“Birikim ve planlama yaparak yol almaya çalıştık”

The Story köşemizde bu ay seyahat deneyimlerini aynı zamanda işleri haline getirmiş bir çift var; Burçin ve Erdi Vahid.

Dijital medya sektöründeki işlerinde tanışan Burçin ve Erdi Vahid, kurumsal çalışma hayatları devam ederken çıktıkları seyahatlerini ve deneyimlerini paylaştıkları Trail of Us’ın yaratıcıları. Burçin ve Erdi çiftini şimdiye kadarki sayılarımızda The Story köşesinde ağırladığımız konuklarımızdan ayıransa 2018 yazında aldıkları karar; altı senedir birlikte çalıştıkları işlerinden ayrılan çift, temmuz ayı itibarıyla tam zamanlı seyahat etmeye başladı.

Kendi elleri ile dönüştürdükleri karavanları Mars, tam zamanlı seyahat etme kararı almaları, pandemi dönemindeki seyahatleri ve seyahat deneyimleri sonucu yarattıkları e-ticaret markaları Ontrail Store… Burçin ve Erdi Vahid tüm bu süreci 112. sayımızda anlattı.

İrem Kalenci Öncelikle sizi tanımayanlar için kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Trail of Us Merhaba! Biz Burçin ve Erdi Vahid, ikimiz de İzmir doğumlu ve Boğaziçi İşletme mezunuyuz. 2018 Temmuz ayında altı senedir beraber çalıştığımız dijital medya sektöründeki işlerimizi ve İstanbul’daki hayatlarımızı geride bırakıp tam zamanlı seyahat etmeye başladık. Seyahatlerimizin birçoğunu, birkaç ustanın da desteğini alarak kendimizin dönüştürdüğü Mars isimli karavanımızla yapıyoruz.

Yaklaşık 4 senedir seyahatlerimizden edindiğimiz deneyimleri ve yol hikayelerimizi Trail of Us isimli YouTube ve Instagram sayfalarımızdan paylaşıyoruz. Çok yeni Ontrail Store ismini verdiğimiz e-ticaret markamız altında bu sehayatlerden ilham alan giyim, kırtasiye ve ekipman ürünleri üretmeye başladık. Tüm bunlara ek olarak ontrailstore.com blog bölümünde hazır rota, rehber gibi bilgilerle benzer hayalleri olanlara da fayda sağlayacak bilgiler derlemeye çalışıyoruz.

İrem Kalenci Dijital medya sektöründe çalışırken de seyahatlerinize devam ediyordunuz. Bu dönemi anlatabilir misiniz? Seyahatlerinize nasıl zaman ayırıyordunuz?

Trail of Us Mobil reklam üzerine bir girişim ofisinde beraber çalışıyorduk. Birer ay arayla, 10 kişilik küçük bir ekibin bir parçası olarak işe başladık. Birkaç sene sonra firmamız yurt dışına satıldı ve hızlı bir büyüme sürecine girdi. Biz de EMEA bölgesinden sorumlu pozisyonlarda aktif roller aldık. Kişisel izinler dışında, iş amaçlı da sık sık seyahat ediyorduk. Bir süre sonra mobil çalışabilmemizin avantajıyla bir yandan çalışıp bir yandan seyahat ettiğimiz planlar yapmaya başladık. Bu esneklikleri tanıyan, çok yakın olduğumuz bir ekibin parçası olarak uzun süre çok mutlu bir şekilde iş ürettik. Aslında 9-6 işlerinden sıkıldılar ve her şeyi bıraktılar senaryosundan bambaşka bir hikayeyle bu yola saptık diyebiliriz.

İrem Kalenci Trail of Us’ı yarattığınız zaman kurumsal çalışma hayatınıza devam ediyordunuz. Profesyonel iş hayatınızın temposu içinde başka bir alanda da üretmenin sizi nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?

