Hayatım Reklam: Bilal Öztaş

82. sayımızda Hayatım Reklam diyen isim, 4129GREY Metin Yazarı Bilal Öztaş oldu.

Reklamcı olma sebebim:

İki kötü seçenekten daha az kötü olanı tercih etmeye çalışmak bu ülkede yaşamanın ayrılmaz bir parçası. Niyetim ne reklamcılık övmek ne de kötülemek. Her sektör kadar kötü, her sektör kadar mutsuzluk üretiyor reklamcılık da. Ama benim yeteneklerim ve karakterim dahilinde hayatımı sürdürebilecek parayı kazanabilmek için diğerlerinden daha doğru bir alan gibi geliyordu bu sektör. Şansımı bir denemek istedim.

 

İçinde olmaktan gurur duyduğum kampanyalar:

Netflix İki Tweet’lik Lansman, Netlflix Ebru Originals, Toys of Hope, Tripli Zinger…

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:

Görüp çok özendiğim bir sürü iş olsa da hızlıca unutuyorum çoğunluğunu. Ama yıllardır aklımdan çıkmayan iş, American ROM işi galiba.

Kariyerimdeki en iyi an:

Annemin aldığım ödülleri görüp gözlerinin parladığı an… O an işte, her şeye bedeldi… Hayır tabii böyle bir şey yok. “Anne ödül aldım” dedim, “Hayırlı olsun karnın aç mı?” dedi. “Anne sana yazıklar olsun. Diğer reklamcıların anneleri neler söylüyor, her şeye bedel şeyler, çok acayip şeyler yapıyorlar. Sen hala gıda peşindesin” dedim. “Pilavı da ısıtayım mı?” dedi. Dedim “Şimdiye kadar ısıtmamış olman hata.”

İş hayatımdaki en utandırıcı anım:

Zinger konkurunda trip fikrini anlatırken, Demet Akalın – Afedersin şarkısının sözlerini Zinger’e çevirip söylemiştim utana sıkıla. Sevgili CEO’muz Alemşah Öztürk de bu anları kameraya kaydedip daha sonra geniş katılımlı bir toplantı sırasında ajanstakilere izletmiş… Beni ajansta yoldan çeviren şarkı söyletmeye çalıştı bir süre. Ama bu günler geride kaldı. Sevdiklerimin desteğiyle yaşama tutundum. Şimdi böyle bileklikler yapıyorum, pembesi de var. El emeği hepsi. Düşünür müydünüz?

Bir kampanyada beraber çalıştığım en iyi ünlü:

Kampanya değil ama Sarp Apak’la halı saha maçı yapmıştım. Geri koşmadığı için bağırdım falan… Hafif bağırdım.

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:

Rekabet her sektörde olduğu gibi bu sektörde de insanları kimliksizleştiriyor. Hele bu kadar soyut bir ürünün, fikir denen şeyin etrafında dönen bir sektörde daha da sertleşiyor şartlar. Bu atmosferde adaletli ve hakkaniyetli insanlar bulmak büyük bir mesele. Biriyle çalışmanın mutlu ya da mutsuz etmesindeki en önemli etken bu hakkaniyet, adalet kriteri bence. Bu nedenle birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan ajansımızın yaratıcı stratejisti Zeynep Özdoğan.

Kariyerimde en büyük etkiye sahip olan kişi:

Kariyerimden çok daha önemlisi, yaratıcılıkla ilgili vizyonumun gelişmesinde group head’im Ahmet Terzioğlu’nun payı büyük. Anlattıklarıyla, yaptıklarıyla ve önerdikleriyle ileri götüren bir insan.

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 82. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.