Büyük kazanmak için küçük düşünmek…

Forsman & Bodenfors CEO’su Guy Hayward markaların pandemi dönemini daha az hasarla atlatmaları için onları biraz daha küçük düşünmeye ve lokale odaklanmaya davet ediyor.

2020’de tüketiciler, kesinlikle yavaşlama belirtisi göstermeyen bir lunapark trenindeler adeta. COVID-19 ardından başlayan eşitsizlik hesaplaşmaları pazarlamacılara yeni bir meydan okuma alanı sağladı: Duyguları her saat başı değişebilen tüketicilere pazarlama.

Bu ortamda hiç kimse tek bir kampanyaya güvenemez. Markaların güncel kalmak ve duyarsız görünmekten kaçınmak için neredeyse her hafta farklı bir şeyler söylemeleri gerekecek. Gelişmeleri yakından takip etmeleri ve zamanın duygusal gidişatına aşırı duyarlı olmaları gibi. Bu, özellikle pandemi döneminden kötü şekilde etkilenen markalar için önemli bir tüyo. Peki markalar bu yeni ortamda nasıl hayatta kalabilir?

Bölgesel koşullara dikkat

New York’ta işe geri dönmek, Boulder veya South Beach’tekinden farklı görünüyor. Bazı şehirlerde yeni koronavirüs tehditleri görüldüğü için yerel duyarlılık önümüzdeki ay yeniden değişebilir.

Starbucks, diğer markalar için işe yarayabilecek bir “izleme ve uyarlama” yaklaşımı kullandı. Örneğin, bazı mağazaların yalnızca arabaya servis hizmetine devam etmesi, diğerlerinin ise mobil veya alınacak siparişler için yeniden hizmete açılması gibi. Bulunduğunuz, etki etmek istediğiniz bölgedeki koşulları göz önünde bulundurmayı unutmayın.

“Tüketicilerin herhangi bir marka veya deneyime ilişkin beklentileri şimdilik değişmiş görünüyor ve ülke çapında farklı hızlarda bu değişim yaşanmaya da devam edecek.”

Yeniden iletişime geçin

Tüketicilerin herhangi bir marka veya deneyime ilişkin beklentileri şimdilik değişmiş görünüyor ve ülke çapında farklı hızlarda bu değişim yaşanmaya da devam edecek. Tüketicilerle sık sık görüşmek ve ne görmek istediklerini sormak bu noktada çok önemli. Örneğin; yeniden açılmaya başlayan bir restoran işletiyorsanız, belirli topluluklardaki müşterilerin dışarıda yemek yemeye gitme konusundaki endişelerinin ne olduğunu ve ziyaret ettikleri restoranlarda nelere önem verdiklerini öğrenin.

Müşteri yolculuğunun haritasını çıkarın

Geri gelmeye başlayan bazı tüketiciler, sizin onları özlediğiniz kadar sizi özlediklerini fark edeceklerdir. Peki bir sonraki müşteri diliminin geri geldiğinde ne hissetmesini istersiniz? Bunu iyi düşünün. Neyi görmelerini istiyorsunuz? Yoldaki küçük adımlar neler? Her müşteri dalgasıyla ilgili gözlemleriniz, daha sonra gelen, daha temkinli müşteri deneyimini şekillendirmeye yardımcı olacaktır.

Teknoloji bunun önemli bir parçası. Birçok tüketici, temassız ödeme gibi sosyal mesafeyi en üst düzeye çıkaran araçları takdir ediyor. Ancak yerel nüanslar da var. Austin, Teksas gibi teknoloji odaklı bir şehirde bir otel konuğu, bir uygulama aracılığıyla check-in yapmakta sorun görmeyebilir, ancak Montana’da bir çiftlikte tatil yapan biri, herkes maske takmak zorunda olsa bile, herhangi bir kişinin gelip yüz yüze daha dostça karşılamasını tercih edebilir.

Nihayetinde tüm mesele; müşterilere ayak uydurmak ve gerçekten nasıl hissettiklerini anlamak için satır aralarını okumaktan ibaret. Keşfedilmemiş sulardayız, ancak markaların dikkatlice dinlerlerse doğru yapabilecekleri pek çok şey var.

 

Guy Hayward

CEO, Forsman & Bodenfors

 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 105. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.