Trail of Us Seyahat etmeyi ve fotoğraf çekmeyi ikimiz de çok seviyorduk. Kendimizi görsel hikaye anlatımı konusunda geliştirmek istiyorduk. Beraber online eğitimler izlemeye başladık ve kameramızı daha profesyonel bir ekipmanla değiştirdik, daha sonra gerisi kendi kendine gelişti diyebiliriz. Aklımızda kesinlikle bu süreci profesyonel bir kariyere dönüştürmek yoktu. Sadece kendimizi iş dışında da besleyen farklı şeyler yapmaktan keyif alıyorduk. Bize göre bu tarz farklı odaklar işin kendisini de olumlu şekilde besliyor, yaratıcılığa ve iletişime katkı sağlıyor. Bazı sabahlar erkenden kalkıp iş öncesi gün doğumu fotoğrafları çekmeye giderdik. Aşağıdaki fotoğraf da böyle bir günde hafta içi sabaha karşı Arnavutköy’de çekilmişti.

İrem Kalenci 2018 yazı itibarıyla işlerinizi bırakıp tam zamanlı olarak seyahat etmeye başladınız. Bu çoğu kişinin cesaret edemeyeceği bir yaşam biçimi aslında. Bu kararı vermenizin ardındaki motivasyon neydi?

Trail of Us Daha önce de bahsettiğimiz gibi 9-6 işlerimizden bunaldığımız bir durumda değildik aslında. Sadece kendimize böyle bir zaman yaratmak ve bu zamanın getireceği deneyimlerin neye dönüşeceğini görmek istiyorduk. Ani bir kararla değil, birikim ve planlama yaparak yol almaya çalıştık. Karavanı tercih etmemizin ana nedeni de kendi ev konforumuzu ve ev bütçemizi koruyabilmekti. Fedakarlık yapmaya da hazır olduğumuzu hissedince hayal ettiklerimizi daha fazla ertelemek istemedik ve böyle bir yola atıldık.

İrem Kalenci Tam zamanlı seyahat etmeye başladığınızda bu sürecin planlandığı gibi gitmediği, düşündüğünüzden farklı ilerlediği zamanlar oldu mu?

Trail of Us Ne kadar planlama yaparsanız yapın işler büyük oranda sizin düşündüğünüz gibi gitmiyor. 🙂 Kimi zaman sandığınızdan daha iyi deneyimlerle, kimi zaman da aklınıza bile gelmeyecek olumsuzluklarla sizi karşılıyor. Özellikle karavan yapım süreci bizim adımıza epey zorluydu. O dönemde karavanları genelde profesyonel firmalar dönüştürüyor ve buna bağlı yasal süreçleri (ruhsat vb) onlar takip ediyordu. Biz tüm dönüşüm sürecini kendimiz yönettiğimizden sanayide durup çokça “biz ne yaptık?” diye düşündüğümüzü hatırlıyoruz. Yine de o dönemin bile bizde kalıcı öğretileri oldu. Şimdi iyi ki de öyle olmuş diyoruz.

İrem Kalenci Mars’ın yapım sürecini kendiniz yönetmeyi tercih ettiğinizden bahsettiniz. Bu süreci ve size neler kattığını daha detaylı dinlemek isteriz. Profesyonel bir firma yerine bu tercihte bulunmanızın ve şu an dönüp baktığınızda iyi ki böyle yapmışız demenizin nedeni nedir? 

 

Trail of Us Bu kararımızın hem ekonomik, hem de estetik sebepleri vardı. Alışılagelmiş bazı teknolojilerden farklı seçimler yapmak istiyorduk. Örneğin karavanımızda Türkiye’de çok tercih edilmeyen kuru kompost tuvalet kullanıyoruz. Küçük ve kompakt bir araç tercih ettiğimiz için akıllı çözümlerle farklı bir iç tasarım yapmak gerekiyordu. Bize göre küçük bir minibüsü ya da arazi aracını da kamp ve yolculuk yapmaya uygun hale getirmek mümkün. Elbette ki hepsinin farklı artı ve eksileri var ancak tek bir doğrusu olduğuna inanmıyoruz. Seri üretim karavanlarda bu tercihleri yapacak bir alan genellikle tanınmıyor. O yüzden biz kendi önceliklerimize ve tercihlerimize uygun bir araç yapmak istedik. Bu sürecin bize kattığı en güzel artı ise ellerimizle yaptığımız işlere verdiğimiz önemin artması oldu. Zanaata çok saygı duyuyoruz. Üretim sürecinin insana sabır ve değer konusunda bambaşka bir farkındalık kazandırdığına inanıyoruz.

İrem Kalenci Pandemi sürecinin başında Urla’da bir bağ köyüne taşındınız fakat bir yandan seyahatleriniz  de devam etti. Bu dönemde gerçekleştirdiğiniz seyahatlerde sizin için neler değişti?

