Bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz

İnsan nüfusunun hızla arttığı, tarım alanlarının azaldığı, yetersiz beslenenlerin saflarına milyonlarca insanın katıldığı günümüzde gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakabilmek için sürdürülebilirlik çalışmaları hiç olmadığı kadar büyük önem kazandı. Diğer yandan COVID-19, tarımın da sürdürülebilir bir ekonomi için ne derece kritik olduğunu ortaya koydu. Özellikle yerel üretimin, tarımsal üretimin ve gıda zincirindeki süre.lerin kesintisiz bir şekilde devam edebilmesinin önemi bir kez daha gündeme geldi. Tüm bunların yanı sıra bir taraftan da iklim krizi yaşıyoruz. Küresel iklim krizi, tarım ve tarımcıyı olumsuz etkiliyor, bitkisel üretim ile hayvan yetiştiriciliğinde verim düşüklüğüne neden oluyor ve bu yüzden dünyayı açlıkla, kıtlıkla karşı karşıya bırakma riskini artırıyor. Dolasıyla markaların çevresel ve sosyal sorumluluk bilinç doğrultusunda hareket ederek sürdürülebilir bir anlayışı benimsemeleri tüketiciler nezdindeki algısını da ciddi derecede etkiliyor. Bu yaklaşım ile Metro Türkiye olarak, Türk mutfağının korunarak ve geliştirilerek nesilden nesle aktarıldığı bir gelecek için 30 yıldır İşin Mutfağındayız. Bu geleceği mümkün kılmak adına yerellik, atıklarla mücadele ve gıda güvenliği & izlenebilirlik odağında ilerliyoruz.

Sürdürülebilirliğin temelinde yer alan en önemli konulardan birinin yerli üretim olduğuna inanıyoruz. Yaklaşık 5 bin tedarikçimizin %99’unu yerel tedarikçilerin oluşturması da bu konuya verdiğimiz önemin bir göstergesi. Yerli tohum kullanılarak yetiştirilen ürünler için %100 alım garantisi veriyoruz. Yine “İşin Mutfağında” olarak, Coğrafi İşaretli ürünlerin tescil edilmesinden ihracatına ve restoran menülerine dâhil edilmesine kadar tüm süreçlere verdiğimiz destekle ürüne, üreticisine ve yerel ekonomiye fayda sağlayan bir model oluşturuyoruz. Bugün itibarıyla 160’ın üzerinde gıda ve gıda dışı Coğrafi İşaret tescilli ve aday ürünü raflarımızda sunuyoruz. 120 restoranın menüsünde Coğrafi İşaretli ürünlerin kullanılmasını sağlarken genç şef adaylarında da farkındalık yaratacak çalışmalara da imza atıyoruz. MEB ile iş birliği yaparak 2019 – 2020 eğitim öğretim yılı itibarıyla mesleki ve teknik okullarda, yiyecek içecek hizmetleri ve gıda teknoloji alanlarında ders alan 65 bin öğrencinin müfredatına Coğrafi İşaretli ürünlerin dâhil edilmesini sağladık. 2021 eğitim döneminde ise bu kez Türkiye genelinde 2.300 eğitmene ders vermeye başlıyoruz. Bu eğitimlerle bu yıl bu alanda eğitim gören yaklaşık 45 bin öğrenciye ulaşmış olacağız.

Sorumlu operasyonlar için çevresel etkileri bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz. Operasyonlarımızda ve tedarik zincirinde etkileri azaltma hedefiyle, doğal kaynakların sorumlu bir şekilde kullanımını sağlayan; enerji tüketimi, sera gazı salınımları ve atık oluşumunu azaltan; mevzuat gerekliliklerin ötesine geçen ve sektöre liderlik eden uygulamaları hayata geçiriyoruz. Bu doğrultuda atık yönetimi süreçlerini tedarik zincirimizin tüm halkalarına odaklanarak operasyonlarımızdan müşterilerimize kadar uzanan bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz. Kendi operasyonlarımızda gıda atığını azaltan projeleri hayata geçirirken sektöre öncülük eden ve geniş kitlelere yaydığımız bilinçlendirme projeleri ile gıda atığına karşı mücadeleye de devam ediyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 800 ton gıdayı çöp olmaktan kurtardık ve gıda bankalarına bağışladık.

