Televizyon her zaman hayatımızda olacak

Spor içeriğinde dünyanın ilk 5 markasından biri olan Saran Holding, S Sport’la televizyon ekranlarına hızlı bir giriş yaptı.

Tüm yatırımcıların ve şirketlerin piyasaların belirsizliğinden şikayetçi olduğu bir dönemi hayali için fırsata dönüştüren, televizyon kanallarının platformlarda yer almak için ödeme yaptığı modeli “içerik sağlayıcı” rolüyle tersine çeviren S Sport, bünyesinde daha birçok yeniliği barındırıyor. Bu yeniliklerin tamamını, kanalın işleyişini ve yapmaya devam edeceği yatırımları Sadettin Saran anlattı.

Hilal Gülyurt Neredeyse tüm şirketlerin yatırımlarını durdurduğu veya daralttığı bir dönemde S Sport’a yaklaşık 300 milyon liralık bir yatırım yapmaya nasıl cesaret ettiniz? Bunu iş hayatınızda yaptığınız en büyük çılgınlık olarak değerlendirebilir miyiz?

Sadettin Saran Bu 20 senelik bir hayaldi. Sene başında bana “Bu sene olur mu?” diye sorsaydınız “Pek gerçekçi değil” cevabını verirdim. Şartlar bizi buna itti ve yaklaşık 5 aylık bir sürede yayına hazır hale geldik. Spor içeriği pazarı son birkaç yılda çok hızlı değişti. Ülkenin şartları ve dünya spor endüstrisindeki ekonomik daralma İngiltere Premier Lig’i için de rakamları değiştirdi. Hatırlarsanız bir süre Premier Lig’i Türkiye’de kimse izleyemedi. Türkiye’deki malum olaylar reklam pastasını düşürdü ve rakamlar yüksek kaldı.

Hilal Gülyurt Kanalı kurarken elinizde Premier Lig haricinde hangi içerikler vardı?

Sadettin Saran Formula 1, NBA, dövüş sporları gibi çok çeşitli dallarda içeriğe sahiptik. 60 milyon dolarlık bir malzememiz varken ve bu malzemenin birçok talibi bulunuyorken 15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra satamayacak duruma geldik. Biz de üzerine yaklaşık 30 milyon dolarlık bir masraf yaparak S Sport hayalimizi hayata geçirdik. Sonraki aşamada S Sport için Turkcell TV+, Digiturk ve D-Smart platformlarıyla anlaştık.

Hilal Gülyurt 20 yıl önce size bu işle ilgili hayaller kurduran şeyler nelerdi? Bu işin nüvesi aklınıza ilk neyle düştü?

Sadettin Saran İyi bir televizyon izleyicisiydim. Ağır ders programları ve maddi imkansızlıklardan dolayı televizyon izlerdim. İzlerken de Amerika’da yayınlanan programların Türkiye’de nasıl karşılanacağını düşünürdüm. O zamanlar Türkiye’de özel televizyon kanalları yoktu. Döndüğümde de bu yolda ilerlemeye başladım.

Hilal Gülyurt Kristal Elma Festivali’nde kanalınızın birçok yeniliği beraberinde getireceğinden bahsetmiştiniz. Hangi konuları işaret ediyordunuz?

Sadettin Saran S Sport’un yayın akışı, sporun her dalından özenle seçilmiş içeriklerle belirleniyor. Her branşın en önemli içerikleri, alanında uzman yorumcuların anlatımları ile aktarılıyor. Ayrıca yakın gelecekte internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden ürettiği içeriklerle, dijital yayıncılığı da zenginleştirecek. S Sport, spor ekosistemine yeni bir iş modeli de kazandırıyor. Genelde televizyon kanalları platformlarda yer almak için ödeme yaparken, S Sport bu modeli tersine çeviriyor. S Sport, platformların içerik sağlayıcısı olduğu için televizyon platformları, S Sport’a ödeme yaparak Premium içeriklerin kendi sistemlerinde olmasını sağlıyor.

Hilal Gülyurt Yani “Content is king!” Bunun ayırdına ilk olarak ne zaman vardınız?

Sadettin Saran Bu işi ilk yapmaya başladığım zamanlarda içeriğin bu kadar önemli olduğunu anlamamıştım çünkü seçim yapma hakkım yoktu. Kimden temsilcilik alabilirsem Türkiye’de o içeriği satmaya çalışıyordum fakat zaman içinde televizyoncuların bazı içeriklere farklı yaklaştıklarını gördüm. İçerik pazarlama işine girdikten birkaç yıl sonra ben de “Content is king” fikrine sahip çıkmaya başladım. Kendi içeriğini üreten medya grupları, dünyanın en güçlü markalardır.

Hilal Gülyurt Yeni bir kanal kurdunuz ve sonuç olarak reklamverenle de bir ilişki başlayacak. Geleneksel reklamlar dışında, içerdeki dikeylerden yola çıkarak yeni sponsorluk ilişkileri görecek miyiz? Reklam satışı anlamında neler yapmayı planlıyorsunuz?

