Yaratıcılık öğretilebilir ve öğretilmeli de…

21’inci yüzyılın geçer akçesi fikirlerdir ve bütün harika fikirlerin kökeni yaratıcılığa dayanır.

Bu nedenle biz de Amerika’nın yaratıcılık, sanat ve reklamcılık konusundaki görüşünü belirlemek amacıyla, yakın zamanda bir araştırma gerçekleştirdik. Bu kavramların Amerikalılar için ne anlama geldiğini anlayarak şirketler, hedef kitleleriyle gerçek bir iletişim kurma ve rekabette öne geçme fırsatı yakalayabilirler.

Yaratıcılığın günlük hayatlarımızda etrafımızı saran bir şey olmasına rağmen, ABD nüfusunun çok büyük bir kısmı yaratıcılığın sonradan edinilmediğine, doğuştan geldiğine inanıyor. Araştırma gösteriyor ki, Amerikalıların yalnızca %5’i, yaratıcılığın öğrenilebilir olduğu fikrine katılıyor; %91’i kendisini yaratıcı bir kişilik olarak görürken, bu fikir 18-24 yaş aralığında %98’e kadar yükseliyor.

Fakat ben, yaratıcılığın öğretilebileceğine, beslenebileceğine ve bilenebileceğine inanıyorum. Soru şu ki, insanların içindeki yaratıcı potansiyeli nasıl tanımlarız ve onu nasıl özgür bırakabiliriz?

İnsanlara yaratıcılıklarını neyin artırdığını sorduğumuzda, %66’sının temel ve birincil faktör olarak mutluluğu gösterdiğini görmek çok da şaşırtıcı değil. Katılımcıların %48’i ise, herhalde kendilerine yeterince özgürlük tanınan insanlar, iş yerlerinde kendilerini daha yaratıcı hissettiklerini ifade ediyor. Görünüşe göre, patronların yaratıcılık talepleri yardımcı bir role sahip değil çünkü katılımcıların yalnızca %35’i iş yerinde baskı altında olduklarında daha yaratıcı olduklarını söylüyor.

Belki de en çok şaşırtıcı olan, katılımcıların arkadaşlarıylayken değil işteyken daha yaratıcı hissettiklerini belirtmeleri oldu. Tüm bu bulgular bir araya getirildiğinde görülüyor ki, insanlar bir amaca ve yöne sahip olduklarında, kendilerini rahat ve mutlu hissettiklerinde yaratıcılık gelişiyor.

Bu teoriyi, Yaratıcılık Uzmanı Sir Ken Robinson’ın yaptığı en popüler yaratıcılık tanımı güzel özetliyor: “Yaratıcılık, hayal gücünü yaptığın işe taşımaktır.” Katılımcılara göre yaratıcı olmak, hayal gücünü bazı şekillerde harekete geçirmek için yalnızca özgürlüğe değil, aynı zamanda yönünü korumaya ve hayallerin ardında harekete geçirici bir amaca da ihtiyaç vardır.

Yaratıcı işler için bu harika bir haber. Yine de katılımcılara reklamcılığın yaratıcı bir uğraş olup olmadığı sorulduğunda; %47’si ‘Evet’ cevabını verirken %38’i reklamın duygusal açıdan kendilerini uyardığını ya da ilham verdiğini düşünüyor. İyi haber: Bu durumu değiştirmek için yüksek bir potansiyel mevcut. Amerikalıların %86’sı, reklamcılığın popüler kültürü etkileyebileceğinde hemfikirken, %49’u arkadaşlarına ya da ailelerine anlatmak istedikleri bir reklam gördüklerini söylüyor.

Reklamcıların – ve tabii ki genel olarak iş dünyasının – yaratıcılığı şirketlerinin kalbine koymaları gerektiğini savunuyorum. Bu da harika kreatif liderleri işe almaktan çok daha fazlası demek. Tüm yaratıcı fikirleriniz için, seçilen birkaç insana sırtını yaslamanın özrü yok.

Bunun yerine şirketler her departmandan insanlara, kendi yaratıcı potansiyellerinin farkına varmalarına yardımcı olacak bir ortam sunmalı  ve fikir aşılamalılar. Böylece yeni fikirlerin, şirketin en beklenmedik köşelerinden çıktığını göreceksiniz.

Örneğin tasarımcılar – teknoloji guruları değil – bizim WeTransfer akıllı telefon uygulamamızın gelişimine öncülük ettiler. Biz tükenmişliğin önüne geçmek için, ekibin düşünce yapısını zorlayacak ilham verici insanlar işe alıyoruz ve bu tip insanlarla bir araya geliyoruz. Şu an ekipte olmayan 10 tasarımcıdan, WeTransfer ve onun özelliklerine dair bakış açılarıyla ilgili fikir alıyoruz.

Deneyimlerimden gördüm ki, yaratıcı bir çevreyi beslemenin temelini, çalışanlarınızı mutlu ve enerjik tutmak, onlara gerçek bir amaç ve yön duygusu vermek, her bir kişinin işini sanata dönüştürmesini sağlamak ve geliştirmek üzere onları ve kendinizi zorlamak oluşturuyor.

Bir çevre yaratın, herkesi birer taraftar yapın. Sonrasında da fikirlerin havada süzülüşünü izleyin.

Bas Beerens

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Ağustos sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.