5 maddede South by Southwest özeti

SXSW’i zihin açıcı bir festival olarak tanımlayan Toygun Yılmazer, Austin’deki kişisel ve profesyonel anlamda izlenimlerini ve dikkatini çeken konuları 5 maddede özetledi.

1 – Cannes Lions vs. SXSW

Yıllardır takip ettiğim ve katıldığım Cannes Lions Festivali’nden sonra bu yıl ilk kez South by Southwest Festivali’ne katıldım. Farkları nelerdir, bir karşılaştırma yapalım. Cannes Lions pazarlama dünyasındaki yaratıcılıkla ilgiliyken, SXSW teknoloji dünyasındaki yaratıcılıkla ilgili. Bu yüzden de dinlediklerinizi hemen yarın uygulamaya koyabileceğiniz bir yönü yok. Cannes Lions daha ilham verici, SXSW daha zihin açıcı bir festival. Perakendenin geleceği, ulaşımın geleceği, medyanın geleceği gibi her sektörün geleceğinin tartışıldığı bir ortam.

Cannes Lions’a katılan biri bugünün pazarlama dünyasındaki en yeni ve en yaratıcı uygulamaları görüp, kendi işinde uygulamak için büyük bir hevesle ülkeye dönüyor. SXSW’e katılan biri her sektörün geleceğiyle ilgili tartışmaları takip edip, çok düşünüp, çok kafa yorup, vizyon kazanmış biri olarak geliyor.

 

2 – Öne çıkan konu: Yapay Zeka

Bu yıl SXSW’te en öne çıkan konu ne oldu? Nesnelerin interneti, giyilebilir teknolojiler, 3 boyutlu baskı, hepsi hakkında çok konuşuldu. Ama en öne çıkan konu yapay zeka oldu. Sevgilisi Bina’nın bir klonunu ürettirmiş olan Dr. Martine Rothbaltt, androidlerin kendi duygu ve düşüncelerinin olduğu bir geleceğin yakın olduğundan bahsetti. Bu yılın en önemli filmlerinden biri olacağına inandığım Ex Machina, yapay zeka sahibi bir robota aşık olan birinin hikayesini anlattı. IBM yapay zeka ürünü Watson’ın iş dünyasına katkılarından bahsetti. Toplamda yapay zekayla ilgili 20’ye yakın konuşma yapıldı. Hatta yapay zeka şimdiden düşmanlarını yarattı. ‘Robotları durdurun, gelecek insanlarda’ sloganıyla festival kapısında protesto edildi.

3 – Fiziksel mağazaların içinde e-ticaretin rolü

Profesyonel olarak ilgimi en çok çeken konu, perakendenin geleceği oldu. Şu anda Türkiye’de e-ticaretin gücünün herkes farkında. Ama birçok şirkette, mağazalarda gerçekleşen ana işin dışında bir de hızlı büyüyen ayrı bir online satış işi var. Gelecekte her ikisini beraber düşünmek gerekiyor. Müşteri tarafından bakınca karşısında tek bir marka var. Online ve offline dünyada o markayla olan ilişkisi kesintisiz devam etmeli. Fiziksel mağazaların içinde e-ticaretin nasıl bir rolü olacak? E-ticaretin kusursuz işlediği bir ortamda fiziksel mağazaların işlevi ne olacak? Yeniliğin ve kolaylığın mobildeki yeni uygulamalardan geldiği bir perakende dünyası ilgiyi nasıl canlı tutacak? Bunların hepsi düşünmemiz gereken konular olarak beliriyor.

 

4 – Kendi verimizi yorumlamak

Kişisel olarak ilgimi en çok çeken konu, gelecekte kendimiz dahil her şeyin bir veri üreticisi olacak olması. Bedenimizdeki giyilebilir teknolojilerle kendi bedenimizin daha çok farkında olan ve kendi verimizi yorumlayacak olan bireylere dönüşüyoruz. Evimizdeki televizyondan tarlada çalışan traktöre, tüm nesneler veri biriktiren aygıtlara dönüşüyor. Hepsinin birbiriyle bağlantılı olduğu bir gelecekte, veri kime ait, hangi veri daha değerli, nasıl kullanılacak, kötüye kullanılabilir mi vb. gibi birçok soru ortaya çıkıyor.

5 – En iddialı uygulamaların yarış alanı SXSW

Twitter’ın 2006’da, Foursquare’in 2009’da SXSW’teki lansmanlarından sonra SXSW, yılın en iddialı uygulamalarının yarıştığı bir yer olmuş durumda. Bu yılın en çok konuşulan uygulaması Meerkat oldu. Meerkat cep telefonunuzdan tüm takipçilerinize canlı yayın yapmanızı sağlayan bir uygulama. Twitter üzerinden link paylaşarak o konuya meraklı herkesin sizin birebir izlediklerinizi izleyebileceği bir ortam yaratmanızı sağlıyor. Meerkat, SXSW Festivali’nde tanıtıldı, yılın diğer tüm festivallerinde bol bol kullanılacak.

 

Toygun Yılmazer

TBWA\İstanbul CSO’su

ve Başkan Yardımcısı

 

@Tabanca

 

Bu yazı Campaign Türkiye Nisan 2015 sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.