Trail of Us Pandemiden hemen önce Sri Lanka’dan dönmüştük. Devamlı seyahat halinde olduğumuzdan birkaç ay süreceğini sandığımız bu kısıtlama süreci gözümüzde çok büyümüştü. O zaman hayatımızın büyük ölçüde değişeceğini hiç öngörememişiz. Hala seyahat ediyoruz ama Türkiye içinde küçük rotalar yapıyoruz. Bir buçuk aylık Karadeniz, bir aylık İç Anadolu, bir-iki aylık Ege ve Akdeniz rotaları yaptık.

Tabii ki kısıtlamalar karavanla seyahati de etkilediğinden keşif ruhunu eskisi kadar yaşayamadığımızı söyleyebiliriz. En büyük şansımız evimizin çevresinde, Urla’da da çok fazla keşfedecek yer olması oldu. Zamanımızın büyük çoğunluğunu bu çevredeki yürüyüş yollarını, antik kalıntıları ve ıssız koyları keşfederek geçiriyoruz.

İrem Kalenci Uzun süredir yazılarınız ve videolarınızla deneyimlerinizi paylaşıyorsunuz. Son olarak da Ontrail Store adı verdiğiniz e-ticaret markanızı yarattınız. Seyahatleriniz ve bu süreçte edindiğiniz deneyimler şu an tam zamanlı işiniz haline geldi diyebiliriz bir bakıma. Ontrail Store’dan ve ortaya çıkış sürecinden bahseder misiniz bize?

Trail of Us Seyahatlerden ilham alan tasarımlarla benzer hayalleri olan insanların hayatlarına hem fonksiyon, hem de motivasyon katabileceğimiz bir marka kurmak uzun zamandır aklımızdaydı. Avrupa turumuz boyunca kamp, karavan ve doğa temalı böyle butiklere girip hayran olduğumuzu hatırlıyoruz. Türkiye’de de sürdürülebilir şartlarda, yerli üretimden beslenen ve ekolojik dengeye saygılı şekilde böyle bir iş yapmak mümkün olur mu diye araştırmaya başladık. Dürüst olmak gerekirse pandemi nedeniyle seyahatlerimizin azalması da bu süreci hızlandırdı.

Zamanımızı ve odağımızı karantinalarda Ontrail Store’a aktardık ve gencecik, minicik bir ekip kurduk. Şu anda biz de dahil 6 kişilik bir ekiple tüm operasyonları yönetiyoruz. Tasarımdan, rengine, kumaş  seçimine kadar her şey incelikle düşünülüp bir araya getiriliyor. Sertifikalı malzemeler kullanıyoruz, küçük atölyelerden dikim konusunda destek alıyoruz. Amacımız bizim gibi seyahate ve doğaya gönül vermiş insanlara hem yola çıkmayı kolaylaştırıcı bilgiler sunmak, hem de seyahat çantalarına yolculuklarına keyif ve konfor katacak parçalar eklemek.

İrem Kalenci Son olarak sizin gibi hayatlarında seyahate daha çok yer vermek isteyenler için neler önerirsiniz?

Trail of Us Az çok denemeden her fırsatı değerlendirmenin çok güzel bir pratik kazandırdığına inanıyoruz. Tam zamanlı çalışırken ucuz uçak bileti bulup yirmi dört saatliğine Berlin’e, Atina’ya uçuşlar yapardık. Hafta sonları kamplarına cumartesi beş saat, pazar beş saat araba kullanırdık. Hala tüm boş zamanlarımızı aktif kalarak değerlendirmeye gayret ediyoruz. Tek bir manzara için 15-20 kilometrelik yürüyüşler yapıyoruz ya da bir gece demeden eşyaları toplayıp yollara çıkıyoruz. Tam zamanlı seyahat ediyoruz desek bile sorumluluklar hiçbir zaman bitmiyor. Ailevi işler, yetiştirilmesi gereken çekimler, yazılar, toplantılar… O yüzden mola vermeyi öğrenmek ve bu zamanları dolu dolu değerlendirmek hep en büyük gayretimiz oluyor. Her zaman mümkün değil ama farkındalık bile birçok şeyi değiştiren işin sihirli bir parçası.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 112. sayısında yayımlanmıştır.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.