Yaratıcılık doğuştan mı? Eğitimle mi?

Bazı araştırmalar, yaratıcılığın kalıtsal olduğunu gösteriyor. Cornell Üniversitesi’nden Prof. Kenneth Heilman,  iki yarım lobdan oluşan beyni birleştiren corpus callosum’un, yaratıcı beyinlerde ortalamadan küçük olduğunu saptıyor. Bu nedenle de yaratıcı insanlar, beyinlerinin iki tarafını da kullanmak zorunda kalıyor. Yani ‘anormal’ diye değerlendirilen bir durumdan güç doğuyor.

Stockholm Karolinska Enstitüsü’nde şizofreni ve bipolar bozukluğu olan hastalar ve kardeşleri üzerinde yapılan bir araştırmada ise, aynı geni taşıyan ve mekanizma olarak aynı tip beyne sahip sağlıklı kardeşlerde daha yaratıcı olma eğilimi saptanıyor. Budapeşte Ulusal Psikiyatri Enstitüsü’nün araştırmasında da bazı genetik yapıların serotonin seviyesinin yükselmesiyle  hafıza ve duyguların ötesinde bir alana girebildiklerini, bunun da yaratıcılığı tetiklediğini iddia ediyor.

Sonuç olarak; yaratıcılığın genetik olduğunu iddia eden tüm araştırmalar, yaratıcı insanlarda beynin normalden farklı çalıştığını gösteriyor. Böylesine anormalliğin -biz özelliğin diyelim- başımızın üzerinde yeri var.

Bir yandan da eğitim ve yaratıcılık konusunda otorite Sir Ken Robinson gibi, her çocuğun özgür,  yaratıcı ve yetenekli doğduğunu, ancak eğitim sisteminin yaratıcılığı yok ettiğini iddia edenler var. İnsanın, özgürlüğün baskılanmadığı ortamlarda, farklı ve özgün fikir üretebileceğini savunuyor. Yanlış anlaşılmasın… Bunları söylerken, Sir Robinson kesinlikle eğitimin önemini reddetmiyor. Tıp, hukuk, mühendislik gibi el üstünde tutulan meslekler ile yaratıcı meslekleri eşitleyen bir eğitim sisteminden bahsediyor. Eğitimin temelinde, yaratıcı olmayı öğretmenin, yaratıcılığı beslemenin önemini vurguluyor.

Gelin… Yaratıcı beyinlerin özgürlüklerini baskılamadan elde edilen iş ve iletişim başarılarını, aklımızda ve kalbimizde iz bırakanları hatırlayalım. Yaratıcılığa hakkını verelim. Yaratıcı insan olmak, yaratıcı işe imza atmak çok değerli. Yaratıcılık nereden gelirse gelsin… Doğuştan mı? Eğitimle mi? Ne önemi var ki!

 

Işıl Arıdağ
İDA Üyesi

Bu yazı Campaign Türkiye Ekim 2014 sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.