2022’de izlenilmesi gereken yapay zeka trendleri

Dijital dönüşüm, son birkaç senede dünyanın dört bir yanında ciddi hız kazandı. Özellikle e-ticaret şirketleri bir yıldan daha kısa sürede 10 yıla eşdeğer bir büyüme yaşadı. IBM’in yakın tarihli Küresel Yapay Zeka Kullanımı Endeksi (Global AI Adoption Index) araştırmasına göre geçtiğimiz yıl işletmelerin %43’ü artan müşteri taleplerine cevap verebilmek için gereken otomasyon teknolojilerini sanal asistanlar aracılığıyla devreye sokarak yapay zekayı hayata geçirme süreçlerini hızlandırdı. Aynı araştırmaya göre şirketlerin yüzde 80’i, önümüzdeki 12 ay içinde bir otomasyon yazılımını kullanmayı planladığını belirtti.

2022’de pandemi, iklim değişikliğiyle ilişkili sorunlar ve tedarik zinciri krizi gibi büyümenin önündeki engeller varlıklarını sürdürürken, teknoloji de yapay zekâ konusunda son kullanıcının güvenini kazanmak ve bu sorunları ele almak adına yeni çözümleri ve yenilikçi yaklaşımları ortaya koyacak. Bu süreçte işletmeler rekabet güçlerini artırmak, yüksek verimliliği teşvik etmek ve yeni gelir kanalları yaratmak üzere dijital araçlarını güçlendirmeye devam edecekler. Tüm bu alanlarda yaşanacak gelişmeler ışığında IBM’in 2022 yılı için öngördüğü en önemli beş yapay zekâ eğilimini paylaşmak istiyorum.

  1. Müşteri hizmetleri, daha kişisel hizmet sunmak için yapay zekayı kullanacak

Sanal asistanlar pandemi sırasında büyük şirketler ve kamu kurumları için kritik bir araç haline geldi. Günümüzde sanal asistanlar yalnızca bilgi dağıtımında kullanılan kritik bir kanal değil, aynı zamanda iş akışları ve aşı randevusu oluşturma gibi görevlerin tamamlanmasına olanak sağlayan otomasyon entegrasyonlarına da sahip. İşletmeler ve kamu kuruluşları, müşterilerine ve vatandaşlara sunulan hizmetlerin kişiselleştirebilmesinin en temel alt yapısını oluşturacak olan “veri yapısı mimarilerine” yönelerek sahip oldukları verilerini çok daha etkin bir şekilde kullanabilecek. Perakende markalarının ve hizmet sağlayıcıların yapay zekayı müşteri hizmetlerinde kullanmaları, müşterilerin kendilerine özel kişiselleştirilmiş etkileşimlerin farkına varmasına da neden olacak.

2. Yapay zeka, güvenilir ve sürdürülebilir bir gelecek yaratacak

Tüketiciler, düzenleyici kuruluşlar ve hissedarlar, sürdürülebilirlik konusunda somut kazanımlar elde edilmesi için şirketler üzerinde baskı kurarken, iklim değişikliği ve olağanüstü hava olayları da tedarik zincirlerini ve iş operasyonlarını zorluyor. Bu baskılar 2022’de artmaya devam ettikçe, yapay zeka daha fazla ölçüm, veri toplama ve karbon muhasebesinin yanı sıra gelişmiş öngörülebilirlik ve daha fazla tedarik zinciri esnekliği yoluyla işletmelerin sürdürülebilirlik kriterlerine ulaşmasına yardımcı olmada kilit bir rol oynayacak. Yapay zekanın sürdürülebilirlik konusunu en çok etkileyecek başlıklardan biri olduğunu ortaya koyan IBM CIO Araştırması, araştırmaya katılan Bilgi Teknolojisi Direktörlerinin (CIO) yüzde 42’sinin yapay zeka ve diğer gelişmiş teknolojilerin önümüzdeki 3 yıl içinde sürdürülebilirlik üzerinde önemli bir etkiye sahip olmasını beklediğini de ortaya çıkardı. Tahmine dayalı bakım önerileri ile parça ve ekipman yenileme ihtiyacının azaltılması, fırtınalar ve yıkıcı orman yangınlarına ilişkin uydu görüntülerinin analiz edilmesi örneklerinde olduğu gibi yapay zekâ ve diğer destekleyici teknolojiler işletmeleri ve diğer kuruluşları yaşanacak olumsuzluklara hazırlama konusunda kritik bir role sahip olacak. 

