Vira bismillah!

İletişim sektöründeki startup’ların “tam yol ileri” komutundan önce dikkat etmeleri gereken birkaç önemli husus var. “Vira” bu bir denizcilik terimi. Gemilerde süvari tarafından sefere çıkma hazırlıkları tamamlandıktan sonra ve pervaneler dönmeden önce söylenen son komut; “Demir al!” demektir.

Süvari ve ekibi sefere çıkmadan önce bazı bilgilere ihtiyaç duyar: Rota, meteorolojik bilgiler, teknik durum, mürettebat, kumanya gibi. Zira, geminin kat etmesi gereken bir yol ve ulaşması gereken bir liman vardır. Denize de hiçbir zaman güven olmaz. Yola hazırlıksız çıkılırsa, ani patlayan bir fırtına tüm planları alt üst edip gemiyi rotadan çıkartabilir ya da batırabilir.

Hazırlıklar tamamlanınca yavaş ve kontrollü olarak gemiye yol verilip dikkatli manevralarla iskeleden uzaklaşılır. Limandan çıkınca da “tam yol ileri”!

“Start-up” diye adlandırılan iletişim, reklamcılık ve pazarlama sektöründeki “girişimciler”in yaşadıklarını bir geminin seyir öncesi sürecine benzetiyorum. Bu yüzden süvari adaylarına söyleyeceğim bazı şeyler var.

Plan yapın

Rotanızı belirleyin. Ne iş yaparsanız yapın, ilk önce plan yapın. Bunu yapabilmek için matematik ve işletme dehası olmaya, süper muhasebe ya da finans bilgisine gerek yoktur. Ama ticari bilgiye hakim olan potansiyel bir iş sahibinin mutlaka ‘para’ işinden anlaması ya da bu konuda bilenlere danışarak yola çıkması önerilir. İş planının ticari yanı oluşturulurken aynı zamanda eldeki nakit kaynakların mevcudiyeti veya nerelerden karşılanacağının da bilinmesi gerekir. Bu bilgiyle birlikte tahmini “gider” ve “yatırım” harcamaları ve “gelir” kaynakları dikkate alınarak aylar/yıllar itibariyle nakit giriş-çıkış ihtiyaçları tespit edilir ve karşılaşılabilecek kötü sürprizler önceden görülüp önlem alınabilir ya da ortadan kaldırılabilir. Ülkedeki ve dünyadaki ekonomik iklim değişiklikleri belki tahmin edilemeyebilir ama iş kurarken karşılaşılabilecek potansiyel nakit ihtiyaç fırtınalarını öngörebilmek mümkündür. Gireceğiniz iş dünyasındaki meteorolojik olayları okumayı iyi öğrenmelisiniz.

İş planı yaparken sorulacak sorular ve ortaya çıkan gerçekler size aynı zamanda ulaşılmak istenen hedef için “doğru” yolun seçilip seçilmediğini de gösterir. Zira belki de bazı şeyleri birileri sizden önce düşünmüş olabilir. Steve Jobs’un “Bizim amacımız henüz sayfaya yazılmamış olanları okumaktır” sözü ne demek istediğimi çok net anlatıyor.

Gemilerde adam fazlası ve gereksiz kumanya yoktur.

Bu konuda kültür olarak biraz sıralama sıkıntısı içinde olduğumuzu düşünüyorum. Gözlemlediğim bazı örneklerde, pahalı mobilyalarla döşenerek kiralanmış ofisler, ihtiyacın üzerinde işe alınan yeteneklere yapılan ödemeler, plansızca yapılan harcamalar birçok iş sahibini kendi elleriyle işlerini sonradan küçültmek ya da kilit vurmak zorunda bırakmıştır.

Eldeki para, hele bir de limitliyse, “öncelikli” ihtiyaçlara harcanmalıdır. Bunun için planınızı yaparken kuracağınız iş için “olmazsa olmazlar” belirlenmelidir.

Yalnız mı, ortaklı mı?

Bir gemide kaç süvari olur? Elbette bir tane vardır. Ama birden fazla kaptan olur ki seyir esnasında vardiyalı çalışılır.

Doğru iş ortağı, çalışanlar tarafından rahatlıkla yapılamayacak olan şeyi yapabilir: “Sizi eleştirebilir” ki bu durum yapım aşamasında olan şirketinizin sizin tarafınızdan dikte edilecek, belki de hatalı kararların gözden geçirilmesi için oldukça önemlidir.

Siz burada işinizin büyüklüğüne göre karar vermelisiniz. Ama unutulmamalıdır ki kurucu ortakları bir yap-bozun parçaları gibi birbirini bulan organizasyonlar başarıya doğru rotasını çizer. Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin gibi.

Mali konularda prensipler

Süvari kurallara uyarsa tüm mürettebat da uyar.

Mali konuların (muhasebe, vergi, finans) çerçevesi kanunlarla çizilmiş, çoğu zaman uygulama esasları da belirlenmiştir. Bu nedenle istisnasız işin en başında “iş sahibi” olarak bu prensiplerin uygulanması yönünde gösterilecek irade sizin ileride konsantrasyonunuzu asıl işinizden uzaklaştıracak sıkıntıları da engeller.

Bu saydıklarımın yanı sıra “start up”ların ihtiyacı olan bir diğer şey de “azim”dir. Unutmayalım ki Hemingway’in Santiago’su da denizde geçen 87 fırtınalı günün sonunda büyük balığı yakalamıştı.

Murat Çolakoğlu

PwC Türkiye Şirket Ortağı

Eğlence ve Medya Sektör Lideri

——————————————————————————

Murat Çolakoğlu kimdir?
1993 senesinde İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olan Murat Çolakoğlu, öğrenimine devam ederken çalıştığı Dünya Gazetesi’nden sonra profesyonel iş hayatına 1 Ağustos 1993′de PwC Türkiye’de başladı. Çalışma hayatı boyunca PwC’de çeşitli seviyelerde sorumluluklar aldıktan sonra 2006 senesinde Şirket ortaklığına kabul edildi. Halen bu görevine devam etmekte olan Çolakoğlu, yerli ve yabancı şirketlere ve yatırımcılara vergi danışmanlığı yapmaktadır. Uzmanlık alanı Eğlence ve Medya Sektörü ve yanısıra Enerji Sektörüdür.

 

[arrowlist]

  • Bu yazı Campaign Türkiye’nin Haziran sayısında yayınlanmıştır.

[/arrowlist]

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.