2017’nin en büyük 5 marka hatası

2017’nin en büyük 5 marka hatası demek biraz iddialı olabilir ancak aşağıda yer verdiğimiz örnekler kuşkusuz geride bıraktığımız yılın en çok konuşulan ve en fazla eleştiri alan reklam kampanyaları oldu.

Kötü bir reklam gördüğünüzde siz de bu çalışmanın nasıl kreatif ekibin ve marka temsilcilerinin onayından geçtiğiniz merak etmiyor musunuz? Yılın sonuna gelirken en garip, rahatsız edici ve markanın adını lekeleyen kampanyaları tekrar hatırlayalım ve aynı hataya düşmemek için neler yapabiliriz düşünelim dedik. Aldığımız en büyük ders de şu: İnsanların acısını kendi çıkarlarınız için kullanmayın.

Pepsi

Bu yılın en büyük reklam gaflarından biri olan Pepsi’nin Kendall Jenner’lı reklamını görmezden gelemezdik. Jenner’ın bir aktivist olarak yer aldığı Pepsi’nin reklamı, izleyicilerden aldığı olumsuz eleştiriler nedeniyle marka tarafından yayından kaldırıldı. Buradaki en büyük hata bir markanın insanların değerlerinden faydalanarak ürününü öne çıkarması.

Dove

Facebook’ta yaptığı bir paylaşımın ardından eleştiri yağmuruna tutulan Dove, yayınladığı reklamı kaldırarak sosyal medya sayfası üzerinden özür diledi. Reklamda siyahi bir kadını ve yanında duran bir şişe Dove bakım ürününü görüyoruz. Yayından kaldırılan bu paylaşımda siyahi kadın ten renginde bir tişört giyiyor. Ardından kadının üzerindeki tişörtü çıkardığını ve beyaz tenli bir kadına dönüştüğünü görüyoruz. Sosyal medyada paylaşılan bir diğer görselde de tişörtü çıkardığında Asyalı bir kadına dönüşüyor. Bunun bir tesadüf olup olmadığı tartışılır ancak önemli olan açıkça ırkçı olarak yorumlanabilecek mesajlardan kaçınmak.

Facebook

Tam olarak reklam olmasa da Facebook’un CEO’su Mark Zuckerberg, Puerto Rico’daki kasırganın neden olduğu zararları görmek isteyenlere Facebook Spaces VR uygulamasını tanıttı. Zuckerberg, bunu “büyülü bir yolculuk” olarak tanıttı. Eğlenceyi insanların acılarıyla karıştırmaması gerektiğini kendisi de öğrendi.

Uber

Uber, geçtiğimiz sene sadece tek bir hata yapmadı, birden fazla çöküş yaşadı. Yılın başında haberlere sürekli konu oldu ve bunların hiçbiri iyi haber değildi. Gerçekten kriz yaşayan bir marka oldu.

Ocak ayında, Uber Trump’ın müslümanları yasaklama kararına karşı taksi sürücülerinin başlattığı eylemine destek vermemişti. Sonraki ay, Uber’de site güvenliği teknikeri olarak çalışan Susan Fowler, iş yerinde yaşadığı taciz olaylarını ortaya çıkarmıştı. Aynı ay, şirketin o dönemdeki CEO’su Travis Kalanick’in bir Uber sürücüsünü azarlarken çekilen görüntüleri ortaya çıktı. Ardından Uber’in başkanı Jeff Jones, şirketin liderlik anlayışı ile kendi anlayışı bir olmadığı için ayrılmaya karar verdiğini açıkladı. Kısa bir süre sonra da Kalanick’in 2014 yılından Seoul’daki bir eskort/karaoke barındaki görüntüleri yayınlandı. Haziran ayında da Kalanick, görevinden ayrıldı. Buradan çıkarabileceğim ders şu ki insanlar kendi inançlarını destekleyen markaların yanında olmayı tercih ediyor. Cinsiyetçilik, ayrımcılık, taciz olayları sadece markanın adını lekeliyor.

McDonald’s

McDonald’s, Leo Burnett London iş birliği ile hazırlanan reklam filmini yayından kaldırmak zorunda kaldı çünkü filmin çocukların yaşadığı acıları kullanması izleyiciler tarafından eleştirildi. Filmde babası hayatta olmayan bir çocuk, annesine onun hakkında sorular soruyor ve anne, oğluna babasını tarif ediyor. Ancak duydukları gencin mutsuz olmasına neden oluyor çünkü hiçbir özellikleri benzemiyor. Fakat McDonald’s’a girdiklerinde ve çocuk hamburgerini yemeye başladığında annesi “Bu, babanın en sevdiğiydi” diyor. Burada da aynı şeyi tekrarlayabiliriz: İnsanların acısını kendi çıkarlarınız için kullanmayın. Bunu yapmayın.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.