“Üretimin değerini anladık”

Bu ay kapak tasarımımızı yapan İllüstratör Sezen Tunca ile biraz pandemi sürecindeki tüketim alışkanlıklarımızdan bolca da tasarımdan konuştuk.

Marmara Üniversitesi Grafik Tasarımı Bölümü’nden mezun olan Sezen Tunca, tasarımcı bir aileden geliyor. Çocukluğunu etrafında sanatçı ve tasarımcılarla geçiren Tunca’nın ilgisinin ve yeteneğinin bu alanda olması pek de şaşırtıcı olmuyor haliyle. Kendisiyle ilk defa üç yıl önce Jr. için tanışmıştık. Yine Jr.’ın kapak tasarımı ellerinden çıkmış, kendi tarzını başarıyla yansıtmıştı. Üç yıl sonra yeniden bir araya geldiğimizde yepyeni deneyimler edinen Sezen Tunca ile konuştuk.

Campaign Türkiye 2017’de de Jr dergimiz için ufak bir röportajınız ve kapak tasarımınız yer almıştı. O zamandan bu zamana neler değişti hayatınızda?
Sezen Tunca O zamanlar daha çok signage (yönlendirme ve tabela işleri diyebiliriz) ve marka tasarımı üstüne yoğunlaşıyordum. 3 sene geçmiş ve şimdi illüstratör kimliğim daha ön plana geçmeye başladı. Daha çok hobi olarak gördüğüm bir alanı şimdi iş olarak görmeye başladım.

Campaign Türkiye Ailecek güzel sanatlar mezunusunuz, bu durumun sizin için avantajları ya da -belki de zaman zaman olduysa- dezavantajları oldu mu?
Sezen Tunca Dezavantajından bahsedersek; belki de illüstrasyonu hobi olarak görmem bunun maddi anlamda bana geri dönüşünün olmayacağına şartlandırılmış olmam olabilir. Babamın estetiğe, sanata saygısı olsa da işlevsellik ve yenilik çok daha ön plandadır, annem için ise estetik olmayan bir şeyin varlığı rahatsız edici olabilir. Son bahsettiğim sanırım avantaj, iki yönden de bir şeyler kaptığımı düşünüyorum. Yaptığım her işi aileme gösterip fikirlerini alırım.

Campaign Türkiye Bir tarafta dergiler için illüstrasyonlar hazırlıyorsunuz bir tarafta da Seyyare gibi butik işletmeler için tasarımlar yapıyorsunuz. Peki sizin en çok keyif aldığınız kısım hangisi?
Sezen Tunca Benim en keyif aldığım kısım çalıştığım kişilerin bana güvenip işi bana bırakıyor olmaları. Böylece daha rahat oynayıp daha akışkan fikirlere sahip olabiliyorum. Seyyare benim ilk cam işimdi. Teknik olarak hiç bir bilgiye sahip olmamama rağmen dükkanın sahibi Pelin cesaretlendirmiş ve de işi bana bırakmıştı. Farklı alanlarda oynamayı seviyorum. Üst üste aynı işleri yapmaktansa beni heyecanlandıracak daha önce yapmadığım bir şeyleri denemeyi seviyorum.

Campaign Türkiye Bugüne dek yaptığınız işler arasında sizin için en önemli olanlar hangileri?
Sezen Tunca İşlerimi birbirinden ayıramam tabii ama ilkler önemli diyebilirim. 3 sene önce Campaign Jr. dergisine kapak yapmak önemliydi, aynı şekilde ilk cam işim Seyyare de önemlidir. İlk yaptığım logoyu da hala çok seviyorum, bir inşaat firmasına yapmıştım.

Campaign Türkiye Sosyal medya ile pek çok tasarımcı işlerini sergilemeye ve çok daha geniş kitlelere ulaşır oldu. Siz sosyal medyayı ne kadar aktif kullanıyorsunuz ve işinize bir katkısı olduğunu düşünüyor musunuz?
Sezen Tunca Kesinlikle çok katkısı olduğunu düşünüyorum ama ben bu konuda pasif duruyorum sanırım. Tasarım süreci bir yana bunu sergilemek bir yana, yarı yarıya başarı getirdiğini düşünüyorum. Sosyal medya yüzümüz gibi artık ama ben makyaj yapmaya biraz üşeniyorum. 🙂 Geliştirmem gereken bir uğraş, emek istiyor.

Campaign Türkiye Mesleğinizin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sezen Tunca Bir gün yer yerinden oynasa, dünyada bir virüs salgını olsa (!) da bir ucundan iş başa düşüyor bu meslekte. Çok esnek bir meslek bu, her duruma ayak uydurulabilir diye düşünüyorum. Karantina sürecinde podcast illüstrasyonları hazırladım, moda çekimi yapamayan dergilere moda çekimi gibi illüstrasyonlar çalıştık, stüdyo çekimi yapamayan firmalar için evde çekim yaptık. Belki bir şeyler eskiyip yok olacak ama mutlaka başka bir şeye dönüşecek.

Campaign Türkiye İlham aldığınız isimler var mı?
Sezen Tunca Slim Aarons. Kitabı masamda duruyor ve fotoğrafları en büyük ilham kaynağım. Hem işinde başarılı hem de yüzünden gülümsemesi eksik olmayan insanları merak ediyorum, bana ilham verenler onlar.

Campaign Türkiye Peki ya hayalinizden bahsedin desek…
Sezen Tunca Şu sıralar en büyük hayalim kendi markamı hayata geçirmek.

Campaign Türkiye Son olarak, bu ayki kapak tasarımımız sizin elinizden çıktı. Nasıl bir hazırlık yaptınız? Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?
Sezen Tunca Pandemi süresince içerik üretimi ve de hızlıca tüketimi… Şimdi 2 aydır evdeyiz ve de alıştık ama ilk iki hafta herkesin bu durumla nasıl baş edeceğini öğrenmeye çalışması çok çılgıncaydı. Zoom toplantıları, podcastler, evde her türlü ekmek yapımını öğrenmek, yeni hobiler edinmek, evde spora başlamak, belki de daha önce yapmadığımız birçok şeyi denemeye fırsatımız oldu. Tabii bunlar bir aşının bulunmasıyla geçer mi diye düşündüm. Sabun köpüğü gibi geçici hobilerimiz mi? Puf diye bir anda gerçek dünyaya düşünce ne yapacağız? Ben evden çalışıyorum ve benim için çok değişen bir şey olmadı fakat maddi gücünü dışarıdaki hayattan alan bireylerin hızlıca yeni fikirler, yeni projeler üretmesi beni çok heyecanlandırdı. Umarım bu bir farkındalık da yaratır. Birçok kişinin ofise gitmesinin gerekli olmadığını, trafikte saatler geçirmenin gerek olmadığını görmesi bana bir “oh” dedirtti. Tüketim alışkanlıklarımızla yüzleştik ve üretimin değerinin daha çok farkına vardık.

 

Bu yazı, ilk olarak Campaign Türkiye 99. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.