UM Türkiye’de yönetim değişikliği

UM Türkiye, bundan böyle iki genel müdürden oluşan yeni yönetim ekibiyle yoluna devam edecek. Bu yeni yapılanmayla ilgili ayrıntıları Global Başkan George Saliaris – Fasseas’tan dinledik.

UM Türkiye, yönetim katında tam anlamıyla bir yenilenme yaşadı. Yönetici ortak olarak görev yapmakta olan Doğan Albayrak, Genel Müdürlüğe terfi ederken, medya kariyerine 1999 yılında UM’de başlamış olan Canan Sanalan da tekrar UM’e geri dönerek ajansın “new business” ve dijital operasyonlarından sorumlu Eş Genel Müdürü oldu.
Türkiye’nin ilk medya ajansındaki bu yeni değişikliklerle ilgili ayrıntıları ve nedenini, son gelişmeler nedeniyle artık her hafta Türkiye’ye geldiğini ve bundan da çok mutlu olduğunu belirten IPG Mediabrands Güney Batı Avrupa Bölgesi Başkanı George Saliaris – Fasseas’tan öğrendik. Fasseas’ın verdiği bilgilere göre, dijital alana daha çok yoğunlaşacak olan ajansta ileride kreatif isimlerin de yer alması mümkün görünüyor.

Kamer Yılmaz Son dönemde gerçekleştirdiğiniz yapısal değişikliklerin sebebi nedir? Bu değişiklikler müşterilerinizi nasıl etkileyecek?

George Saliaris – Fasseas Geçtiğimiz Haziran ayında büyük bir müşterimiz olan Koç Holding’i kaybettik. Daha sonra CEO’muz ayrıldı. Dolayısıyla pek çok değişiklik oldu. Biz de şirketin yapısında büyük bir yeniliğe gittik. Sayı olarak büyük bir değişiklik olmadı, çünkü öncesinde olduğu gibi aynı sayıda insan çalışıyor ama işimizi daha iyi yapmak için neler yapabiliriz diye düşündük ve sıfırdan başladık. Geçtiğimiz hafta yönetim kurulunu tamamladık. Uzun yıllardır burada olan Doğan Albayrak terfi etti ve eski UM çalışanı Canan Sanalan da yeniden aramıza katıldı. Tabii buna şaşırmamak lazım çünkü Türkiye’deki tüm medya profesyonelleri eski UM çalışanı.

Didem Öner Bu isimlerle birlikte 11 yeni isim daha UM bünyesine katıldı değil mi?

George Saliaris – Fasseas Evet; yeni bir takım kurmak üzere yeni bir direktör, dijitaldeki büyüme sonucunda kurulda yeni dijitalden sorumlu isimler var. Ayrıca dijital alanda daha iyi hedefleme yapabilmek için data platformuna da yeni bir yatırım yaptık.
Birkaç kreatif de bize katılabilir. Yaratıcılık medyada da var artık ve madem öyle, neden bunun kaynağını medyaya da getirmeyelim? Herkes bunun hakkında konuşuyor ama kimse yapmıyor. Yatırım yapmak gerek, pek kimse bunu yapmıyor burada. İki sene içerisinde sadece iletişim ajansları olacağına inanıyorum, Türkiye’de beş yılı bulabilir.

Didem Öner Peki bu değişimlerden sonra beklentileriniz nasıl? 2016’nın UM Türkiye için nasıl geçmesini bekliyorsunuz?

George Saliaris – Fasseas 2016, Türkiye açısından çok ilginç geçiyor. Biz Türkiye’deki ilk medya ajansıyız. Müşterilerimiz mutlu. Ekibimiz harika. Her şey normal ilerliyor. Şimdi önümüzdeki iki hafta boyunca sekiz yeni müşteriyle yeni işler için toplantılarımız olacak. Umuyoruz ki içlerinden bazıları bizim yeni müşterilerimiz olacaklar. Tabii öncelikli olan; hep var olan müşterilerimiz.
Biz piyasadaki en sessiz medya ajansıyız, çok fazla konuşmuyoruz. Ama şimdi, bugün burada gerçekleştirdiğimiz röportajda olduğu gibi biraz dışarıya da odaklanmaya başladık.

Didem Öner Adweek UM’i global olarak kazandığı 130 yeni işle 2016’nın ajansı seçti. Türkiye’yi UM’in globaldeki performanslarıyla karşılaştırırsanız neler söylersiniz?

George Saliaris – Fasseas Süreçler, araçlar ve iş yapış şeklimiz ABD metodoloji ve araçlarına göre şekilleniyor. Tüm bunları ajanslara uyguluyoruz. Ama diğer pazarlardan da iyi örnekleri alıyoruz. Örneğin üç hafta önce beş kişiyi Malezya’ya gönderdik. Çünkü Recma verilerine göre Malezya’daki UM ajansı globaldeki en iyi ajans. Oradaki uygulamalar da ABD’dense Türkiye’ye daha yakın. Medya kararları ve satın almaları yapmak için sosyal medya ve datayı çok iyi kullanıyorlar. Orada beş kişi birkaç gün boyunca neyi iyi yaptıklarını gözlemlediler. Şimdi Malezya’da yapılan iyi işleri buraya da uyarlamak için projeler söz konusu. İki gün önce Dubai Lynx Ödülleri’nde UM Orta Doğu, o bölgede yılın ajansı seçildi. Yani tüm dünyadan iyi uygulamalara sahibiz ve onlardan ilham almaya, iyi uygulamaları Türkiye’ye getirmeye çalışıyoruz.
Medya dünyası sürekli değiştiği için sürekli öğrenmemiz gerekiyor. Buradaki çoğu ajansın çok geleneksel kaldığını görüyorum. Şimdi herkes dijitalden, programatikten konuşuyor, biz ise yapıyoruz.

