Salgın ve kadınların imposter sendromu

Crispin Porter Bogusky London Genel Müdürü Helen James, COVID-19 sebebiyle çalışma kültüründe yaşanan değişikliklerin, kadınların güvenine nasıl darbe vurduğunu anlatıyor.

Pek çok kadın ve erkek, hayatlarının bir döneminde imposter sendromu* yaşar. Neil Armstrong bile son yıllarında bu sendromu yaşadı ve o, ayda yürüyen ilk insandı!

Ancak hem erkeklerin hem kadınların, insanların sandığı kadar zeki ya da yetenekli olmadıkları duygusundan muzdarip oldukları doğru olsa da, imposter sendromu kadınlarda daha sık görülüyor. Ticaret şirketi IG için 2020’nin başlarında yapılan bir araştırma, önde gelen üst düzey kadın yöneticilerin ve iş kadınlarının %87’sinin bu sendromu bizzat yaşadığını gösterdi. (Ayrıca %70’i iş yerinde ciddiye alınmadıklarını düşündüklerini belirtti.)

Sonra pandemi patlak verdi. Çalışma arkadaşlarınızın ihtiyaç fazlası olarak görülmesini veya ücretsiz izinlere çıkarılmalarını izlemek asla kolay değildir, özellikle de çevrenizdeki hiçbir şey normal olmadığında. Imposter sendromunun verdiği hayatta kalma suçluluğu hissiyle kendimize sorarız: Neden ben değil de onlar bu duruma maruz kaldılar?

Kadınlar, eminim, tüm olanlardan daha fazla zarar gördü. Neden? Çünkü tipik olarak, imposter sendromuna karşı birbirimizi desteklemek için iş arkadaşlarımıza ve bir ofis ortamının iş birlikçi doğasına, erkeklerden çok daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. WFH (work from home), bu güven veren fiziksel alanı ortadan kaldırdı. Kadınlar sürekli imposter sendromuna karşı verdikleri savaşta en büyük silahlarından olan meslektaş ve mentorlardan oluşan – aynı zamanda diğer kadınlarla da iletişim kurabilecekleri – fiziksel bir ağın, bir yıl önce bir gecede ortadan kaybolduğunu söylüyorlar.

Evet, hala Zoom üzerinden buluşuyoruz ama ofis ortamıyla tamamen aynı değil. Hem mecazi hem de gerçek anlamıyla; kendi küçük kutularımızda oturuyoruz, iş günlerimiz artık yeniden şekillenmiş durumda.

İmposter sendromuyla birlikte gelen endişe ve kendinden şüphe etme, bazı kadınların kariyer hedeflerine ulaşmalarını engelleyebilir. 

COVID-19 etkisine ek olarak; evden çalışma, çocuk bakımı ve evde eğitim deneyimi erkeklere göre kadınları daha fazla yaralarken, kadınlar kendileri için yeni roller arıyorlar. Yetenek avcısı bir arkadaşımın, şirketlerde cinsiyet dengesini sağlama konusunda neden çok fazla endişelendiği açık. 

Salgının olumlu yönlerinden biri olarak, sektörümüzde çalışan kadınları etkileyen birçok sorunun, kadınlarda bir bilinç uyandırdığına inanıyorum. Değişim süreci, ancak bir grup insan karşılaştıkları zorlukların ne olduklarını birlikte görürse başlar.

Şimdi, işletmelerimizdeki sektör birimlerinin ve diğer karar vericilerin de gerekli değişiklikleri benimsemelerini, birliktelikleri ve yapılacak çalışmaları takip etmelerini sağlamalıyız.

Bu nedenle, Ali Hanan’ın çeşitliliği savunan organizasyonunun yan kuruluşu olan Creative Equals/Business okulunun bahar sonu için kurs başvuruları artık açık. Kadınlara yaratıcı ekiplerin ötesinde destek, mentorluk ve liderlik eğitimi sağlamak için tasarlanan bu eğitim, hibrit olarak sanal ya da fiziksel biçimde gerçekleştirilecek.

*: Kişi genellikle kazandığı başarıyı hak etmediğini; geldiği yere başarı ve zekası ile değil, şans eseri geldiğini ve bir gün gerçeklerle yüzleşeceğini düşünür.

Helen James

Crispin Porter Bogusky London Genel Müdürü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 111. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.