2021 Mart ayında Gıdanı Koru kampanyası kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğinde Horeca Sekt.ründe Gıda İsrafı ile Mücadele Hareketi’nin özel sektör temsilcisi olmaktan da gurur duyuyoruz. Bu iş birliğimiz ile yapacağımız çalışmalar, Horeca sektöründeki çalışanları gıda israfı konusunda bilinçlendirmek ve gıda atıklarını daha etkin yönetebilmelerini sağlamak için yol gösterici bir kılavuz niteliğinde olacak.

2021 yılında bir diğer önemli girişimiz, gıda atıklarını tedarik zincirinde de azaltabilmek amacıyla Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) tarafından yürütülen 10x20x30 Gıda Kayıp ve Atıkları ile Mücadele Girişimi’ne katılmamız oldu. Gıda atıklarıyla sadece kendi operasyonlarımızda mücadele etmiyoruz aynı zamanda tedarikçilerimizi de bu girişimlerimize dâhil etmeye odaklanıyoruz. Bu girişim ile tedarikçi ekosistemimizi harekete geçirerek 21 tedarikçimiz ile g.nüllü olarak 2030’a kadar gıda atıklarını yüzde 50 oranında azaltılmasına destek vereceğiz.

Gıda güvenliği de uzun yıllardır çalışmalar yaptığımız hatta regülasyonlara katkı sağladığımız bir alan. Gıda güvenliğini sağlamak üzere tarladan, çiftlikten ve ağdan çatala geniş çaplı bir süreç yürütüyoruz, denetimden geçmeyen hiçbir ürünü raflarımıza getirmiyoruz. Örneğin yüzde 100 gıda güvenliği hedefiyle 30 yılda 1.550 tarlayı yerinde denetlerken 189 bin analiz gerçekleştirdik. Diğer odağımız olan izlenebilirlik konusunda Türkiye’de ilk kez QR kod etiket sistemiyle 2014 yılında taze ette izlenebilirlik başlatan ilk şirket olmanın da gurunu yaşıyoruz. 2020 yılının ilk aylarında etin rafa gelişini faturalarda gösteren GS1-128 barkod uygulamasını da ilk kez hayata geçiren marka olduk. 2014 yılında et ürünleri ile başladığımız, balık ürünleri ve bal ile devam ettirdiğimiz izlenebilirlik çözümlerimizi nisan ayı itibarıyla sofraların vazgeçilmezi olan meyve ve sebzelere de taşıyoruz. Tabii sürdürülebilirliğin bir de içinde bulunduğumuz sektör tarafı bulunuyor.

Horeca’nın 30 yıldır en önemli iş ortaklarından biri olarak onların faaliyetlerini sürdürülebilir bir şekilde devam etmelerine her zaman destek oluyoruz. Pandemide de bu yaklaşımla hareket ederek onların yanında yer aldık. Bugüne kadar Küçük İşletmem İçin, Kendi İşim Günü ve diğer kampanyalarımızla birlikte iş ortaklarımızın destekleriyle restoranlara 10 milyon TL’lik yardımda bulunduk ve onların işlerini devam ettirmelerini sağladık. 10 bini aşkın istihdamın korunmasına ve 3 milyar TL’lik yerel ekonominin canlandırılmasına katkı sağladığımız Küçük İşletmem İçin hareketimizin geçen yıl Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde “Sosyal Etki – Kovid-19” kategorisinde ödül almasından da ayrıca gurur duyuyoruz.

Seçil Demiralp

Metro Türkiye Pazarlama, Marka Yönetimi ve İletişim Grup Müdürü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 110. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.