Yeni normal artık yeni değil

Samsung Pazarlama Yöneticisi Sharon Hegarty, yeni normalin artık yeni olmaktan çıktığını, markaların bir an önce bu döneme adapte olmalarının gerekliliğini vurguluyor.

Bu yıl yaşadıklarımız, hepimizin hayatını tamamıyla değiştirecek, ki bu da pazarlamacıların hem mecralarını hem de mesajlarını nasıl değiştireceklerini düşünmeleri gerektiği anlamına geliyor.

Samsung’a pazarlama müdürü olarak geldiğimde dünya çok farklı bir yerdi. Bizler, pazarlamacılar olarak zorluklarla karşılaştığımızda çevik olma, müşterilerimizin ihtiyaçları değiştikçe onları anlama ve davranışlarımızı bu değişim doğrultusunda değiştirme kabiliyetimizden gurur duyarız. Oysa şu an yeni normalde her şey çok daha farklı…

“Yeni normal” son 6 ayda ortaya çıkan, iş ve eğlence anlayışımızdaki değişikliği işaret eden bir terim. Fakat bu değişikliğin, kısa süreli bir değişiklik olduğunu zannetmiyorum. Hayatımızın sonsuza kadar değiştiği bazı alanlar var. Üstelik bu değişim markaların, ürünlerin ve servislerin pazarlanmasına da yansıtmalı, hem şimdi hem de gelecekte.

Ürünlerin piyasaya sürülmesi

Hem iş hem de eğlence anlayışımızın son zamanlarda ciddi anlamda değişmesi en önemli konulardan biri. Çünkü bu durum, bir ürünün ilk defa piyasaya sürülürken ciddi zorluklarla karşılaşmasına neden oluyor.

Ancak yine de müşteri ile bağı kuvvetli tutmanın yolları bulunabilir. Örneğin 20 Ağustos’ta lanasmanını yaptığımız Galaxy Note 20 serisi için düzenlendiğimiz organizasyon, bir önceki formatımızdan oldukça farklıydı. Şov boyunca, sanal izleyici kitlemizin tepkilerini yayınladık. Bu şekilde de müşterilerimizle aramızdaki o çok önemli olan bağı sağlam tuttuk.

Gelecekte de ürün lansmanlarının, hem sanal hem de fiziksel koşulları içinde barındıracağına inanıyorum.

“Koronavirüs salgını hepimizin hayatında büyük zorluklar yarattı. Markalar için, “her zamanki gibi iş yapmak” artık mümkün değil. Pazarlamacılar değişen dünyaya hızlıca karşılık vermeli.”

Nasıl çalışıyoruz?

İş kültürü, 20. yüzyılda aldığı haftanın beş günü iş yerinde bulunma/çalışma kararından sonra en büyük revizyonlardan birini yaşadı. Ben eminim ki şu an birçoğumuz oturma odasından sunum yapma ve mutfak masasından toplantı yönetmeye alıştık.

Karantinadan önce yeni başladığım bu işte pazarlama ekibimizle sadece bir ay beraber çalışmış olduğumuz göz önünde bulundurursak, şimdiye kadar ortaya çıkardıklarımızla fazlasıyla gurur duyuyorum. Ajanslarımızla sanal olarak iletişime geçmek ve yeni bir ürün yaratıp onaylatmak kesinlikle zorluklarla dolu bir prosedür sürecini de beraberinde getirdi ama yine de böyle bir zamanda bile gerekli davranışları sergilediğimizi düşünüyorum. Bu başarıda sürekli olarak iletişim kurmak büyük bir rol oynadı. Hem işlerin ilerleyişini takip etmek hem de çalışanlarımızın ruh hallerini öğrenmek için sürekli iletişimde kaldık. Asıl amacım her zaman önceliği insanlara vermek oldu.

Bu süreç aynı zamanda medya stratejimizi de etkiledi. Koronavirüsünün ilk günlerinde çevik bir şekilde davrandık ve evdeki müşterilerimize ulaşmanın yeni olanaklarını gerek dijital ve sosyal medyaya gerek televizyona yatırım yaparak bulduk.

Nasıl eğlenceğiz?

Sosyalleşmek ve eğlenmek için dışarı çıkma olanakları azaldığından, mobil oyunların indirilme oranı karantina döneminde en yüksek seviyeye ulaştı, hatta App Annie’ye göre dünya çapında mart ayında bu oran 1.2 milyara kadar çıktı. Mobil, aynı zamanda oyun endüstrisinin en iyi alanı ve 2020 yılında bilgisayar oyunlarından 2.8 kat ve konsol oyunlarından 3.1 kat daha fazla gelir getirmesi bekleniyor. Bu, bizim için özellikle önemli çünkü Galaxy Note akıllı telefonuna sahip kişilerin mobil oyun oynama olasılıkları iki kat daha fazla.

Nasıl alışveriş yapıyoruz?

Dünya çapındaki birçok ekonomide görüldüğü gibi Birleşik Krallık’ta da sanal satışlarda büyük bir artış yaşandı. Şu an dükkanların yeniden açıldığını görsek de insanların hayatı tamamen değiştikçe bu durum da değişecek. Üstelik bu değişimi koronavirüs ile çok daha hızlandı.

Her şeyden önce müşterilerimiz neredeyse biz de orada olmalıyız, onların yaşam stiline uyup onları yaptığımız her şeyin odağına almalıyız.

Müşterilerimizle nasıl konuşuyoruz?

Belirsizliğin hakim olduğu zamanlarda müşteriler haşır neşir oldukları şeylerin peşinden gider ve risk alma ya da marka değiştirme ihtimalleri de azalır.

“Yeni normal”e olan bu geçişte ürün yerine yaşantılara odaklanmak, ürünlerimizi ve servislerimizi iletme bakımından bütün pazarlamacılar ve bütün markalar için gerekli bir bakış açısı.

Samsung’da teknolojimizin insanların inanılmaz şeyler yapmasına imkân sağladığını düşünüyoruz ve şu anki salgında da müşterilerimizin iş-hayat düzenini kurmalarına ve sevdikleriyle iletişime geçmelerine yardımcı olarak bunu net bir şekilde kanıtladı.

Galaxy Note 20 serisiyle ortaya sadece bir telefon çıkarmadık; Galaxy Watch 3, Tab S7 ve Buds Live ile bütün bir ekosistem oluşturduk. Biz ürünlerimizi müşterilerimizin hayatındaki iş ve eğlence öğelerinin hepsine odaklanacak şekilde kurduk.

Bu bakış açısının da işe yaradığına bizzat şahit oluyoruz: Akıllı telefonlarımız, Birleşik Krallık ve İrlanda’da daha önce hiç görülmemiş bir sipariş seviyesine ulaşırken müşteri sadakati ve marka tercihi bakımından daha önce görülmemiş bir başarı yakaladık.

Koronavirüs salgını hepimizin hayatında büyük zorluklar yarattı. Markalar için, “her zamanki gibi iş yapmak” artık mümkün değil. Pazarlamacılar değişen dünyaya hızlıca karşılık vermeli. Dinleyerek ve adapte olarak, markalar müşterilerine samimi bir şekilde hitap edecek kampanyalar yaratabilirler. Ancak “yeni normal”e uyum sağlamaya başladıkça hayatta kalmayı başarabiliriz.

 

Sharon Hegarty

Pazarlama Yöneticisi, Samsung UK & İrlanda

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 104. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.