Markam Medya: Yerel dinamikler reklamcılığı belirliyor

İstanbul dışı sayfalarımızın konuğu, Markam Medya; Ankara’da, geleneksel, dijital ve sosyal medya reklamcılığını tek çatı altında toplayan bir tam hizmet ajansı olarak faaliyet gösteriyor.

Yerel dinamikler reklamcılığı belirliyor

On dört yıl önce iki kişi ile yola çıkan ajans, bugün 60 kişilik bir ekiple hizmet veriyor. Müşteri ilişkileri, medya satın alma departmanı, yaratıcı ekip, dijital ve sosyal medya ekiplerinin dışında bünyesinde yer alan dijital baskı/tabela uygulama atölyesi ve matbaasıyla da markalara yardımcı olabilecek her çözümü tek merkezden sunuyor.

Bilmeyenler için, ajans hakkında genel bilgilerle başlayabilir miyiz?

14 yıl önce hizmet vermeye başladık. Konvansiyonel ve dijital reklamcılığı aynı çatı altından toplayan, Ankara’daki ilk reklam ajansıyız aynı zamanda. Her zaman bu iki yapının birbirini beslediğine, asla ayrı düşünülemeyeceğine inandık. Bu nedenle konvansiyonelde ayrı, dijitalde ayrı fikir üreten bir ekip değiliz.

Mecrasına bakmadan, geniş perspektifte düşünerek fikir üreten bir ekibiz. Bu çalışma prensibini benimseyerek, markalarımıza kazandıracak her çözümü tek merkezden hallediyoruz.

Ajans hangi alanlara yöneliyor, neler yapıyor?

Farklı sektörlerden markalara hizmet vermeyi çok seviyoruz. Hep perakende sektörüne çalışırsanız belli bir süre sonra kendinizi yerinizde sayıyormuş gibi hissedebilirsiniz mesela. Ama farklı sektörler heyecanı hep canlı tutar, bakış açınızı genişletir.

Bunun yanı sıra her geçen gün, özellikle dijital dünyada, değişen dengeleri takip etmek hepimizin iş tanımları arasında. Bu nedenle zamanımızın bir bölümünü mutlaka takibe, yorumlamaya ve araştırmaya harcıyoruz. Bunun için de en büyük veri kaynağımızı, yani sahayı özenle kullanıyoruz. Masa başı iş yapmaktansa sahada markayı ve tüketiciyi hissetmeyi tercih ediyoruz. Kısacası bizi ve markalarımızı bir adım daha ileri götürecek ne varsa, biz de oradayız.

Ankara’daki bir ajansın İstanbul’dakilere göre avantajları ve dezavantajları neler?

İletişim kanalları bu kadar genişlemişken Ankara’da, İstanbul’da hatta Tokyo’da olmanızın çok bir anlamı yok aslında. Burada tek söylenebilecek farklılık, iletişim çalışmalarına yeni başlamış markalarımızın daha fazla oluşu. Bu da bir dezavantaj değil, doğru adımlarla avantaja dönüşebilecek bir durum. Çünkü yeni doğmuş bir markayı alıp büyütmek, başarılarına ortak olmak büyük bir keyif.

Markam Medya olarak çalışan bulmakta zorlanıyor musunuz, yeni iş arkadaşları alırken kriterleriniz neler?

Ankara’da sektörün ciddi denebilecek boyutta bir istihdam sorunu var. Ama bu sorunun kaynağı yetenekli insanların olmaması ya da çalışmayı istememeleri değil. Tam tersine çok yetenekli ve farklı bakış açısına sahip insanlarla tanışıyor, heyecanlanıyoruz. Ancak bu noktada aradığımız temel bir kriter daha var, o da iletişim kafasına sahip olmak. Yani mesela Photoshop’u etkin ve hızlı kullanabilmek bir grafik tasarımcı için temel bir beceridir.

Okulda, kursta hatta kendi kendine bile öğrenebildiğin bir beceridir bu. “İletişim kafası” dediğimiz durum ise bu beceriyi reklamcılığın gerekleriyle birleştirebilmek, yorumunu katarak tasarımda bir fark yaratabilmek, sektör için neyin doğru olduğunu yorumlayabilmek. Yaratıcı ekip, müşteri ilişkileri ve dijital ekibin bir arada uyumla çalışması çok önemli. Bu yüzden biz iletişim kafası ile Markam Medya bir araya geldiğinde, içimizden “perfect match!” diye bağırıyoruz. 🙂

Bundan sonrası için hedefleriniz neler?

İşimizi severek, doğru yaparak ilerlemek ve beraberimizde markalarımızı da büyütmek. İnsanların keyifle çalıştıkları bir yer, markalarımızın da birlikte çalışmaktan mutluluk duydukları bir ajans olmak.

Ankara’da reklamcılığın başlıca sorunları neler?

Savunduğumuz gerçeklerden biri de yerel dinamiklerin reklamcılıktaki belirleyiciliği. Evrensel reklam ilkelerini koruyarak, markanın hitap ettiği alandaki yerel yapıyı değerlendirmek gerek. Bunu yapamadığınızda her yerde sorun yaşanır. Ama tabii bir de İstanbul ve diğer şehirler karşılaştırması var, o da yavaş yavaş aşılıyor diye düşünüyoruz.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Şubat 2018 sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.