Sadettin Saran S Sport olarak reklamveren kullanımı için her TV kanalı gibi spot reklam, sponsorluk ve özel proje alanlarımız bulunuyor. Projelerde bir adım önde olduğumuzu söylemek mümkün çünkü yurt dışı bağlantılarımız sayesinde özel deneyimlere dayalı kurguları hayata geçirebileceğiz.

Günümüzde hepimizin bildiği gibi markalar tüketici ile sadece mesaj bazında iletişim peşinde değiller, onlar için tüketici ile duygusal bağ kurabilmek, bunu yapmak için de yaratıcı kurgularla bir adım öne geçebilmek önem taşıyor. İşte bu noktada belki de en kritik şey, unutulmaz deneyimler aracılığıyla tüketici ile ortak paylaşılan anlar yaratmak… Spor genel anlamda duyguların harekete geçtiği bir alan. Spor sayesinde tutkuyu, umudu ve heyecanı hep birlikte paylaşıyorsunuz. Unutulmaz bir golü ya da bir basketbol maçında son anda değişen skoru arkadaşlarınızla konuştuğunuzu hayal edin, aynı duygular zamandan bağımsız olarak, sürekli, sanki o anı tekrar sıfırdan yaşarmış gibi canlanıyor. Bir de S Sport’un sunduğu dünya çapında çok önemli içerikleri, örneğin EPL, NBA, Formula 1 ve Moto GP’yi bunun yanına koyduğunuzda markalar açısından özel projeler alanında önemli fırsatlar sunduğumuzu söyleyebiliriz. Özel projelerde S Sport’u ön plana çıkaran bir başka alan da e-spor… Özellikle Millennials ile Z kuşağına ilgi artıyor çünkü artık harcama gücüne sahipler… E-spor genç hedef kitle ile iletişime geçmek için büyük bir fırsat…

Hilal Gülyurt Yayıncılıkta reklam pastasının küçülmesi ve içerik fiyatlarının yükselmesinden nasıl etkilendiniz? Kendi payınızı büyütmek adına neler yaptınız?

Sadettin Saran Saran Group olarak 20 seneyi aşkın bir süredir spor medyasına ve dağıtımına yatırım yapıyoruz. Bu alanda dünyada ilk 5 firma arasında yer almamız tesadüf değil. Spor ve eğlence medyasında pazarın gerçeklerine uygun içeriklerin anlaşmalarını yaptık. Örneğin bir fuarda Pokémon adında bir çizgi film gördüm. Herkes Japonların yanından geçip gidiyordu. Arkadaşlarıma sorduğumda “Bir şey çıkmaz” dediler ama ben aynı fikirde değildim. Sonra hatırlarsanız Türkiye’de müthiş bir çılgınlık haline geldi. Sporda da rakamları biliyorsunuz, Premier Lig’i 730 milyon hanede 3 milyar, Hindistan’da da kriketi 1 milyar insan izliyor; 400 milyon kişi tenis izliyor… Bunlar müthiş rakamlar. İnsanlar spor içeriğinden şaşmıyor.

Hilal Gülyurt Mobil uygulamalar, yeni sosyal medya mecraları… Spor içeriği konusunda yeni trendlerin neler olacağını öngörüyorsunuz?

Sadettin Saran Teknolojik gelişmeler spor yayıncılığını derinden etkiliyor. Reklamveren markalar da bu alandaki değişiklikleri yakından takip ediyor. Kısa süre önce Amerika Birleşik Devletleri’ndeki spor organizasyonları Twitter üzerinden canlı yayınlanmaya başladı. Pek çok televizyon platformu da mobil uygulamaları üzerinden izleyenlere Full HD yayınlarını ulaştırıyorlar. Gelecek yıllarda yayıncılar ve markalar yatırım planlarında mobil uygulamalara ve sosyal medya platformlarına daha fazla odaklanacak.

Hilal Gülyurt Web üzerinden yayının gelecekte televizyona tercih edileceğini düşünüyor musunuz? Sizce kısa ve uzun vadede izleyici kitlesi hangi platformları tercih ediyor olacak?

Sadettin Saran Reklam pastasının yüzde 50’si televizyonlarda kalmaya devam ediyor ancak dijitale bir kayma var. Biz bunu 4 sene önce öngördük. Uzun zaman önce akıllı telefonlar için büyük anlaşmalar yaptık. Twitter kullanıcılarının yüzde 49’u spor içeriğiyle ilgileniyor, yani müthiş bir içerik artışı var. Televizyonlarda 2005 yılında yüzde 14 olan spor içeriği bugün yüzde 90’larda. Son dönemde ise izleyici tercihlerinde Web TV ve öde-izle hizmeti veren mobil uygulamaların da büyük yer tutmaya başladığını görüyoruz. Gelecek dönemdeki izleyici tercihlerine bu alanlardaki gelişmeler de yön verecek. Ama televizyonun bir klasik olarak her zaman hayatımızda yer alacağını düşünüyorum.

Hilal Gülyurt Hangi ülkelerde içerik pazarlaması konusunda aktifsiniz? Pazarladığınız içeriğin aşağı yukarı yüzde kaçını kendi bünyenizde üretiyorsunuz? Gelecekte yerli spor belgesellerine, röportajlarına ağırlık vermek gibi bir planınız bulunuyor mu?

