Seçimleri ideoloji değil, liderler kazanır

Eğitmen ve iletişim danışmanı Şeyda Taluk, şubat ayında yayımladığı Seçim Nasıl Kazanılır?: 101 Tavsiye adlı kitabının detaylarından bahsetti.

Siyasal iletişimle ilgilenmeye karar verdiğimde birçok insanın ve bazı hocalarımın ortak tepkileri çıktı karşıma: “Kendini Amerika’da mı sanıyorsun?” Hayır, sanmıyordum. Çocukluğumdan bu yana politika ilgimi çekiyordu ama politikacı da olmak istemiyordum. İletişim alanında eğitim aldığım üniversite yıllarında çok şanslıydım. Kitle İletişim Teorileri ve Sosyal psikoloji derslerini Prof. Dr. Ünsal Oskay’dan aldım. Bana siyasal iletişimle ilgileniyorsam, “muhakkak siyaset bilimi eğitimi almam gerektiğini” öğütledi. Ardından sevgili Prof. Dr. Yaşar Gürbüz, siyasal iletişime olan ilgimi destekledi, siyaset bilimi okumak için Fransa’ya gitmemde önemli rol oynadı. Her ikisinin de ufkumu genişletmek için verdikleri çabaya, üzerimdeki emeklerine ne kadar teşekkür etsem azdır.

Türkiye’nin kahvelerinde, sokaklarında, evlerinde, gündelik sohbetlerin önemli konularından biri de politika. Özellikle seçim kampanyaları süresince ya da seçimlerden sonra herkesin sonuçlarla ilgili bir fikri oluyor. Kaybeden tarafı suçlamak veya makus talihimizden şikayet etmek alıştığımız bir durum. Oysa yapılması gereken tek şey; “Nasıl Kazanırız?” sorusunun cevabını vermek.

Yıllar içerisinde verdiğim ‘İkna ve İletişim Psikolojisi’, ‘Liderlik İletişiminde Hikaye Anlatıcılığı’ ve ‘Kişisel Marka’ dersleri nedeniyle, kampanyalarda kullanılan ikna teknikleri, psikolojik yöntemlerle daha yakından ilgilenmeye, bu konuda okumalar yapmaya başladım. Geçmiş tecrübelerim bu bilgilerle birleşince Türkiye’de siyasal kampanya yönetiminde kullanılabilecek yol gösterici bir rehber yazmaya karar verdim. Zira Türkiye’de hala siyasal iletişimi sadece reklamdan ibaret sayan bir anlayış var. Algı yönetimi, taban örgütlenmesi, tohumlama, lobicilik, ikna psikolojisi, dijital pazarlama, gerilla pazarlama gibi seçmende tutum ve davranış değişikliğini tetikleyen iletişim teknikleri, “hile” ya da “manipülasyon” olarak tanımlanıyor. Oysa siyasal iletişim sadece dev finansal bütçeler gerektiren reklam kampanyalarından ibaret değil. Eğer hedefiniz doğrultusunda mobilize ettiğiniz seçmen kitleniz, elçileriniz, sözcüleriniz, havarileriniz, dijital evreniniz, en önemlisi de buraları fethetmek için kazanma stratejiniz yoksa siyasette uzun vadede var olmanız mümkün değil.

Geçtiğimiz ay içerisinde Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan Seçim Nasıl Kazanılır?: 101 Tavsiye adlı kitabımın kısa sürede gördüğü ilgi beni çok mutlu etti. Seçim Nasıl Kazanılır?: 101 Tavsiye, dünya çapında başarılı olmuş seçim kampanyalarını inceleyen ve bunlardan tavsiyeler çıkaran, bir seçimin kazanılması için neler yapılması gerektiğini ortaya koyan “seçim-iletişimi” kitabı. Siyasal kampanyalarla ilgili pratik bilgiler içeren kitap, seçim kazanmak için gerekli becerilere ve seçim başarılarının ardındaki sırlara ışık tutuyor.

