Yeni bir dönemin başlangıcı: Nesnelerin Zekâsı

Samsung Türkiye Kurumsal Marka ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ömer Barış Gökpınar, gelişmekte olan yapay zeka ve nesnelerin interneti gibi teknolojilere dikkat çekiyor ve Samsung olarak kullanıcıların yaşamını dijital akıl ile nasıl kolaylaştırdıklarını anlatıyor.

Günümüzde nesnelerin interneti ve yapay zekâ teknolojileri birçok alanda kullanılmaya başlandı. Kullanıcıların görsel, dokunsal ve duygusal işaretlerinden kişisel çözümler üretmeye imkân tanıyan bu teknolojiler nedeniyle artık insanlar için yeni bir yaşam tarzı ortaya çıkıyor. Nesnelerin internetinin günlük hayatı kolaylaştırması, insanlara daha fazla kişisel zaman yaratması, tasarruf, farklılaşma ve kişiselleştirme imkânı sağlaması kullanıcıları bu teknolojiyi kullanma konusunda en çok motive eden faktörler olarak öne çıkıyor. Bu motive edici faktörler nedeniyle nesnelerin internetine dâhil olan cihaz sayısı hızla arttı ve cihazların birbirleriyle olan iletişim kabiliyetleri ve yapay zekâ kullanma becerileri de gelişti. Böylelikle yeni bir döneme de girmiş olduk. Artık nesnelerin interneti ve yapay zekânın güçlerini birleştirdiği “Nesnelerin Zekâsı” çağındayız.

Samsung olarak biz de yeni bir dönemin içerisinde olduğumuz bilinci ile bu teknolojilere büyük yatırımlar yapıyoruz. Yapay zekâ ve 5G gibi gelişmekte olan teknolojilere önümüzdeki üç yıl için 22 milyar dolar yatırım bütçesi ayırdık. Bu yatırım planlarımıza ek olarak, kurucuları arasında olduğumuz Açık Bağlantı Vakfı ( Open Connectivity Foundation) aracılığıyla farklı markaların ortak bir Nesnelerin İnterneti ağında buluşturulması ve böylece birbirleriyle konuşabilmeleri konusunda önemli çalışmalara da katkıda bulunuyoruz. Ayrıca, portföyümüzdeki tüm cihazları nesnelerin internetine dâhil edip Samsung’un akıllı sesli asistanı Bixby ile kontrol edilebilir hale getirmeyi en öncelikli konularımızdan biri olarak belirledik.

Gücümüzü insanların refahı için kullanıyoruz
Geniş tüketici elektroniği ürün yelpazesinde 5G teknolojisi çözümlerine kadar uzanan ürün portföyümüz ve iş ölçeğimizle daha kolay erişilebilen, kapsayıcı, zahmetsiz ve kullanıcı odaklı yapay zekâ deneyimleri sunmak için eşsiz bir konuma sahibiz. Bu konumumuzu kullanarak geliştirdiğimiz ürün ve hizmetlerimiz sayesinde tüketicilerin yaşamlarını hiç olmadığı kadar kolaylaştırmak için çalışıyoruz.

Bu kapsamda gelecekte bizi bekleyen akıllı yaşam konseptini insanlara en etkin biçimde sunmak için nesnelerin internetine dâhil olan “Akıllı Konut” ve “Akıllı Otomobil” çözümlerini sağlayan bulut teknolojilerini tek bir çatı altında birleştirdik. Böylelikle insanlar, sabah yataklarından kalkıp akşam yataklarına dönünceye kadar yaşamlarının her anını, kullandıkları tüm cihazların birbirleri ile konuşmaları sayesinde, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir biçimde kolaylaştırabilecek.

Kullanıcıların yaşamını dijital akıl ile renklendiriyoruz
Nesnelerin interneti ve yapay zeka ile insanların yaşamlarını kolaylaştıran birçok çalışmamız ve ürünümüz bulunuyor. Örneğin Akıllı Mutfakları, “Akıllı Konut” konseptinin önemli bir parçası olarak görüyor ve bu konsepti tüketicilerin hayatına entegre eden çok sayıda ürün ve hizmet sunuyoruz. Bu ürün ve hizmetlerimizi de şirketimizin vizyonunda önemli bir yer tutan nesnelerin interneti ve yapay zekâ teknolojilerini kullanarak hayata geçiriyoruz. Nesnelerin İnterneti sayesinde “Akıllı Konut” içerisindeki cihazlar internete bağlanabiliyor, çevreleriyle etkileşime geçiyor ve birbirleriyle iletişim kurabiliyor. Bu özellikleriyle günlük hayatımıza hız ve kolaylık kazandırıyorlar. Yapay zekâ ise hem nesnelerin iletişim yeteneklerini bir üst seviyeye taşıyor hem de nesnelerin kullanıcı alışkanlıklarını öğrenmesine olanak sağlıyor. Kullanıcılar akıllı sesli asistanımız Bixby’ye verdikleri komutlar ile akıllı cihazlarının durumlarını takip edebiliyor, onlara komut verebiliyor ya da akıllı cihazlar kullanıcılara alışkanlıklarına göre tavsiyelerde bulunabiliyor. Böylelikle akıllı konut aletleri ile mutfağı bu konutların adeta yönetim merkezi olarak konumlandırıyoruz.

