Ajanslar değişime ayak uydurmalı

Büyük ajanslar hala bazı avantajlara sahip fakat işe alım ve ödeme yöntemlerini adapte etmeyi öğrenmeliler.

Gelecek hakkında yazmak kolay olurdu. Sektördeki trendlerle ilgili birkaç mantıklı şey söyleyin, sanal gerçeklik veya drone’lar gibi gündemdeki en yeni konulardan yararlanarak yeni fikirler bulmaya çabalayın ve iş tamamdır.

Gelecek biliminin güzelliği burada: Ne söylediğinizi kim hatırlar? Fakat şu an geleceğin tüm insanlara ne getireceği konusunda biraz bile nesnel olmaya çalışmak oldukça zor geliyor.

Bu neden böyle? Danışmanlar buna “Vuca” diyor: Gelip geçicilik, belirsizlik ve karmaşıklığın uç seviyeleriyle baş etmek zorunda olduğumuz gerçeği. Bu her yerde böyle ve örnek vermeme gerek olduğundan da emin değilim; eminim sizin gözünüze çarpan örnekler olmuştur.

Bu konuyla ilgili problemlerden biri; değişimi her zaman geçmişimiz ile oluşan kendi bakış açımız ile değerlendirmeye eğilimliyiz ve en iyi değişimi deneyimlediğimizi zannediyoruz. İşler rayına girer miydi ve en kargaşalı dönem olarak geçen 20. yüzyıldaki gibi olur muydu? Gerçekten yeni olan ne? 1962 yılında annem yiyecek siparişi veriyordu.

‘Değişime her zaman ihtiyaç vardır’ bu çok kullanılmış bir klişedir. Değişim her zaman yaşanmaz ancak değişimin hızı artıyor; bununla başa çıkması zor ve yarattığı etki de oldukça büyük.

Yaratıcılıkta sonraki adım ne?

Teknoloji sektörünün birçok yasasından biri, “Bir teknolojinin etkisini kısa vadede abartma ve uzun vadede küçümseme eğilimindeyiz.” sözlerinin sahibi araştırmacı ve bilim adamı Roy Amara tarafından icat edildi. Orijinal internet şirketi işlerine tanık olanlar bu söylemin içindeki gerçeği görebilir.

Bu, çok fazla geleceğe yönelik olmakla ilgili diğer problemlerden birini resmediyor: Kullanıcı odaklı olmaktan çok teknoloji odaklı olma eğilimi göstermesi. Hala çok önemli ’analog’ işletmeler var. Teknoloji bunları etkiliyor olabilir fakat temel şeylerin çoğu aynı kalıyor.

Ajans modeli konusundaki tartışma hiç şüphesiz devam edecek ve yapıcı olduğu sürece faydalı olabilir. Ancak ajanslar var olma haklarının olduğu fikrinden kurtulmalı.

Meselelerin çoğu medya ve yaratıcılığı nasıl tanımladığımız ve yönettiğimizle ilgili. Dijital, gelişmeye devam edecek fakat bunun etkililiği ve kişisel verinin kullanımıyla ilgili daha çok inceleme yapılacak.

Yaratıcılık yeniden tanımlanmaya devam edecek ve problem, bunun için nasıl ödeme alacağınızla ilgili olmaya devam edecek. “Büyük fikir” müşterilerin ihtiyaç duyduğu karışımdaki unsurlardan sadece biri.

Küreselleşen dünyada büyük ajanslar mahkum değildir; eşit oranda büyük mecra ile iş yapmak bunların arasında olmasa da doğasında var olan bazı avantajlara bile sahip olabilirler. Fakat tüm ajanslar farklı işe alım ve ödeme yöntemlerine uyum sağlamak zorunda kalacak.    

İnsan ve robot karışımı sibernetik organizmalarla tanışın

Peki yaptığımız iş, hedefine nasıl tüketicileri alıyor?

Bu konuda yorum yapabilecek daha zeki insanlar var fakat hizmetlere ve deneyimlere daha fazla değer vererek farklı bir şekilde alışveriş yapmaya devam edeceğiz gibi gözüküyor. Çevreyi korumak gibi konularda hem seçici hem de çelişki içinde olmaya ve müşterisi olduğumuz işletmelerde güven aramaya devam edeceğiz. Teknoloji yoluyla sosyalleşeceğiz fakat belki gerçekte daha yalnız hissedeceğiz ve pek de şaşırtıcı olmayacak ama birey ve toplum olarak yaşlandıkça genel refahımızla daha çok ilgili olacağız.

Temel insan davranış ve motivasyonlarının gerçekten değişmediği söylenirdi. Davranışsal iktisattaki gelişmeler bizi harekete geçirmeye yardımcı olan içgörüler sundu.

Gerçekte değişime yol açabilecek şey; insan olma kavramı. yapay zeka ve genetik mühendisliği gelişmeye devam ettikçe tamamen yeni türde varlıkları mümkün kılıyor. Yeni “eşsizlik” kavramı için bazı tahminler var; dünyadaki tüm insani anlam ve referans noktalarının temel olarak ileriye dönük olarak değiştiği bir tür ‘big bang’…        

Bunun meydana gelmesi 10 yıldan daha da uzak olabilir, fakat neticede gerçekleşecek ve muhetmelen tahmin ettiğimizden daha büyük etkileri olacak. İlginç bir zaman diliminde yaşıyoruz…

Transport for London Müşteri Direktörü ve Campaign’s Power100 üyesi

Chris Macleod

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 87. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.