Gerçekler size uymuyorsa…

Yazar Dave Trott’a göre, insanlar bir şeye inanmaya karar verdiklerinde, hiçbir kanıt onların inançlarını değiştiremiyor.

Dave Trott: Gerçekler size uymuyorsa...

Marc Lépine, 1989 yılında Quebec’teki École Polytechnique’ten içeri girdi. Mühendislik sınıfına girdi ve yarı otomatik bir tüfek çıkardı. Erkek öğrencileri kadın öğrencilerden ayırdı. Erkek öğrencilere gitmelerini, kadın öğrencilere ise kalmalarını söyledi. Ve sonra tüm kadın öğrencileri vurup “Feministlerden nefret ediyorum” diye bağırdı. Daha sonra, feministlerden nefret ettiğini haykırarak okul içinde gezintiye çıkıp 14 kadın öğrenciyi daha vurdu. Silahı takılınca da bir av bıçağıyla genç bir kadını öldürdü. Ateş hattında kalan dört erkek öğrenci ise yaralandı.

Lépine son olarak kendini vurdu.

Toplamda 28 kadını vurdu, 14’ü öldü. Belki tüm bu saldırının kadınlarla ilgili bir konu sebebiyle olduğu çok açık diye düşünebilirsiniz.

Fakat medya yorumcuları aynı fikirde değildi. Onlara görde Lépine deli bir adamdı ve kadınlar sadece yolunun üzerindeki bir unsur oldu. Aslında, Hotel-Dieu hastanesindeki psikiyatristler Lépine hakkında “O da kurbanları gibi masumdu, merhametsiz bir toplumun kurbanı oldu” dediler. Vurduğu kadınlardan biri olan Nathalie Provost şöyle dedi: “Bize feminist olduğumuz için orada olduğumuzu söyledi ve sonra ateş etmeye başladı” dedi.

Fakat bu bir değişiklik yaratmadı – medya yine kendi doğrularına kendi karar verdi. Polis de Lépine’in intihar notunu yayınlamayarak suça ortak edildi.

Nihayetinde biri bunu gazeteci Francine Pelletier’e sızdırdı. Notta öne çıkan 19 feministin isimleri listelenmişti ve Pelletier’in adı da listedeydi. Şöyle yazmıştı Lépine: “Hayatımı mahveden feministleri yaratıcılarına geri göndermeye karar verdim. Bu cadaloz kadınların sonunu getirecektim.” Fakat bu not bile, o zamana kadar oluşan algıyı değiştirmeye yetmedi. Onlardan biri olan Barbara Frum şöyle dedi: “Bu kadına yönelik bir saldırı ya da şiddet gibi görülmemeli. İnsanlar neden bunun sadece bir gruba yönelik olduğunu savunarak konuyu zayıflatıyorlar?”

İnanılmaz bir şekilde, insanlar bir şeye inanmaya karar verdiklerinde, hiçbir kanıt onların inançlarını değiştiremiyor.

Buna da inkar yanlılığı denir.

İnsanlar, bu olayı kadın katliamı olarak görmenin kendi konumları için fayda sağlamayacağına karar verdi. Onların konumu ise, kadınların artık ayrı tutulamayacağı yönünde. Bu yüzden de bu suç insanlara yönelik işlenmiş bir suç. Bunu kadına yönelik bir suç olarak görmek onların konumuna uygun değildi, bu yüzden onlar da kendi konumlarına uydurmak için gerçeği değiştirdiler. Kadına yönelik işlenmiş bir suçu istemediler, insanlara yönelik bir suç istediler. Bu da benim konumlar ve tahminlerle ilgili problemim.

Tahminler genellikle şu anda olan şeyin yeniden yorumlanmasına dayanır. Bu da tahmine itibarını veren şeydir. Bu yüzden de şu anda olan şeyin tahmine uyması için yeniden yorumlanması gerekir. Benim için bu, dikiz aynasına bakarak geleceği tahmin etmek gibi bir şey.

Dave Trott: Gerçekler size uymuyorsa...Dave Trott
Yazar
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.