Alper Üner: “Projeleri için maksimum çaba sarf eden bir yönetici”

Geometry İstanbul ve Hogarth Worldwide İstanbul CEO’su Alper Üner, Sir Martin Sorrell’in reklam ve pazarlama iletişimi sektörüne etkilerini ve onunla ilgili izlenimlerini bizimle paylaştı.

2005 yılında “WPP Grey’i alıyor” diye bir haber ortalıklarda dolaşıyordu. 2006 itibarı ile WPP dünyasıyla tanıştık. Muhtemelen aynı yıl içinde de Martin Sorrell ile tanışmışızdır. Her zaman güven veren, konulara güler yüzle giren, bir önceki görüşmenizdeki detayları aklında tutan (yıllar içinde 150-200 bin kişiden bahsediyoruz), herhangi bir mailinize anında dönüş yapan, işine aşık bir patron profili.

Yıllar içinde Cannes’ın ve yaratıcılığın holding için daha önemli hale geldiği yıllarda Cannes’daki bir buluşmamızı hatırlıyorum. O dönem müşterimiz olan büyük bir grubun sahibiyle kendisini bir araya getirdiğimde şöyle bir soru sormuştu: “Akşamları uykunun kaçmasına sebep olan bir şeyler oluyor mu?” İlginç gelmişti bu soru. Ben de düşünmüştüm, “Acaba Martin Sorrell’in uykusunun kaçmasına sebep olabilecek neler vardır?” Yeni satın alınan şirketler, daha fazla insanın sorumluluğu, daha da büyük bir yapının kontrolü, yapmak isteyeceği yeni atılımların büyüklük içinde kaybolabilme ihtimali, sektöre yeni rakiplerin girişi ve onlarca benzeri…

Türkiye’deki ilk satın almalardan birini şahsen gerçekleştirirken, işinin ne kadar zor olduğunu bizzat anlamıştım. Yapı büyüdükçe, patronun hayalindeki girişimci projelerin, sistemin içinde nasıl öğütüldüğüne şahit oldum. Martin Sorrell, ulaşabildiği tüm girişimci projelerin hayata geçebilmesi için maksimum çabayı sarf eden bir yönetici.
Dünyada sektörle ilgili bir gelişme veya trendlerle ilgili bir yenilik var ise, bunun arkasında Martin Sorrell’i görmek mümkün. Dünyanın dijital dönüşümünün sektör bazındaki ilk mesajlarını ve ilk büyük satın almaları yapan bizzat kendisi.

Türkiye’ye inancı her zaman en üst seviyede olmuştu. Ara ara Türkiye ile ilgili konularda görüş alışverişi yaparken, Türkiye hakkında ne kadar çok bilgi sahibi olduğuna şaşırmıştım. Son 10 yıl içinde de bu bilgi birikimi ve vizyonla Türkiye’de ciddi yatırımlar gerçekleştirildi. Kendisinin gerek global, gerekse ülkeler bazında iletişim sektörüne büyük katkısı oldu. Bu kararın bir tam emeklilik değil de kısa bir süreliğine verilmiş ara olmasını ümit ederim.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 77. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.