Yaratıcılığı dönüştürmenin 48 yolu

MediaCom Chief Transformation Officer’ı Sue Unerman, markaların nasıl ikona dönüştürülebileceği hakkında ipuçları veriyor ve Pot Noodle’dan Moët’e örneklerle destekliyor.

İkonlarla çevriliyiz, hayatlarımızı onların ışığıyla yönlendiriyoruz. Douglas Holt, “How Brands Become Icons” adlı kitabında şöyle yazıyor: “İkonikliğin püf noktası; kişinin veya bir şeyin, toplumun önemli gördüğü bir dizi fikir veya değerin en çekici sembolü olarak görülmesidir.”

James Dean veya Harley-Davidson motosikletleri, 1950’lerdeki ezici Amerikan geleneklerine karşı başkaldırıyı temsil ediyorlardı. Budweiser, gözden kaçan sıradan erkekleri savunan bira oldu. VW Golf, 1980’lerde bağımsız kadın olma konusunda ikoniklik yarattı. Bir marka, bir ikon olduğunda gerçek bir efsane haline gelir.

Holt şöyle açıklıyor: “Marka, bir efsane yarattığında tüketiciler onu tüketmek ve markayla bir ilişki kurmak için ürünü satın alıyorlar.” Bu, herhangi bir marka hakkında yaratıcı olmanın yoludur. Nasıl bir ikon haline gelebileceğini düşünün. Toplumdaki hangi baskıdan kaçışı temsil edebilir? Zamanın ihtiyaç duyduğu ruhu nasıl temsil edebilir?

Yalın gerçeği söylemek, markanın dikkat çekiciliğini değiştirebilir. Pot Noodle’ın reklam kampanyası, kısıtlayıcı yetişkin aile yemeklerinin altüst edilmesiyle ilgiliydi. Daha iyi bildiklerini düşünen otorite figürleri rahatsız etmek için tasarlanmış reklamlara sahipler.

Tutarlı olun. Bazı markalar sonsuz ikonikliği acımasızca sunar. Moët şampanya olmadan kutlama yapmak hiçbir şey ifade etmez. Bir bardak çayla kutlama yapmak aynı şey değil, hiçbir zaman olmadı ve olmayacak. Gerçek sonsuz ikonlar, temel değişime direnir. New York ikonik bir şehirdir, asla değişmez ama sürekli yeniden keşfeder.

Marka ikonlarını yücelten bazı medya seçenekleri vardır. Sinema, film yıldızı simgeleri oluşturmak için icat edilmiş bir araçtır ve bir sinemada gösterilen yaratıcı çalışma, sosyal mecrada gösterilen aynı çalışmadan daha fazla arzu edilebilir.

TV, ikonik reklamcılık için bir kanal olma rolünü sürdürürken, markasını olağanüstü bir reklam panosunda, kelimenin tam anlamıyla ışıklar altında görmeye kim hayran kalmaz?

Markanızı başka bir ikonla eşleştirin. Ortaklıklar ve etkileyici kampanyalar bu açıdan parlak çağrışımlar sağlayabilir yani doğru kullanılan bir dublör de olabilir. 1990’larda Converse Allstars için yaptığım kampanya, reklamları Avrupa’nın en sıra dışı şehirlerinin en sıra dışı kulüplerine yansıtmak hakkındaydı.

Her ikonun yardımcılara ihtiyacı vardır ve onları, bir ikonun pazarlamasında kontrolü kaybetmeden düşünmek çok önemlidir. Markanın nelere yakın olduğuna dikkat edin. En göze çarpan sponsorluk çağrışımları bile niteliği düşüren veya çağrışımı tamamen yitiren reklamların yanında olabilir. 

Her şeyden önce saygılı olun. İkonlar oluşturabilirsiniz fakat bu ikonlar da günü geldiğinde gözden düşebilir. Markanın gerçek yaratıcılığı yerleştirmenin bir yolu olarak nasıl ikonik olabileceğini düşünün ancak yarattığınız ikona saygı gösterin.

Sue Unerman

MediaCom Chief Transformation Officer 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 123. sayısında yayımlanmıştır. 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.