Forum: Spor yayıncıları için tehlike yaklaşıyor

YouTube, Twitter ve Facebook, canlı spor yayını endüstrisinin doğal merkezleri haline mi gelecek? Yeni nesil yayıncılık karşısında geleneksel yayıncılık ayakta kalabilecek mi?

Markalar ve yayıncılar, yılın en büyük spor etkinlikleri olan Fransa Euro 2016  ve Rio Yaz Olimpiyat Oyunları için geri sayıma başladı ama küresel TV kitlesi de farklı mecralara mı yayılmaya başladı?

Havas Sport&Entertainment’ın Küresel CEO’su Pedro Avery katıldığı bir etkinlikte, “Live stream, spor yayıncıları için saatli bomba gibi” diyerek YouTube, Facebook ve Twitter gibi videolara ağırlık veren platformların geleneksel yayıncılığa etki edeceğinin sinyalini verdi. “Bütün spor kanalları, OTT pazarındaki konumlarını ciddi bir biçimde düşünmeliler” diyen Avery, “Reklamverenler, dijital mecralar sayesinde çok fazla tabakalaşmanın potansiyeli olduğu için çok mutlular” ifadesini kullanıyor.

Avery, yayıncıların içgüdüsel olarak ilk çevrimiçi olan ve eğlenceyi dijitalde izleyen milennial nesli tarafından geri plana itileceğini söyleyen ilk ajans yöneticisi değil.

Fakat TV tarafından yetkililer, bu konuda hiçbir endişeleri olmadığını söyleyerek seyircilerin, maçın ardından mecralardan kayıt yapan dekoderlerden spor karşılaşmalarını takip etmek istemediklerini vurgulayarak, maçları büyük ekranda canlı izlemeyi tercih ettiklerini açıklıyor. İşte bu sebeple Sky ve BT, İngiliz Premier Ligi’nin gelecek 3 yıldaki yayın hakları için 5 milyar sterlin ya da ekstradan yüzde 70 para harcadı. Discovery de, 2022 Olimpiyat Oyunları’nın haklarını satın aldı. Burada yayıncıların karşısına çıkacak en büyük zorluk ise Google ve diğerleri çok kaliteli içerik sunarken ödemeli televizyon izleyicilerinin online ve mobil platformlarını terk etmemelerini sağlamak. Örneğin ABD’de televizyon pazarı çok ciddi bir dağılım yaşıyor. Twitter, NFL ile bazı maçları sadece bu platform üzerinde canlı yayınlama konusunda anlaşma sağladı.

Slingshot Sponsorship’in Yönetici Direktörü Jackie Fast, yayıncıların ellerinin daha kuvvetli olduğunu söylüyor çünkü yüksek prodüksiyon kalitesi sayesinde elde edilen değerle seyircilerin televizyon karşısına geçtiğinin altını çiziyor. Fakat bununla birlikte bir uyarıda da bulunuyor: “Bu uzmanlık ve teçhizat satın alınabilir. OTT sağlayıcıların elinde yayıncılardan çok daha fazla veri var. Bu sayede onlar daha fazla ‘canlı an’ yaratarak daha zengin ve daha fazla etkileşime girmeyi destekleyen içerik üretecek potansiyele sahipler.

 

BELKİ

Jackie Fast

Slingshot Sponsorship – Genel Müdür

“Yayıncıların, spor konusunda deneyimi, bilgisi ve ‘sahipliği’ var. Her ne kadar insanlar Periscope ve diğer OTT platformlarından bir şeyler izleyebilse de içerik dolayısıyla tüketici TV’ye gelmeye devam edecek.”

 

 

HAYIR

Sophie Goldschmidt

CSM Sport & Entertainment –
Grup Genel Müdür

“Burada kilit konu, yayın haklarını elinde bulunduran ile yayıncı arasında her iki tarafa da fayda sağlayan bir ortaklık kurmaktır. Bu sporun daha rekabetçi bir pazarda optimize olmasını sağlarken, sponsorluk gibi ticari diğer ilişkilerin de palazlanmasını sağlar.”

 

 

BELKİ

Misha Sher

MediaCom – EMEA Spor & Eğlence Grup Başkanı

“Milenyum nesli, spor içeriğini tüketmek için dijitali gittikçe daha da çok tercih ediyor. Fakat bence en olası senaryo şudur: Orta vadede bu platformlar yaşamlarına geleneksel spor yayıncılarıyla birlikte devam edeceklerdir.”

 

 

HAYIR

Steve Martin

M&C Saatchi Sport & Entertainment – CEO

“Burada esas konu spor yayınlarının haklarını kimin aldığı, hangi mecrada yayınlandığı değil. Hala geleneksel yayıncılar olacaktır, çünkü onların gelir elde etmelerine katkı sağlayan geniş tüketici tabanları bulunuyor.”

 

 

 

 

*Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Haziran 2016 sayısında yayınlanmıştır.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.