Parlayan yıldız: Mobil oyunlar

Koronavirüs aktif sosyal yaşamı sınırlandırıp ve fiziksel mesafeyi artırdıkça, insanların dijitale daha da
yakınlaşması kaçınılmaz oldu. AdColony olarak biz de İstanbul ofisimizdeki 180 çalışanımızla birlikte 10 Mart günü itibarıyla evden çalışma sistemine geçtik; online toplantılar ve iş takibi ile süreci yönetmeye neredeyse 5 aydır devam ediyoruz. Şirket olarak bu süreçten önce de evden çalışma konseptine alışkın olduğumuz için çalışanlarımızın adaptasyon sürecinde zorlanmadığını söyleyebilirim. 4 farklı kıtada 30’dan fazla ülkeyi
yönettiğimiz için tüm ofislerimiz ve ortaklarımızla online bir şekilde iletişim kuruyorduk. Çok seyahat eden bir ekiptik, bir tek burada değişiklik yaşadık. Seyahat yasakları ile online uygulamalar üzerinden iletişimimizin sıklaşması tabii ki kaçınılmaz oldu.

Volkan Biçer,                                            AdColony, Genel Müdür

Mobil oyunların yanı sıra Türkiye’de resmi partneri olduğumuz Spotify ve Türkiye ile birlikte Nordik ülkelerinde partneri olduğumuz LinkedIn ile birlikte zaten dijital ve mobil dünyayı yakından takip ediyoruz. İnkar edilemeyecek bir gerçek var ki dünya hiç olmadığı şekilde daha da hızlı dijitalleşmeye devam ediyor. Şirketlerin dijital yatırımlarını ve hacimlerini artırmaları yaşadığımız süreç nedeniyle daha da hızlandı. Reklamverenler de yeni kanallar bularak dijital medyaya daha fazla yatırım yapmaya başladılar.

Tüketicilerin beklentileri bu dönemde markaların kendilerine fayda sağlamasıydı. Yalnızca reklamdan ziyade kendilerine bu dönemde tavsiyeler verilmesini, kendilerine önem verildiğini hissetmek istiyorlar. Dijitalleşirken tabii ki tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hareket etmek dikkat etmemiz gereken en önemli şeylerden biri. Doğal olarak özellikle bu kadar hassas bir dönemde yaratıcılığımız da bu yöne doğru şekillendi. Tüm bu kanallardaki hızlı artışlar ve kullanıcı beklentilerindeki değişiklik markaların
da mecralara bakış açısını değiştirip, dijitalleşme süreçlerini bir hayli hızlandırdı. Tüketicileri rahatsız etmeden, sürekli bir iletişim kurmak daha önemli hale geldi. Bu da markaların hali hazırda kullandıkları mecraları sorgulamalarına ve kullanıcılara daha mutlu hissettikleri anlarda ulaşmak istemelerine neden oldu.

Kullanıcılar gittikçe kendilerine zorla izletilen reklamlardan, sormadan datalarının alınmasından daha fazla rahatsız oluyorlar.

Kullanıcılar gittikçe kendilerine zorla izletilen reklamlardan, sormadan datalarının alınmasından daha fazla rahatsız oluyorlar. Özellikle kullanıcıların %35’i user-initiated denilen ve kendileri tarafından kontrol edilebilen mobil reklamlara daha sıcak yaklaşıyor. Ayrıca %18’i endişelerini azaltan ve kendilerini anlayan reklamlar görmek istiyor.

Dijital mecraların içinde, mobil oyunların ise markalar için baş iletişim kanallarından biri haline geldiği inkar edilemez. Yaptığımız Koronavirüs Etkisi Araştırması’nda katılımcıların %82’si mobil oyunların kendilerini
gündelik stresten uzaklaştırarak rahatlattığını belirtiyor. Kullanıcıların %47’si her gün en az bir kere mobil oyun oynarken, %33’ü gün içinde birden fazla kez mobil oyunlarda vakit geçiriyor. Özellikle bu dönemlerde hedef kitlelere pozitif bir anda ulaşmak bir hayli değerli. Bu durum, mobil oyunları reklam verenler için
ölçümlenebilir bir mecra olarak ilk sıraya getiriyor. Dijitalin ve mobilin önlenemez yükselişinin yepyeni bakış açıları doğurmaya devam edeceğini söyleyebilirim.

Volkan Biçer,

AdColony, Genel Müdür

 

Bu yazı, ilk olarak Campaign Türkiye’nin 102. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.