Kamer Yılmaz Programatik, sanal gerçeklik gibi son dönemde iyice parlayan bu teknolojilerin bizim pazarımıza uygulanabileceğini düşünüyor musunuz?

George Saliaris – Fasseas İnsanlar eskiden beri belli bir şekilde çalışmaya alışkınlar ve kimse değişmiyor. Ama içlerinden bazıları ilk adımı atıyorlar ve sonra pazar da onları takip edecektir. Türkiye’de programatik çözümlerimizle ilgili çok iyi sonuçlar alıyoruz. Müşterilerimiz daha iyi hedeflemeye ulaşıyorlar, bu yüzden giderek daha çok uyguluyoruz. Harcamaların yüzde 20’si programatiğe gidiyor diyebiliriz.

Didem Öner Start-up projeniz UM RUUM da var…

George Saliaris – Fasseas Şimdi bize katılmış iki start up var. Burada insanlara ücretsiz yer ve müşterilerilerimizle fikirlere ulaşma fırsatı veriyoruz. Hayallerinin gerçekleşmesini, start-up’larının çalışmasını sağlamak istiyoruz.
Bu proje tamamen buraya Türkiye’ye özgü, IPG’nin bir markası ya da aracı değil. Adını, logoyu, süreci hepsini biz yürüttük, yürütüyoruz. Benim kişisel olarak start-up’lara bir ilgim var.
O enerjiyi seviyorum. Google’dan ayrıldıktan sonra start-up’lara yatırım yapıyordum. Burada da hem bizim hem müşterilerimizin böyle bir çevreye yakın olması çok iyi olacak. Silikon Vadisi’ni Levent’e getirdik.

Didem Öner İnkübasyon merkezi gibi mi?

George Saliaris – Fasseas Tam olarak inkübasyon merkezi değil, sadece yer ve mentorluk sağlıyoruz, yatırım yapmıyoruz, hızlandırıcı bir rolümüz de yok. Burada onları misafir ediyoruz. Altyapılarını kuruyorlar ve fikirleri varsa müşterilerimizle bağlantı kurmalarını sağlıyoruz. Biri, küçük şirketler için sosyal medya takibi yapan Pointro. Onlara yardım ediyor ve global olarak başarılı olmalarını umuyoruz.

Didem Öner Sizin için avantajları nedir?

George Saliaris – Fasseas Start-up’lara ve yeni teknolojilere yakın oluyoruz, nasıl çalıştıklarını görüyoruz. Hepsinden önemlisi ülkeye biraz katkıda bulunmuş oluyoruz. Yeni fikirlerle, yeni teknolojileri markalarla buluşturan bir ekosistem oluşturmak istiyoruz.

Didem Öner Bunu başka ülkelerde de uygulamayı düşünüyor musunuz?

George Saliaris – Fasseas Evet, Avrupa’da birkaç ülkeye olabilir tabii çünkü fikir çok iyi.

 

“Değişim, müşterilerimize olumlu yansıdı”

(Doğan Albayrak – UM Türkiye Genel Müdürü, Canan Sanalan – UM Türkiye Genel Müdürü)

Türkiye çok genç ve dinamik bir ülke. İçinde bulunduğumuz sektör ise çok daha hareketli ve devretmek işimizin parçası. UM, kurumsal yapısı en sağlam, şirket ruhu ve kültürü olan ve bunu yıllar içinde asla kaybetmemiş tek ve ilk medya ajansıdır. Bu nedenle geçmişte olan değişiklikler bizi negatif yönde etkilemediği gibi, gelecekte olacaklar da etkilemeyecektir. İkimiz de kariyerimize UM’de başladık yıllar önce ve bugün yeni yöneticiler olarak şirket bize emanet edildi. Buradan pay biçecek olursanız, çalışana ve üretene verilen değer, yatırım ve gelecek planlaması konusunda benzeri az görülür bir şirket yapısını görebilirsiniz. Bu nedenle değişimler her zaman daha yenilikçi fırsatları beraberinde getirir.
Müşterilerimize yansıması ise oldukça olumlu çünkü UM’de ekip arkadaşlarımız konularında uzman, her türlü yetkinliğe sahip, analitik ve aynı zamanda sosyal ilişkileri güçlü kişiler. Junior oranımız stajyerlerle sınırlı. Bu da müsterilerimiz tarafından tam not almamıza ve başarılı işler yapmamıza, bol bol ödüller almamıza yarıyor.
Önümüzdeki dönem, Türkiye’nin içinde bulunduğu kritik dönemi de düşünecek olursak, biraz zorlu geçecek gibi görünüyor. UM olarak bu zorlukları öngörebiliyoruz ve herhangi bir riskimiz yok. Aksine globalde yapılan yatırımların yansımaları ile oldukça etkili olacağımız bir döneme girdik. Önceliğimiz yeni iş projelerine ağırlık vermek ve portföyümüzü prestijli markalarla büyütmek. Dijitalle ilgili geçen yıl başlayan ve bu yıl sonuçlarını aldığımız bir sistemimiz var ve bununla dünya ile paralel ve oldukça efektif sonuçlar elde etmekteyiz. Dijital medya kullanımı konusunda önümüzdeki dönem lansmanını yapacağımız yeni bir markamız da yolda. Bunların yanı sıra kreatif medya kullanımı konusunda grup ajanslarımızla daha yakın bir çalışma süreci başlattık ve insan kaynağı konusunda yatırım yapmaktayız. Yurt dışı eğitimleri ve dünya trendlerinin hızlı paylaşımı konusunda ise uluslararası bir ajans olmamızın ve dünya çapında 140’a yakın ofisimizin olmasının faydalarını görüyoruz.


*Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Nisan 2016 sayısında yayınlanmıştır.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.