Mutfakta zaman geçirmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı
Yine bir örnek vermek gerekirse Samsung Family Hub buzdolaplarımızda bulunan 21,5 inçlik ekran üzerinden kullanıcılar evlerindeki diğer cihazların durumunu kontrol edip, komut verebiliyor. Family Hub ile tek dokunuşla ya da sesli komutla fırının sıcaklığını ayarlamak, klimaya evi soğutma talimatı vermek ya da çamaşır makinesini çalıştırmak mümkün. Evin kontrol merkezi olmasının yanında Family Hub buzdolabı birçok inovatif özelliği de bünyesinde barındırıyor. Kullanıcılar, dünyanın neresinde olursa olsunlar akıllı telefonlarını kullanarak Family Hub buzdolabına bağlanabiliyor ve içindekileri görebiliyor. Böylece eve gelmeden önce buzdolabınızda eksilen ürünleri görüp siparişleri verebiliyor. Ayrıca buzdolabının içine yerleştirilen besinlerin son tüketim tarihlerini sisteme girdiklerinde, bu tarih yaklaştığı zaman akıllı telefonlarına gelen bildirim sayesinde yiyeceklerin kaç gün daha tüketilebileceğini takip edebiliyorlar. Kullanıcılarımız buzdolabı içerisinde bulunan çeşitli uygulamalarla beraber yiyecek ve içecek alışverişlerini online olarak yapabiliyor, yemek tarif lerine bakabiliyor ve alışveriş listelerini paylaşabiliyor. Family Hub buzdolabı ile radyo dinlemek, TV izlemek ve hatta güvenlik kamerasından gelen misafirleri görmek de mümkün. Bu buzdolabımız sayesinde mutfakta zaman geçirmek hiç olmadığı kadar eğlenceli hale geliyor. Konutlara akıl katan bu cihazlarımız Smart Things isimli uygulamamız sayesinde tek bir platform üzerinden kontrol edilebiliyor. Smart Things uygulamamız akıllı telefonlar, Family Hub buzdolapları ve QLED televizyonlar üzerinde kullanılabiliyor. Ayrıca, Bixby’i kullanarak verilen sesli komutlarla Smart Things üzerinden yapılabilen tüm işlemleri gerçekleştirmek de mümkün. Bu sayede, kullanıcılara akıllı konutlarını kolay ve esnek bir şekilde kontrol etme imkânı sağlıyoruz.

Fiziksel ve dijital dünyaların mekânsal sınırlarını ortadan kaldırıyoruz
Tabii nesnelerin interneti ve yapay zekâyı odağımıza alarak geliştirdiğimiz ürün ve hizmetler bunlarla sınırlı değil. İnsan merkezli vizyonumuzun temeli olan kişiselleşmiş bakıma da önem veriyor, bireysel ihtiyaçları karşılayarak tüketicilerin sağlığını ve refahını artırıyoruz. Bu nedenle robot vizyonumuzu “evinizdeki yardımcınız” olarak konumlandırıyoruz. Bu kapsamda insanları anlayan, onlara yardımcı olan ve evlerinin her yerinde aktif olarak gereksinimlerinize cevap veren küçük, yuvarlanan bir robot olan Ballie’yi de tanıttık. Ballie üzerindeki yapay zekâ kabiliyetleri sayesinde bir fitness asistanına veya insanların değişen ihtiyaçlarına çözüm arayan mobil bir arayüze dönüşebiliyor.

Bunların yanı sıra gelişmiş ve kişiselleştirilmiş sağlık çözümlerimiz de bulunuyor. Örneğin, bir Samsung akıllı saatini Bluetooth üzerinden bir akıllı telefonla eşleştiren, ev tabanlı, sanal bir kardiyak rehabilitasyon çözümü geliştirmek için Samsung’un HeartWise uygulamasını geliştirdik. Bu uygulama egzersiz yapması için hastaya hatırlatmalar gönderiyor, aktivite verilerini topluyor ve egzersiz sırasında hastanın kalp atış hızını sürekli olarak görüntülüyor. Bu veriler daha sonra klinik tedavi uzmanlarının takibi için hasta dosyasına işleniyor.

Kısacası burada örneklerini saymakla bitiremeyeceğim ürün ve hizmetlerimizle fiziksel ve dijital dünyaların mekânsal sınırlarını ortadan kaldırıyoruz. İnsanların kendilerine ve sevdiklerine önem vermesinin, evlerini bireysel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde özelleştirebilmesinin ve daha güvenli, sürdürülebilir akıllı şehirleri inşa edebilmenin yeni yöntemlerini şekillendiriyoruz, geleceğe bugünden yön veriyoruz.

Ömer Barış Gökpınar
Samsung Türkiye Kurumsal Marka ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 96. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.