Twitter’da aşkın kanunu…

Çiftler ve markalar, Sevgililer Günü’nde yapacakları sürprizlere hazırlanırken Gonzo Insight, Twitter’da bu “aşk meşk meselelerinin” nasıl konuşulduğunu Campaign için araştırdı.

Aşkın zirve yaptığı günlerden biri olarak Sevgililer Günü’nü biliriz. Herkes için tatlı bir telaş başlar. Markaların işinin oldukça zor olduğu bir gün. Fırsatlar, kampanyalar, sürprizler, hediyeler, aşk mesajları, “tatlı iletişim numaraları” için nefis bir gün. Peki Twitter’da aşk meselesi hangi dönemlerde daha çok konuşuluyor, şubat ayı gerçekten aşkın ayı mı?

Öncelikli olarak dikkat çeken tablo, bir yıl boyunca yazılan tweet’ler içinde “aşk” ve “sevgili” kelimelerinin en çok ifade edildiği dönemleri kapsıyor. “Sevgililer Günü” gibi herkesin “sosyal medya diyaloğunu” körüklediği bir dönemde bu kelimelerin şubat ayında patlama yapacağı beklentisine karşın, doğanın kanunlarının aşk konusunda daha etkili olduğu görülüyor. Aşk, şubat ayında değil, bahar aylarında Twitter kullanıcılarını daha çok konuşturuyor.

Tablodaki tweet sayılarından da görüldüğü üzere, Sevgililer Günü’nü kapsayan şubat ayı, Twitter’da aşk kelimesinin en az kullanıldığı dilim olarak göze çarpıyor. “Sevgili” kelimesinin geçtiği dönemlere bakıldığında şubat ayı biraz daha öne çıksa da bahar ve yaz aylarının aşk ve ilişkilerle ilgili konuşmaların daha yoğun yaşandığı zamanlar olarak kabul edilmesi gerekiyor.

Türkiye’nin ana akımı aşk

Her nasıl olursa olsun, toplum olarak esas meselelerimizin başında aşk ve ilişkiler geliyor. Toplam mesaj sayılarına bakıldığında bir yıl içinde “aşk” kelimesinin 24.504.836, “sevgili” kelimesinin ise 14.077.611 Türkçe tweet içerisinde yer alması önemli bir konu. Birçoğumuzun aklında “Twitter daha çok siyasi gündemle ilgili kullanılan bir mecra” inancını sarsacak bir hacimden söz ediyoruz.

Peki Türkiye’deki bu aşk konuşmalarının yükselmesindeki en büyük etki kime ve neye ait diye düşündüğümüzde karşımıza nasıl bir tablo çıkıyor?

Aşkı dizilerde yaşıyoruz

Aşkla ilgili mesajlara dikkatli bir gözle baktığımız zaman, bu kadar yoğun aşk diyaloğunu insanlara yaptıran temel faktörün televizyon dizileri olduğunu görüyoruz. Zira içinde “aşk” kelimesinin geçtiği tüm tweet’ler içinde en çok kullanılan hashtag’lere bakıldığında ilk 5 sıra içinde 4 dizi hashtag’inin olduğunu görüyoruz. İşte “aşklı tweet’lerin unutulmaz hashtag’lerinde” ilk 5 listesi:

#karaparaaşk     236.030

#aşkyeniden        133.895

#aşkdediğin         112.550

#kirazmevsimi   102.460

#kiralıkaşk          85.302

Not: Twitter’daki son 1 yıllık veri havuzunu kapsar.

Tabii aşkın tek zemini televizyon dizileri de değil. Taraftarlık duygusunun da aşkla yakın bir ilişkisi var. Özellikle maç günlerinde aşkı kabaran taraftarlar klavyelerinin başına geçip, tuttukları takımla ilgili tutkulu mesajları takipçileriyle paylaşıyor. İşte 3 Büyükler’in, son 1 yıl içinde “aşk” kelimesiyle birlikte anıldığı tweet sayıları şu şekilde karşımıza çıkıyor:

Fenerbahçe         280.321

Beşiktaş                204.627

Galatasaray        161.254

Bu verilerden yola çıkarak şunu söylemek mümkün: Türkiye aşkı kitle iletişim araçlarının tetiklemesi ya da büyük bir aidiyet duygusuyla birlikte ifade etmekte kolaylık yaşıyor. Dizi karakterlerinin yaşadığı aşk, sosyal medyada içerik oluşturmak için önemli bir “tetikleyici” olarak göze çarpıyor.

İşin taraftarlık boyutuna gelindiğinde bu yüksek konuşma hacimlerindeki en büyük etken, tribünlerde hep bir ağızdan söylenen tezahüratlarda geçen “aşk” kelimesi. Birçok taraftar şarkısında taraftarı olunan kulüp sevgili yerine konarak tribün besteleri yapılıyor. Bu şarkıların sözleri maç günleri taraftarların klavyesinde alıntılara dönüşerek toplam konuşma hacimleri içine yerleşiyor.

Peki bireysel olarak aşkla ilgili neler konuşuyoruz? Çalışmayı birkaç neşeli notla tamamlayalım.

Kimse “Ayrıldım” demiyor

Son bir yıl içinde aşık olduğunu söyleyen tekil kullanıcı sayısı 712.120 kişiden oluşurken, sevgilisinden ayrıldığını söyleyen kullanıcı sayısı sadece 17.341’de kalıyor.

İnsanlar, sevgilisinin olmadığını, yalnız olduğunu ya da sevgilisinin olmasını istediğini, büyük bir sosyal ağda rahat rahat söylerken, ayrıldığını ya da “kimse beni sevmiyor” hissini aktarmakta daha çekingen davranıyor.

Sözün özü şu: Sevmek ve sevilmek hepimizin meselesi. Zira milyonlarca insan, milyonlarca mesajla bu güçlü duyguları sosyal mecralardan birbirlerine aktarıyor. Devir dijitalleşse de duygular ve bu duyguları belli etme biçimleri değişmiyor. Sadece aşkın mecrası genişliyor.

 

Bu yazı Campaign Türkiye Şubat 2016 sayısında yer almaktadır.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.