Sınırları belirlemek

Öncelikle pandemi döneminde iş değişikliği yapan çalışanlardan biri olarak bu döneme alışmada daha zorlu bir süreç geçirdiğimi söyleyebilirim. Birlikte çalıştığın insanların çoğunluğunu online ortamda tanımak ve hâlâ bir araya gelememek, çalıştığın ajansa alışmada daha uzun bir zaman gerektiriyor. Etrafımızda bu durumu deneyimleyen insanların görüşlerine baktığımız zaman, uzaktan çalışmanın en büyük eksisinin bu olduğunu söyleyebiliriz. Bu dönem bizim çalışma kültürümüzü hem iyi hem kötü etkiliyor. İş arkadaşlarımızla her an beraber olmak, birlikte fikir alışverişinde bulunup ajans ortamında sosyalleşmek yaratıcı çalışmalarda bize büyük bir katkı sağlıyor. Yanımızdakinden duyduğumuz bir kelime veya ofise gelirken yolda gördüğümüz bir olay, bizde başka duyguları düşünceleri çağrıştırıyor.

Bazen pandemi gibi istisnalarla; yaşadığımız düzeni, koşulları değiştirmek, alışkanlıklarımızın dışına çıkmak durumunda kalıyoruz. Geçici durum söz konusu ise bunda çok da can sıkıcı bir durum olduğunu düşünmüyorum. Tersine, bu durumu hayatımızdaki yeni bir heyecan gibi düşünebiliriz.

Örneğin; pandemi döneminin ilk zamanlarında ofisten eve geçmek, belki birçoğumuzun daha önceden deneyimlemediği bir şey olduğu için daha heyecanlıydı. Fakat uzun soluklu olmaya başladığında daha sıkıcı bir hâl almaya başladı. Bu nedenle süreç uzadıkça koşullar, artık alışkanlıklarımızı büyük bir değişime götürmek zorunda bıraktı. Meselâ; ajans içi sosyalleşmeler, online ortamda yapılan partiler gibi etkinliklere evrildi.

Genel olarak geriye d.nüp pandeminin ilk zamanlarına baktığımızda, çalışanlara tanınan imkânların her geçen gün daha iyileştiğini söyleyebiliriz bu süreç için. Bunun dışında, evden çalışmayla birlikte iş hayatına, özel hayatımızın büyük kısmını karıştırmış durumdayız. Günlük mesaiye baktığımızda yoğun bir iş temposu oluyor. İş yoğunluğuna bağlı olarak elimizdeki işler gece geç saatlere, hafta sonuna yani özel zamanlarımıza da sarkıyor. Özel hayatımız için fazla mesailerden fırsat kalırsa vakit ayırmayı beklemek yerine; kendimiz bu anı yaratmaya odaklanmalıyız. Kendimiz sınırları belirlemediğimiz sürece, işler bize vakit tanımıyor.

Aslında bu sınırı; evin bir alanını sadece ofis gibi belirleyerek bile belirleyebiliriz. Özel hayat ve iş arasına çizgi çekerek dengeyi koruyabileceğimizi düşünüyorum. Aksi durumda kendimizi fazla mesailerin içinde bulmamız kaçınılmaz bir durum oluyor.

Göknil Kenar

Art Direktör, Medina Turgul DDB

 

 

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 109. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.