Snapchat’teki ilk planlamacı

David Norris, Covid sonrasındaki yeni dünyada markaların ve ajansların planlayıcılara neden ihtiyaçları olduklarını ve planlayıcıların çalışma alanlarını nasıl belirleyebileceklerini anlatıyor. 

Çoğunuz gibi son birkaç ayımı herhangi bir hataları olmadığı halde işlerini kaybeden çok yetenekli insanlarla ve onlara yardım etmek için yapabileceğim bir şey olup olmadığını araştırarak geçirdim. Onlarla sık sık bir araya gelip sohbet ederken böyle bir dönemde “planlama”yı yeniden çerçevelendirmemizin zamanının geldiğini fark ettim.

Bir sonraki hamlesi için rehberlik arayan, son derece zeki ve hırslı, inanılmaz derecede parlak, genç bir planlamacı ile sohbetimiz sırasında basit bir soru sordum: “Çalışmak için herhangi bir yer seçebilseydin, neresi olurdu?”

Cevabının sektörümüzün en büyük, en parlak yaratıcı ajanslarından biri olması eminim hiçbirimiz için şaşırtıcı değil. Bu çok doğal; ortaya çıkan harika işleri ve kültürleri ile hepimizin sevdiği yerler. Üstelik, bu aralar konuştuğum ve ikinci veya üçüncü rollerini arayan çoğu planlayıcı tarafından paylaşılan bir tutku.

Ancak artık farklı bir zamanda yaşıyoruz. Bu durum, sadece yeteneklerini en iyi şekilde göstermek isteyenler için değil, Covid sonrası dünyamızda gideceği yönü belirleyen her şirket için de farklı düşünmeyi gerektiriyor. Çünkü genel olarak bir planlayıcının temel becerilerine, iş dünyası tarafından hiç bu kadar ihtiyaç duyulmamıştır.

Asıl sorun, bir planlayıcının becerilerinin çoğu kez hâlâ üzücü bir şekilde yanlış anlaşılması. Mükemmel reklamcılık diye nitelendirdiğimiz, marka oluşturabilen ve işletmeleri harekete geçirebilen reklamcılık; yaratıcılık ve zanaat üzerine kurulu. Ve bunun da temeli mükemmel planlamadır.

İnsanların müşteriyle, kreatiflerin ise fikirle ilişkiyi sürdürdüğünü anlatan eski bir atasözü vardı. Ancak çoğu zaman unutulan şey, insanlarla ilişkiyi, planlayıcının elde tutmasıdır.

Bu beceri seti evrenseldir ve pek çok yerde de geçerlidir. İşletmelerin insanları ve davranışları her zamankinden daha iyi anlamaları, büyüyebilmeleri, bağlantı kurmaları ve marka olarak gelişmeleri gerektiği bir zamanda, hepimiz için bir fırsat varmış gibi geliyor. İşletmelere -Dünya Reklamverenler Federasyonu’na göre çok uluslu şirketlerin %57’si- fazla yaratıcı ekip dahil oldukça, bu ekiplerin doğru soruları sormasına kimin yardımcı olabileceği hakkında da düşünülmeli.

Farklı şekil ve büyüklükteki şirketlerin nasıl farklı davranmaya başlayabilecekleri konusunda daha fazla düşünmeleri gerekir. Buna biz de dahiliz – ve bu nedenle şu anda Snap’in ilk planlayıcısını arıyoruz.

İşe alım kararımız, markaların platformumuzun rolünü ve izleyiciyi anlamalarına yardımcı olmamız gerektiğini anlamamızla birlikte netleşti. Her iyi planlayıcının bildiği gibi, ilgi giderek daha fazla çeşitleniyor. Bu nedenle doğru sorular soran ve davranışları anlayan insanlar paha biçilemez oluyor.

Bu tür planlama düşüncesini, yalnızca TV veya medya ajanslarında tutmaktan ziyade markaların içine yerleştirmenin etkisi, oluşturulacak işte içgörü seviyesi açısından bir dönüşüm yaratabilir. Şirketlerin veriye dayalı içgörü düzeyi arttıkça, planlayıcının içgörülerin arkasındaki davranışsal hikayeyi tahmin etme ve atılacak sonraki adımları belirleme zihniyeti çok daha önemli olacak.

Dünyaya bakış açımızı değiştirmemizde yardımcı olabilecek insanlara sahip olmak hiç bu kadar önemli olmamıştı. Planlama yaklaşımımızı, kampanyaları nasıl yönlendirebileceğimizin ötesine taşıyıp bir şirketin tüm işine nasıl entegre edilebileceğine yaklaştırmamız gerekiyor. Ve bir sonraki adımını atmak isteyen veya sektöre geri dönmenin bir yolunu bulmaya çalışan bir planlayıcıysanız, belki de becerilerinizi kendi kendinize geliştirmenizin zamanı gelmiştir.

“Dünyanın, doğru soruları soracak kadar cesur ve cevapların ne anlama geldiğini anlayacak kadar akıllı daha fazla insana ihtiyacı var.”

Kendinize büyük sorular sorun: Başka nerede yardımcı olabilirim? Kendi yörüngenizi, kendi yolculuğunuzu değiştirmek için becerilerinizi kullanın. Tıpkı düşünme ve planlama becerinizin, çalıştığınız markaların gidişatını değiştirdiği gibi. Tüm iyi planlamalar gibi, bu da tamamen araştırmayla ilgili.

Pazarlama ekiplerinin brief ve önerilerini yönlendirirken müşteri tarafına yardımcı olmak gibi, becerilerinizin nerelerde yararlı olabileceğini kendinize sorun. Büyük teknoloji şirketlerinde, insanların yaşamlarında oynayabilecekleri rolü anlamalarına yardımcı oluyorlar. Bir planlayıcının işletmeleri için potansiyel yeni ve düşünülmemiş rotayı belirleme konusundaki benzersiz becerisinden yararlanamayacak çok az şirket var.

Araştırmanızı müşteri brifinde yaptığınız gibi yapın. Nerede ve neden çalışmak istediğinizi belirlemek için zaman ayırın. Konuşmak için doğru kişileri belirleyin ve nedenini keşfetmeye devam edin.

Bunu yaptığınız anda, bir planlayıcının gücüne ihtiyaç duyan ve bunu takdir edecek şirketlerin çeşitliliği karşısında inanılmaz derecede şaşıracaksınız.

Dünyanın, doğru soruları soracak kadar cesur ve cevapların ne anlama geldiğini anlayacak kadar akıllı daha fazla insana ihtiyacı var.

Ve bu sizsiniz, planlayıcılar.

 

David Norris

Kreatif Strateji Başkanı, Snap

 

 

 

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 105. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.