“Video”

Son 20 yıl içerisinde videonun tanımı ve yapısı çok değişti. Eskiden pazarlama sektöründe video dendiğinde akla televizyona verilen reklamlar geliyordu. Bugün ise videoyu tek bir tanımla sınırlayamıyoruz; zira hayatımızda sadece televizyon değil, mobil, tablet ve masaüstü bilgisayarlar ve videonun değişik formatları var (GIF’ler, 360 ve canlı videolar gibi).

İstediğimiz an, istediğimiz yerde video izleme imkanı sağlayarak mobil, hayatımızdaki yerini video konusunda da öncelikli olarak alıyor. Yaptığımız bir medya davranışları araştırması sonucunda görüyoruz ki insanların %85’i evde, %29’u yolda, %45’i ise restoran, spor salonu gibi kamusal alanlarda Facebook’ta video izliyor. Mobil üzerinden günde 1 saatten fazla video izlediğini söyleyenlerin oranı Brezilya’da %81, Meksika’da %77, Endonezya’da %76, Hindistan’da %75 gibi olağanüstü seviyelere ulaşmış durumda.

Markalar da dünyadaki bu yeni eğilimin, mobil ve dijital videoların giderek artan öneminin farkındalar. IAB’nin 2018 Video Reklam Harcamaları Araştırması raporu 2017 yılında reklam verenlerin dijital bütçelerinin %55’inin videoya ayrıldığını gösteriyor. Bu oranın 2018’de %59’a ulaşması bekleniyor.

Bireysel bir kullanıcı olarak bu durumu değerlendirdiğimde, daha fazla seçeneğe sahip olabilmek ve her an, her yerde video izleme özgürlüğünü yaşayabilmek bana keyif veriyor. Sektör açısından değerlendirdiğimde, bu yeni gelişmeler ve çoklu iletişim kanalları günümüz dünyasında pazarlama kararları almayı daha da karmaşık bir hale getiriyor. Sonuç olarak, iyi bir video kampanyasının anahtarı, her bir kanalın ihtiyacını ve tüketicilerin bu kanallardaki farklı beklentilerini göz önünde bulundurmaktan geçiyor.

Derya Matraş
Facebook Türkiye Ülke Direktörü

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 78. sayısında yayımlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.