Toplumsal cinsiyet kalıpları yıkılıyor

Kadınların sadece ev işleri, çocuk bakımı ve öğretmenlikle yetindiği, erkeklerin asla ağlamayıp eve ekmek getirmekle yükümlü olduğu dönemlerin sonuna geldik. Cam tavan ve cam duvarlar, hepimizin ortak çabalarıyla çatırdamaya başladı.

Toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine çalışmalar son yıllarda hız kazandı. 2010’dan önce %25’i bile bulmayan kadın istihdam oranı 2016 itibarıyla, işsizlik arttığı halde %32’nin üzerine çıktı. Yönetici pozisyonundaki kadın oranı pek ilerleme kaydedemese de %16.7’ye yükseldi. Pek çok kurum kız çocuklarını eğitim, kadınları istihdam alanında destekliyor. Yıllarca evin yegane direği olarak konumlandırılmış, omuzlarına yüklenen sorumluluklar nedeniyle çocuklarıyla bile doğru düzgün yakınlık kuramamış erkekler yavaş yavaş duygusal yüzlerini göstermeye başladılar. Bazı kurumlar LGBT+ üzerine de projeler geliştirmeye başladı, yaygın olmasa da bu konuda iletişim çalışmalarına rastlıyoruz.

Dünyanın en makul şeyini yapmayı, insanı sadece insan olarak görmeyi nesillerdir başaramadık. Bu ayıbı ortadan kaldırmanın yolu normları değiştirmekten geçiyor.

Yine de ön yargılarımızdan tamamen arındığımız günler henüz gelmiş değil. Bir kadın olarak, henüz kendimize ait bir oda edinememiş gibiyiz çünkü kariyer masasından kalktığımızda evde bizi kurulup toplanacak bir masa daha bekliyor. Erkekler hâlâ işi gücü bırakıp hayallerinin peşinden koşacağı veya eşi çalışırken çocuk büyüteceği bir özgürlüğü yakalayamadı. LGBT+ karşımıza kitlesel iletişim araçlarının komedi ya da dram unsuru olarak çıkmaktan kurtulamadı. Dünyanın en makul şeyini yapmayı, insanı sadece insan olarak görmeyi nesillerdir başaramadık. Bu ayıbı ortadan kaldırmanın yolu sadece “Bunu yap, bunu yapma” düzeninde verilecek eğitimden değil, örnek alınacak karakterleri görünür kılmaktan, normları değiştirmekten geçiyor.

Türkiye’nin en büyük reklamverenlerinden biri olan Koç Holding, “Ülkem İçin” projesi kapsamında 2015’ten beri toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen çalışmalar yapıyor. “Koç Topluluğu olarak hedefimiz, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin nedenleri ve sonuçlarına dair kamuoyunda farkındalık yaratmak ve bütüncül bir yaklaşımla iş kültüründe ve sosyal hayatta daha eşitlikçi bir yaklaşım geliştirerek rol model olmaktır” diyen kurum, kendi çalışanları, bayileri ve tedarikçilerinden başlayarak çok daha büyük bir değişimin fitilini ateşledi. TÜSİAD’la ve akademisyenlerle iş birliği yaparak Türkiye’nin en yüksek reytingli dizilerini incelemeye aldı, kemikleşmiş kalıpları yıkmak için harekete geçti.

Bu ayın kapak konusunda Koç Holding’in çalışmalarını merkeze alarak mevcut durumumuzu ve geleceğimizi masaya yatırdık. Pek çok boyutu olan bu problemle ilgili görüşleri ve çözüm önerilerini farklı sektörlerden ve disiplinlerden uzmanlarla birlikte inceledik. Aynı zamanda, gelecekte hayata geçirmeyi planladığımız çalışmaların da temelini atmış bulunduk. Okuyacaklarınızın size de ilham ve umut vermesini dileriz.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 78. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.