı; aynı duyguyu, aynı sıcaklığı, aynı samimiyeti koruyup bir tık daha yukarıya götürerek orada yaşamayı isterdim. Hayal olarak sorarsanız oraya gitmek isterim. Çalışmak için ya da değil, hiç fark etmez.”

 

*Bu röportaj ilk olarak Campaign Temmuz 2016 sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Senin için
Tümünü göster
Mercedes-Benz’in yeni modeli CLE Coupé Türkiye’de

CLE, teknolojik lüksün tüm imkânları ile kullanıcıları buluşturuyor....