Sadettin Saran Ülkemizle birlikte Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Özbekistan, Gürcistan, Baltıklar, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, İzlanda, Çin, Kore ve Japonya pazarlarında içerik pazarlaması konusunda aktif durumdayız. Uluslararası hacmimizi her geçen gün büyütmeye çalışıyoruz. Bundan iki yıl önce Asya’nın spor kanalı ALMASPORT’u kurduk. Premium içerikleri Türki Cumhuriyetlerdeki sporseverlerle buluşturuyoruz. O bölge bakir olduğu için içeriğimiz de çok zengin.

Hilal Gülyurt Spor reklamcılığı konusunda hangi mecraların bakir olduğunu düşünüyorsunuz?

Sadettin Saran Türkiye, hâlâ futbol kültürünün fazlasıyla baskın olduğu bir ülke. İngiltere Premier Ligi dünyada en beğenilen ve en çok takip edilen organizasyonların başında yer alıyor. Ayrıca son yıllarda e-sporun hızlı yükselişi de yadsınamaz. Türkiye’de 4 milyon, dünyada 100 milyon kişinin aktif olarak oynadığı, takip ettiği bu kategori Türkiye dahil birçok ülkede resmi spor branşı olarak kabul ediliyor. Saran Group olarak dünyada e-spor kategorisinde lider firma olan Riot Games ile yayıncılık ve medya projeleri alanlarında işbirliği yaptık. League of Legends Şampiyonluk Ligi canlı yayın maçları yanı sıra “TV only’’ haftalık analiz/yorum programı da üreteceğiz.

Hilal Gülyurt Gelecekte içerik konusunda hangi kaslarınızı güçlendirmeyi planlıyorsunuz?

Sadettin Saran Spor endüstrisinin en çok gelişim gösteren alanı e-spor konusundaki yatırımlarımızı sürdüreceğiz. League of Legends Şampiyonluk serisi ve 2017 Dünya Şampiyonası da S Sport ekranlarında olacak. Gerçekleştireceğimiz yayınlarla ülkemizdeki e-spor ilgisini daha da yükselteceğiz.

Hilal Gülyurt E-sporun gelecekte nasıl konumlanacağını düşünüyorsunuz?

Sadettin Saran Hem spor yayıncıları hem de spora yatırım yapan markalar, uzun süredir e-sporun gelişimini yakından takip ediyor. Her gün e-spor alanında yeni takımlar kurulurken ülkemizden Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın yanı sıra Wolfsburg ve West Ham United gibi dünyaca ünlü kulüplerin de mevcut takımlarla anlaşma yaptıklarını ya da ünlü e-sporcuları bünyelerine kattıklarını görüyoruz. Ayrıca Coca-Cola, Snickers, VISA ve Samsung gibi dev markaların da e-spor organizasyonlarına sponsor olduklarını takip ediyoruz. Nielsen’in “2017 Spor Trendleri – E-spor” araştırmasına göre Amerika’daki e-spor organizasyonlarının yüzde 71’i internet üzerinden canlı yayınlanırken yüzde 40’ı da televizyon kanalları tarafından canlı yayınlanıyor. Aynı araştırmaya göre Asya kıtasındaki e-spor takipçilerinin yüzde 60’ı 35 yaşın altındaki kişiler. Yine Asya’daki e-spor takipçilerinin yüzde 40’tan daha fazlası, her gün en az bir saatlerini e-spor içeriklerine ayırıyorlar. Özetle e-spor dünyası hem yayıncılar hem de markalar için bünyesinde ciddi potansiyel barındırıyor. Özellikle genç nesle ulaşma noktasında yayıncı ve markaların e-spor dünyasına kayıtsız kalması mümkün görünmüyor.

Hilal Gülyurt Bu ay kapak konumuzda çalışan insanların başka bir hayatı olup olamayacağını mercek altına alıyoruz. Çalışan insanların başka hobileri ya da tutkularına vakit ayırmaları mümkün mü? Siz bunu nasıl başarıyorsunuz? “Vaktim yok” diyenlere neler önerirsiniz?

Sadettin Saran “Vaktim yok” diyenlere kızıyorum çünkü vakit sadece önceliklerle alakalı. Zaman yönetiminizi önceliklerinize göre belirlersiniz. Üniversite sınavı için çocuklarını her şeyden mahrum eden annelere kızarım bu yüzden. Bu, bir zaman kullanım sanatı ve geliştirilebilir bir konu. Seneler içinde ben de yeri geldiğinde uykumdan, yeri geldiğinde eğlencemden fedakarlıklar yaptım. Genç yaşlarımdan itibaren içinde bulunduğum spor hayatı, bana disiplin ve zaman yönetimi bilinci kazandırdı. Bu sayede aileme, işime, hobilerime ve spor yapmaya zaman ayırabiliyorum.

 

Sadettin Saran’la gerçekleştirdiğimiz özel röportajın videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz:

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Nisan 2017 sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.