Biraz da akıl sağlımızdan bahsedelim mi?

Haygarth Group CCO’su Steve Rogers, özellikle pandemiyle beraber stres ve endişe yaşayanlardaki artışa dikkat çekerken, ajansta bu konuda neler yaptıklarını anlatıyor.

Tüm şirketin önünde dikilip onlara anksiyete ve depresyondan muzdarip olduğunuzu ve sadece birkaç yıl önce intihar etmeyi düşündüğünüzü söylemek değişik bir histir.

2018 yılında akıl hastalığı ile ömür boyu sürecek olan mücadelemle ilgili konuyu meslektaşları-ma da açmaya karar verdim. Sektörümüz, her gün zorluklarla başa çıkmak için mücadele eden insanlarla dolu ve ne yazık ki tanıdığım, hatta birlikte çalıştığım insan sayısında, stres ve kaygı nedeniyle endişe verici bir artış olduğunu duymaya başlıyordum. Dahası, bununla kendi kendile- rine başa çıkmaya çalışırlarken herkesten ve her şeyden gittikçe daha da izole oluyor gibiler. Kimsenin yalnız olmadığını ve her birimizin her an bundan etkilenebileceğini herkesin bilmesini istedim.

Geleceğimizi etkileyen korku, izolasyon ve belirsizlik; akıl sağlığımıza eşi görülmemiş bir baskı uyguluyor. Bu yüzden çevremizdeki insanlarla daha sık görüşmek için bir dakikanızı bile ayırmak, hiç bu kadar önemli olmamıştı.

Hayatımın çoğunda birçok sorunla mücadele ettim. Erken yaşta aşırı anksiyeteden obsesif kom-pülsif bozukluğa ve düşük özgüvenden birkaç ağır depresyon nöbetine kadar, yıllar içinde önemli sayıda inanılmaz derecede zor zamanlar yaşadım. Terapiye ve çeşitli ilaç türlerine oldukça alış- mıştım, ancak hiçbir şey beni hayatımın tamamen çöktüğü 2015 yılı için hazırlayamazdı.

Annemi 2014’ün başlarında kaybetmiş olduğum için bir sonraki yıl kendimi; eşimi, çocuklarımı, evimi, sağlığımı, paramı ve neredeyse kariyerimi kaybetmeme neden olacak bir depresyona doğru uzun ve karanlık bir yola girerken buldum.

Ancak ben son derece şanslıydım. Beni yüz üstü bırakmayan bir çevrem vardı. Arkadaşlarımın, ailemin ve birkaç yakın iş arkadaşımın desteğiyle ve daha fazla tıbbi tedaviyle, kendimi depres-yondan kurtarmayı ve geri dönmeyi başardım. Ama bunu yapmak için kendime ve etrafımdaki herkese ne hissettiğim ve neler yaşadığım konusunda gerçekten dürüst olmalıydım. Sadece akıl sağlığım hakkında konu açıp konuşarak, gerçekten iyileşmeye başladım ve sonunda (ve umarım) bu korkunç hastalığın üstesinden geldim. Bu yüzden hikayemi ajansla paylaşmaya karar verdim.

Birlikte çalıştığım kişilere içimi dökmek garip ve aynı zamanda özgürleştirici de geldi.

Ama daha da dikkat çekici olan şey; ofiste, neler yaşadığım hakkında hiçbir fikri olmayanların tepkisiydi. Önümüzdeki haftalarda birkaç kişi kendi akıl sağlığı hikayelerini paylaşmak için benimle iletişim kurdu. Hikayemi dinlediklerinde, nasıl hissettiklerinden utanmak yerine nihayet bana yardımcı olmaları gerektiğini hissettiler.

“İşletmelerin ve yönetici ekiplerinin, meslektaşlarının akıl sağlığını gündemlerinin en üstüne koyma ve personellerinin endişeleri ve korkuları hakkında konuşmaları için daha güvenli, daha açık ve kapsayıcı ortamlar yaratma zamanı geldi.”

Hatta bazıları akıl sağlığı yolculuğunu da ajansla paylaşmaya karar verdi ve bu da düzenli olarak akıl sağlığı kontrol seanslarına yol açtı. Meslektaşlar artık buluşuyor ve yeme bozuklukları, ho-mofobi ve otizmle mücadeleyle ilgili konular ve kendi kişisel deneyimleri hakkında özgürce konuşuyorlar.

Akıl sağlığı hakkında sadece “düşünmek” yeterli değil; bunun hakkında daha açık konuşmalıyız. Haygarth’ta yaptığımız şeylerden biri, ekibin her üyesine 15 dakikalık basit “check-in’ler” yapıp şu anda nasıl hissettikleri hakkında konuşmaktı. Bunun, sadece işteki yeteneklerinin ötesinde, baktıkları ve değer gördükleri her insana güven vermede büyük bir fark yaratabileceğine inanıyo-rum. Çünkü çevremizdeki insanların sizi dinlediğini ve gerçekten yardım etmek istediğini bilmek, zor zamanları aşabilme ve iyileşmeyi daha da ulaşılabilir hissettirmenin ilk ve en önemli adımı olduğuna inanıyorum.

İşletmelerin ve yöneticilik ekiplerinin, meslektaşlarının akıl sağlığını gündemlerinin en üstüne koyma ve personellerinin endişeleri ve korkuları hakkında konuşmaları için daha güvenli, daha açık ve kapsayıcı ortamlar yaratma zamanı geldi. Onların karşılaşabilecekleri sorunları kabul etmemiz, dinlemeye, desteklemeye ve harekete geçmeye hazır olmamız gerekir.

 

Steve Rogers

CCO, Haygarth Group

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 107. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.