Campaign Türkiye’nin 89. sayısı çıktı

Markalar Level Atladı

Oyun sektörünün gelişmesiyle diğer sektörlerin de dikkati bu noktaya yöneldi. Bizler de şekil değiştiren pazarlamayı 89. sayımızda her yönüyle ele almaya çalıştık.

Teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesi, ardından kültürel faaliyetlerin de değişime uğraması ile elektronik donanım sistemlerinde de yenilikler meydana geldi. Bu da markalar için yeni tanıtım fırsatlarını beraberinde getirdi.

Reklamverenler ürünü tanıtmakla kalmayıp hedef kitlesine marka/ürün ile bağdaştırılabilecek ilginç deneyimler yaşatarak bilinirliğe katkıda bulunabiliyor, buna da deneyimsel pazarlama deniyor. Deneyimsel pazarlamayı oyun içinde uygulamak da mümkün, hatta aşağıdaki verilere baktığımızda çok daha etkili olabileceğini söyleyebiliriz.

Dünya üzerinde en büyük oyun marketlerinin hangi ülkelerde olduğunu mercek altına aldığımızda Türkiye’nin 18. sırada olduğunu görüyoruz.

Türkiye’de mobil platformlardaki oyuncu sayısı yaklaşık 31 milyon, sadece bu veriden bile yola çıktığımızda böyle büyük bir kitleye ulaşabilmenin reklamverenler için ifade ettiği anlam ortada.

‘In-game advertising’ de kendi içinde çeşitleniyor… 

Statik (değişmeyen) reklamlar, dinamik (değişebilen) reklamlar ve advergaming (oyun gibi gözükse de reklam amacı güdüyor). Bu üç kategorideki uygulama türleri farklılaşabiliyor; teşvik eden (oyuncuyu ödüllendiren reklamlar), seçici (oyuncunun seçtiği reklamlar) ve ad gating (oyuna devam etmeden önce görüntülenmesi gereken reklamlar)…

Dinamik reklamları detaylandıracak olursak; bir reklamın kaç defa görüldüğü takip edilebiliyor ve o zamana uygun daha uygun bir reklam ile değiştirilebiliyor. Örneğin baseball oyununda billboardlardan birinde yeni bir film için hazırlanmış reklamı görebilirsiniz. Aynı oyunu birkaç ay sonra tekrar oynarken o billboard yeni bir albümün reklamını yapabilir.

Markaların hedef kitlelerinin dikkatlerini çekebilmek için yaptığı çalışmalardan biri de ‘advergame’ olarak adlandırılan kendi ürettikleri oyunlar. Oyun içindeki diğer reklam çalışmalarına kıyasla bu durumda kitlenin markayla direkt ilişkisi sağlanıyor ve marka oyunla bağdaştırıldığında akılda kalıcılık açısından daha etkili oluyor. Türkiye’den Rexona Men’in “Burcu Terletiyor” ve Lipton’un “Her şeyi bilen kadın” isimli çalışmaları, advergame için örnekler olabilir.

Geleneksel mecralara reklam vererek ve sosyal medyada yapılan çeşitli çalışmalar ile marka denizinin içinde farklılaşmaya, öne çıkmaya çabalamanın istenilen verimi pek de sağlayamadığı günümüz koşullarında ‘in game advertising’ kavramının markalar için ne kadar büyük bir fırsat olduğuna gaming sektöründeki hızlı gelişmelerin de altını çizerek dikkat çekmek istedik. Oyun sektörünün dokunduğu tüm noktaları (teknoloji, reklamveren, yazılım…) kapsayacak şekilde bir araştırma gerçekleştirdik ve siz değerli okuyucularımızın huzurunda paylaşıyoruz.

İyi okumalar…

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 89. sayısında yayımlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.