Seçim kazanmak konusunda bilgilendirici bir kitap olmasının yanı sıra liderlik, yöneticilik ve müşteriyle iletişim konusunda da eğitici bir kitap olduğuna dair geri bildirimler alıyorum. Kitapta sadece Batı ülkeleri değil İran, Tunus, Hindistan gibi farklı coğrafyalarda yapılan seçimleri ve liderlik biçimlerini de ele almaya, kendi coğrafyamız için referanslar dizisi kurgulamaya çalıştım. Özetlersek kitap; strateji, liderlik, iletişim ve ‘toplulukları harekete geçirme gücü’ üzerine odaklanıyor.

Siyasal kampanyalar hakkında beceri odaklı bir rehber kitap olarak hazırlanan Seçim Nasıl Kazanılır?: 101 Tavsiye; tepkisel olmaktan çok, çalışmayı ve proaktif olmayı öneren, bunun için bir hareket planı sunan referanslar dizisi içeren bir kaynak kitap. Siyasal kampanyanın ve iknanın iskeletini oluşturan ana başlıkları mümkün olduğunca beceri odaklı tavsiyelerle yazmaya çalıştım. Zira büyük resme bakmaktan o resmi meydana getirmek için gerekli ufak becerileri göz ardı ediyoruz.

Dünyanın birçok ülkesinde artık profesyonel bir meslek haline gelen siyasal iletişim, Türkiye’de de yavaş yavaş ilerliyor ve bu alanda çalışan danışmanların sayısı artıyor. Eskiden bu alanda yazılmış tek bir Türkçe kaynak yokken, şimdi bu alanda yazılan kitapların çeşitliliği, yüzlerce yüksek lisans ve doktora tezi, mutlu ve gururlu olmamı sağlıyor. Ufacık da olsa bu çorbada tuzumun olduğunu bilmenin mutluluğunu yaşıyorum. Artık Türkiye’de siyasal iletişim, eleştiren açıdan bakılan ve dışlanan bir kavram değil. Siyasal kampanyalar büyük bir oranda profesyonellerin denetiminde olmasa da!

1991 Seçimleri’nde Mesut Yılmaz’ın liderliğindeki ANAP, ünlü Fransız reklamcı Jacgues Séguéla ile çalışmıştı. ANAP ile yaklaşık 8 saat süren bir görüşme gerçekleştiren Séguéla’nın talep ettiği ücret önce çok yüksek bulunsa da daha sonra görüş birliği sağlanmıştı. Séguéla’nın görüşmeler sonunda Mesut Yılmaz’a verdiği altın değerinde 10 öğüdü sizinle paylaşmak isterim:

1. Seçimleri ideoloji değil, liderler kazanır.

2. Seçimlerde geçmiş için değil, gelecek için oy verilir.

3. Oy, umut için verilir, program için değil.

4. Seçim, siyasal olmaktan öte psikolojik bir olaydır.

5. Devlet adamı olmak isteyen her siyasetçi kendi efsanesini geliştirmelidir.

6. Lider, bağımsız kişiliğini vurgulamalıdır.

7. Devlet adamı, ülkesinin yapısını yansıtmalı, bugünden yarını temsil etmelidir.

8. Lider, ülke içi imajı kadar dış imajına da önem vermeli ve onu geliştirmelidir.

9. Seçimi lider kazanır ama yalnız olmadığını da unutmamalıdır. Politika dışı ilişkilerine de önem vermelidir.

10. Zamana zaman tanımak gerekir. Lider, orta ve uzun vadeli düşünmeli ve bunları yansıtabilmelidir.

Söyleyecek bir sözü, anlatacak hikayesi olan ve tabii bunu seçmene, kendisini takip eden insanlara iletmek için elinden gelen çabayı gösteren bir liderin ikna edemeyeceği kimse yok. Seçim Nasıl Kazanılır?: 101 Tavsiye de, bu sözün nasıl söylenileceğini, hikayenin nasıl anlatılacağını, seçmenle doğru ve etkin iletişim kanallarının nasıl kurulacağını anlatan pratik bir rehber.

Eğitmen, İletişim Danışmanı

Şeyda Taluk

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.