3. 5G potansiyeli yapay zeka ile ortaya çıkacak 

5G; video yayınlarından iletişime, gelişmiş robot teknolojisinden üretime kadar geniş bir alana uzanan sektörleri ileriye götürme konusunda büyük bir potansiyele sahip. Günümüz telekomünikasyon ağlarının karmaşıklığı ve değişim hızı, altyapı yönetimini ve kontrolünü son derece zorlu bir hale getirdi. Bugün ağ yönetimi için kullanılan araç, sistem ve yöntemlerin, yarının ağı için uygun konumda bulunmadığını gözlemliyoruz.

5G’nin dünya çapında kullanıma sunulmasını ilerletmek amacıyla iletişim hizmet sağlayıcıları, daha hızlı müşteri deneyimleri sunmak üzere ağ kontrolü ve yönetimini iyileştirmek için yapay zeka destekli otomasyona ve ağ orkestrasyonuna yöneliyor. Ağ dilimleme (network slicing) gibi inovasyonlar, kuruluşların her cihaz için ağ kullanımlarına uygun hizmet seviyeleri belirlemelerine olanak sağlıyor. 

4. İşletmeler BT sorunlarını henüz ortaya çıkmadan daha iyi bir şekilde öngörü yapabilmek adına yapay zeka uygulayarak maliyetleri düşürecek

2021’de Bilgi Teknolojisi Direktörleri, kuruluşların dijital altyapı liderleri olarak iş gücünün uzaktan çalışma imkanlarını kolaylaştırdılar. Çalışanlar ile tüketicilerin artan dijital kanal kullanımının verilerde yarattığı patlamayı anlamlandırırken bunların sonucunda ortaya çıkan yeni güvenlik endişelerini ve bu süreçleri modern uygumalar ile yönetme, izleme ve yanıt verme görevlerini de üstlendiler.

Tüm bu süreç ve koşullar BT sorunlarını daha iyi öngörmeye olanak sağlayan AIOps’u (Operasyonlar İçin Yapay Zekâ) ortaya çıkardı. Kuruluşlardaki BT ekiplerinin proaktif bir biçimde karmaşık iş yeri ortamlarını yönetmelerine olanak tanıyan AIOps, BT ekiplerinin sorunları manuel olarak yapabileceklerinden daha hızlı ve daha emin bir biçimde teşhis etmelerine olanak tanıyan bir teknoloji. AIOps teknolojilerinin kullanımının artması BT ekiplerini zahmetli ve zaman alıcı görevlerden kurtarıp daha yüksek değerli işler sunmaya odaklanmalarını sağlayacak imkanları artıracak. 

5. Güvenlik odak noktası olmayı sürdürecek

Teknoloji her geçen gün daha ileri bir noktaya giderken, işletmelerin ve kuruluşların tüketici güvenini kazanma konusunda daha fazla ilerleme kaydetmeleri gerekiyor. Tüketici güveni konusunda verilen mücadele, yapay zeka kararlarını anlaşılır ve açıklanabilir kılabilmekten tüketicilere kişisel verilerinin siber saldırılara karşı korunduğuna dair güven sağlamaya kadar pek çok alanda gerçekleşiyor. İşletmeler ve devletler siber güvenliğe yatırım yapmaya devam edip riskleri daha da azaltmak için “sıfır güven” yaklaşımına doğru ilerledikçe yapay zekâ, tehditlerin daha verimli bir şekilde belirlenmesi ve bu tehditlere müdahale edilmesinde daha da önemli bir rol oynayacak.

Yapay zekâ sürdürülebilirlikten, operasyonlara, müşteri deneyimden 5G’ye kadar geniş bir alanda gelişim gösteriyor. 2022 yılı yapay zekânın ürün, hizmet ve bilgiye daha iyi ve daha güvenilir erişim sağlayarak, insanların yaşamlarını iyileştirme konusundaki potansiyelini ortaya koyacağı bir yıl olacak. 

Volkan Sözmen

IBM Türkiye Genel Müdürü

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.