P&G Türkiye: Tutku, iş birliği ve hız bir arada

Bu ay geleneksel çalışma modellerinden kurtulamayanlara ilham verecek bir yeri ziyaret ettik. P&G Türkiye’nin ofisinde kurumsallık bahanelerine sığınılmadan tanınan özgürlüğü gözlemledik.

P&G Türkiye: Tutku, iş birliği ve hız bir arada

Yoksa siz hala kurumsallığımıza aykırı, giriş – çıkış saatleri belli olmalı herkesin diyenlerden misiniz? O halde global anlamda da kurumsallığını tartışamayacağımız şirketlerden biri olan P&G Türkiye ofisini gördükten sonra belki bu fikrinizi değiştirirsiniz. Dijitalleşen dünya ile beraber işlerin ne zaman geleceği belli olmuyor. Zaman zaman mesailer, gece tamamlanması gereken raporlar dijitalleşen dünyamız ile çalışana her an ulaşabilmeyi sağlıyor. Peki bu dünyanın nereden olduğu fark etmeksizin çalışma imkanı sunduğunun kaçımız gerçek anlamda farkında? Biz bu ay sayfalarımız için P&G Türkiye’yi gezerken kimi zaman boş masalara rastladık. 250 kişilik bir çalışan nüfusa sahip olan ofisteki bu boşluğun nedeni ise çalışanlara sunulan evden, kafeden, yani ofiste olmaksızın çalışabilme imkanı.

Türkiye’deki ilk açık ofis

Her şeyden önce P&G Türkiye, açık ofis sistemine geçen ilk şirketlerden biri. Türkiye’deki 30. yılını kutlayan P&G bu yıldönümünde çalışma modelini biraz daha geliştiriyor ve kimsenin odasının, masasının olmadığı bir ortama geçiyor. Yeni ofislerinde her yer herkes için bir çalışma alanı oluyor. Bu şekilde farklı departmanlar arasındaki sinerjiyi artırdıklarını, karar alma süreçlerini hızlandırdıklarını ve takım ruhunu daha canlı tuttuğunu anlatıyorlar. Yeni çalışma anlayışlarını “tutku, iş birliği ve hız” olarak mottolaştırdıklarını da belirtiyorlar.

P&G Türkiye: Tutku, iş birliği ve hız bir arada P&G Türkiye: Tutku, iş birliği ve hız bir arada

P&G Türkiye’de gezerken yeni ofisteki canlı tasarım dikkatimizi çekiyor. Ofisin tasarım sürecinde çalışanlardan gelen talepleri de değerlendiren P&G Türkiye, sandalyelerin ve masaların şekillerine kadar çalışanların görüşlerini alarak ortaya bu özgür ruhlu tasarımı çıkarıyor.

 

Pilates odasından kütüphaneye

Yeni ofis, yeni tasarım ve yeni mottolar derken P&G Türkiye çalışanlarına pek çok olanak sağlamayı da ihmal etmiyor. Kafeterya, teras, pilates odası, kütüphane gibi olanakların yanı sıra video wall ve toplantı odaları da olmazsa olmazlar olarak çalışanlara sunuluyor.

P&G Türkiye: Tutku, iş birliği ve hız bir arada

Eskisine göre çok daha fazla ortak alana sahip olan çalışanlar haliyle çok daha fazla bir arada çalışma fırsatı da elde ediyorlar. Ofisteki imkanlar çalışanı ofise bağlamak için gibi görünse de öğreniyoruz ki  P&G Türkiye çalışanlarının özel hayatlarına da yeterli zamanı ayırabilmesi için belirli gülerde ofis dışında çalışma imkanı sağlıyor.

P&G Türkiye: Tutku, iş birliği ve hız bir arada P&G Türkiye: Tutku, iş birliği ve hız bir arada

Y kuşağının hakimiyeti

Son zamanlarda Z Kuşağından bol bol bahsetsek de P&G Türkiye’de %80 oran ile Y kuşağı hakimiyeti sağlamış. Genel müdürlük binasında çalışan 250 kişinin yüksek oranda Y kuşağından olması da çalışma ortamındaki bu yeniliklerde etkili oluyor.

P&G Türkiye: Tutku, iş birliği ve hız bir arada

Sürdürülebilirlik unutulmuyor

Doğa ve çevreye saygı konusunda hassas davranan P&G Türkiye, bina tasarımında sürdürülebilirliği de odağına alıyor. Örneğin; yağmur suyunu toplayıp temizlik için kullanmak üzere depolayan bir sistem kullanılıyor. İç yerleşim güneş ışığından en fazla faydayı sağlamak üzerine kurulmuş.

Pek çok ofiste gördüğümüz kurallar elbet P&G Türkiye için de geçerli ancak öncelik çalışanların olmuş. Onların en verimli şekilde nasıl çalışabileceklerine odaklanarak açık ofis sisteminden, ofis dışı çalışmaya; ofis içindeki olanaklardan tasarıma kadar pek çok şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş.

Umarız P&G gibi pek çok ofiste bu tip hassasiyetleri daha sık görmeye başlarız.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Aralık 2017 sayısında yayımlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.