Ulaş Bozan: “AI yaratıcılığı bitirecek mi sorusuna sektör olarak cevap arıyoruz.”

People Initiative Head of Comms Design & Content Ulaş Bozan, Cannes Lions 2018 deneyimini anlattı.

Cannes Lions Yaratıcılık Festivali, yıl boyunca izlediğimiz içeriklerin tamamını sıkıştırılmış olarak paylaşması açısından verimli bir ortam. Sektörde anlık durum sorgulaması ve geleceğin irdelenmesi açısından, ufkumuzu açmakta da önemli yer tutuyor.

Cannes Lions’ın son birkaç yılını ve bu yılı birlikte değerlendirdiğimde, tarihe tanıklık etmenin, hatta parçası olmanın heyecanını yaşıyorum. Çünkü sektör, son yıllar içerisinde belki bizim de başrollerini oynadığımız bir film üçlemesi şeklinde ilerliyor.

Bir sektör üçlemesi: Disruption, transformation, natural selection

Geçtiğimiz yıllarda üçlemenin ilk filmi olan “Disruption”ı izledik. Film içerisinde büyük datayı anlamlandırabilme, akıllı cihazların tüketim davranışları üzerine etkileri, kişiselleştirmenin incelikleri, içeriğin önlenemez yükselişi, duygusal bağ kurmada tüketici kavramının “insan” kavramı ile yer değiştirmesi yer alıyordu.

Bu sene festivalde üçlemenin ikinci filmi olan “Transformation” yayındaydı. Lumiere ve Debussy’nin yanı sıra The Forum’da ve Innovation Stage’de konuşmacılar, konuşmalarının büyük bir bölümünde sürekli olarak dönüşümden bahsettiler.

Dönüşümü tetikleyecek ana konu Artificial Intelligence sektörün tüm bileşenleri tarafından derinlemesine analiz ediliyor. “AI yaratıcılığı ve yaratıcı dünyayı bitirecek mi?” sorusuna sektör olarak cevap arıyoruz. Üretkenliğin nasıl daha verimli olabileceği üzerine tartışıyoruz. İnovasyonun ve teknolojinin markalar aracılığı ile insanların yaşamına nasıl değer katacağını sorguluyoruz. İnsanlarla bağ kurmada şeffaflığın önemini belirtiyoruz. Gerçek dönüşümü hayata geçirebilmek içinse kurumlar içerisinde çeşitlilik ve cinsiyet eşitliği sağlanmasının zorunluluk olduğunu konusunun altını çiziyoruz. Bu arada “sound”un yükselen gücünü de zihnimizin bir köşesine iliştiriyoruz.

Önümüzdeki senelerde üçlemenin son filmi olan “Natural Selection”ı izliyor olacağız. Sahnede yer alacak konuşmacılar bu seneki konuya nasıl ayak uydurarak hayatta kaldıklarını anlatacaklar.

Bu noktada yapılacaklar listesinin en başına “dönüşüme ayak uydur” maddesini ekleyerek yurda döndük.

“Keşke ben yapsaydım”

STK’lar veya markaların gerçekleştirdiği tüm sosyal sorumluluk işlerinde keşke ben yapsaydım ya da bir parçası olsaydım diyorum. Çünkü iletişim, günümüzde bu dünyayı değiştirebilecek en önemli araç konumunda. Türkiye’de de bu tarz işlere imza atılıyor olsa da hâlâ samimiyet bazında fersah fersah uzak olduğumuzu eklemeden geçemeyeceğim.

Bunun yanı sıra inovasyonun bu kadar merkezde olduğu bir dünyada Samsung’un yeni nesil sponsorluk işi olan “Smart Suit” projesi ve AI tabanlı “The Canceller” projesi keşke dedirten işler arasında yerini aldı.

 

Ulaş Bozan: “AI yaratıcılığı bitirecek mi sorusuna sektör olarak cevap arıyoruz.”yazısı ilk kez Campaign Türkiye’nin 79. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.