Kristal Elma Nostalji: Aziz Sancar’dan başarı için 3 tavsiye

Nobel Ödüllü bilim insanı Aziz Sancar, Nebil Özgentürk’ün moderatörlüğünde video konferans yoluyla Kristal Elma’ya katıldı. Öncelikle Nebil Özgentürk’ün Aziz Sancar hakkında çektiği kısa film izlendi.

Nebil Özgentürk: Kendisi emekli olmaya niyeti olmayan bir bilim insanı. Şu anda kendisi Amerika’da kurduğu Türk Evi’nde. Nedir bu Türk Evi? Bir de sizden dinleyelim.

Aziz Sancar: Amerika’daki Türk çocuklarını barındırmak ve Türk kültürünü Amerikalılara tanıtmak için kurduk. Ben Amerika’ya geldiğimde çok güçlük çektim. Benim olduğum yerde Türk yoktu. Onların da bu zorluğu çekmesin istedim. Bir de Amerikalıların yüzde 90’ı Türkiye’yi bilmiyor. Biz de Türk Evi’ni kurduk ve 8 yıldır orası kullanılıyor.

N.Ö: Daha büyüğünü de kurma niyetindesiniz.

A.S: Bu oldukça büyük olacak. Şu anki evde küçük bir toplantı salonumuz var. Daha çok öğrenciye hizmet etmek için daha büyük bir yere ihtiyacımız var ve bizim şehrin en işlek caddesinde bir yer bulduk. Burada 20 öğrencimize hizmet edebileceğiz.

N.Ö: Bu ülkeden bir şey olmaz gibi bir fikir vardı. Siz herkes Robert Koleji mezunu olmak zorunda değil demiştiniz. Bugünlere ilişkin gözlemleriniz nelerdir? Eğitim sistemine bakış açınız nedir?

A.S: Türkiye’de şimdiki eğitim durumunu ayrıntılarıyla bilmiyorum. Ben Türkiye’de okuduğum yıllar boyunca en güzel eğitimi gördüm, çok iyi yetiştirildim. O zamanların imkanlarıyla ülkemizin her yerine eşit miktarda eğitim vermeye çalışıyordu. Özel okullara bir itirazım yok ama onlarsız da çocuklarımız herhangi bir okulda okuyup en güzel üniversiteye gidebilir.

N.Ö: Keyif yapmak, gezmek ve tatil gibi şeyleri öğrencilik zamanınızda yaşamadınız mı?

A.S: Ben multitasking yapamam. Önem verdiğim bir konuya odaklanmam lazım. Ben de kaleci olmaktan vazgeçip bilim insanı olmaya karar verdim. Bu benim kişiliğim, herkesin böyle olması gerekmez. Ama çok çalışmak lazım.

N.Ö: Mardin yerine Robert Koleji’nde okusaydınız, tıp için de yurtdışına gitseydiniz ne olurdu?

A.S: Ben tıbbiyeyi okuduğum zaman İstanbul Üniversitesi, Avrupa’nın en iyi tıp fakültesiydi. İmkanları çok iyiydi ve çok başarılı hocalarımız vardı. Her yerden çıkıp başarılı olabilirsiniz.

N.Ö: Nobel nasıl bir çalışmayı gerektiriyordu?

A.S: Hiç tatil yapmadım. Kendini Türk Evi’ne adamış eşim var, o bana destek verdi. Bir de Rose adındaki manevi kızım. Bana hep onlar destek oldu.

N.Ö: Küçükken yaşadığınız bir hikaye varmış, özetler misiniz?

A.S: Ailede inatçı olarak bilinirdim. Bizim bahçemiz vardı biraz uzakta. Eşeğe binip bahçeye gittim. Eşek bir yerden sonra yürümemeye başladı. Ben de eşeği hiç dürtmedim en son kim pes edip yürüyecek diye. Sonrasında eşek vazgeçip kalktı yürüdü.

N.Ö: Başka meslekteki insanlara ne tavsiye edersiniz?

A.S: Birincisi çok çalışmak, ikincisi çevrenizde konunuzla ilgili olayları takip etmek, üçüncüsü en yeni teknolojiyi bilip kendi işinizde uygulamak. Benim başarımın adımları bunlardır.

Öte yandan, Aziz Sancar, Türkiye’nin zor günlerden geçtiğini ve içinde ukte kalan tek şeyin Türkiye’de barışı görememek olduğunu söyleyerek, “Eğer barışı sağlamanın yolunu bulabilseydim Nobel’den de, her şeyden vazgeçerdim.” açıklamasını yaptı. Aziz Sancar, idolü olarak Mustafa Kemal Atatürk’ü ve çok çalışkan olduğunu söylediği babasını gördüğünü söyledi. Sancar, “Vatan, millet, Sakarya edebiyatıyla ülke ilerlemez, bilim ve teknolojiye yatırım yapılarak ilerler” yorumunu yaptı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.