Bir masa da robota ayıralım

Kimse robot yapabilen bir insan mühendisi, robot yapabilen robot bir mühendisle değiştirmek istemez. En azından robot yapabilen insan mühendis buna izin vermez ve robotunu bu şekilde tasarlamaz. Bu nedenle robotlar hayatımıza girmeye insanların yapmakta zorlandıkları ya da çekindikleri ağır işlerden başlayacaktır. Bakın şimdi Mars’a gidebilen kimse yok, gidebilecek kişileri hala yetiştirmeye çalışıyorlar. Ama ilk makineyi buradan Mars’a 1971’de gönderdik o zamandan bu zamana da sürekli robotları gönderiyoruz.

Yeryüzüne dönelim, pazarlama ve iletişim gibi insan duygularına dayalı ve ego savaşlarının üst seviyede sürdüğü bu habitat kolay kolay robotların eline düşer mi? Bunun pek mümkün olduğunu düşünmüyorum. Mekanik robotların bu habitata herhangi bir katkı sunabileceğini de düşünmüyorum. Ancak yazılımların, yani yapay zekaların bize fazlasıyla fayda sağlayacağına inanıyorum.

Dijital pazarlamanın maksimum seviyeye geldiği bu noktada, mesai, çeyrek dönem, yıl sonu gibi sınırların ortadan kalktığını ve pazarlamanın bir süreç olarak yönetildiğini göreceğiz. En iyinin bir zaman aralığında değil de ihtiyaç doğduğu anda ortaya çıktığı, yaşanan rekabeti hızına yetişilemeyecek bir at yarışı gibi düşünün. Bu yarış bitmiyor, kimse galip gelmiyor ve en iyiler de sürekli değişiyor. Halbuki birçok bilim kurgu filminde tam tersi konu olmuştur. Tüm dünya pazarını tek bir marka ele geçirir. Bizim pazarımızda bunun böyle olmayacağını ve rekabetin anlık olarak farklı sonuçlara gebe olduğu bir çekişme ortamında olacağımızı düşünüyorum. Çünkü bu, insanın kendi yetenekleri ve enerjisi doğrultusunda bir yazılım ya da robot desteği almadan yürütebileceği bir iş değil. Tabii ki ajanslar önce bu süreci fabrika gibi 3 mesai çalışıp çözme gayretine gireceklerdir, belki sonra bir masa da robota ayırarak en azından analiz ve sonuç işlerini devredebilirler.

Aslında robotun yaratıcı sektörde eline koluna ihtiyacı yok eğer kampanya görsellerini ona yaptırmayacaksak, onun işlem kapasitesine ihtiyacımız var. Her ne kadar bahsettiğimiz insan duyguları ve davranışları da olsa tüm bunların sebep sonuç ilişkisine bağlı çözülebilir algoritmaları olduğu gerçeğini değiştirmez. Pazarlamanın geleceğinde fiziksel robotlardan çok hayatımızın her noktasında insanların davranış verilerini toplayacak yazılımlar olacak. Bu yazılımların topladığı veriler de yine bir yapay zeka tarafından yorumlanarak bize o kişinin potansiyel müşterimiz olup olmadığı söylenecek. Tabi size görsel hazırlamasını da isteyebilirsiniz, “yeni kampanya görselimizi 20% Gaudi, 45% Dali’den esinlenip kalanı da grafiker arkadaşımızın yeteneklerinden ortaya karışık yap” dediğinizde size hayal edemeyeceğiniz görseller sunabilir.

Neticede karar vermek yine biz insanların işi. Robot bizim için ağır işi yapacak insan duygusunun gerekli olduğu yerde yine biz devreye gireceğiz. Yoksa başarılı bir kampanyanın ödülünü almak için kim çıkacak sahneye?

Ilgaz Güler
Spectrum Brands Ülke Müdürü

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 94. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.