Oyuncunun yanındayız

Hayatımıza 1970’li yıllarda girmeye başlayan video oyunları başta gençler ve genç yetişkinler olmak üzere her yaştan insan için ilk günden bu yana tutku haline gelirken, tüketiciler arasındaki oyuncu tabanı da genişlemeye devam etti. Genç nüfusu ve kültürel yatkınlığı ile bu alandaki potansiyeli son derece yüksek olan ülkemizde de oyuncu kitlesi sürekli büyüyor. Gaming in Turkey tarafından hazırlanan “Türkiye Oyun Sektörü 2020 Raporu”nda yer alan sonuçlar da bu durumu doğrular nitelikte. Rapora göre; 2020’de oyun oynama süreleri 2019’a göre %30 artarken, ülkemizdeki oyuncu sayısı 32 milyondan 36 milyona ulaşmış durumda.

Oyunlar bir süredir en azından belirli bir kitle için bireysel tutku olmanın ötesinde, birlikte keyifli vakit geçirmenin alternatif yollarından biri haline gelmeye başlamıştı. Salgınla birlikte gündeme gelen karantina koşullarıysa bu süreçte oyunların sosyalleşme aracı olarak kullanılması yönündeki eğilimi daha da geliştirdi ve yaygınlaştırdı. Geniş kullanıcı kitleleri bulunan sanal oyun alanları artık oyuncuların sosyalleştiği buluşma ortamları olarak da işlev görüyor. Tıpkı birlikte çevrim içi film/dizi izleme etkinlikleri ve sanal konserlerde olduğu gibi. 

200’den fazla ülkede faaliyet gösteren bir şirket olarak hem kendi iş yerlerimizde hem de pazarda farklı kuşakları anlayan ve bu jenerasyonların tümünü içerebilen bir ekosistem yaratmaya önem veriyoruz. Aynı yaklaşım çerçevesinde, oyun sırasında kendilerine daima eşlik eden ürünlerimizle oyuncularla organik bir biçimde iletişime geçme fırsatı yakalıyoruz. Bu doğrultuda onların oyun oynama anlarını daha değerli hale getirmeye yönelik bir strateji benimsiyoruz. Ürünlerimiz yoğun şekilde veya uzun süre oyun oynadığı zamanlarda oyuncuları dinç ve ferah tutacak faydalara sahip. 

Coca-Cola’nın video oyun alanına yönelik pazarlama ve iletişim faaliyetleri uzun süre öncesine kadar uzanıyor. Markamızın espor ile ilk tanışması 2001 yılı başında Güney Kore’deki OnGameNet StarLeague etkinliği ile başladı. Coca-Cola markası bugün de dünyanın birçok ülkesinde bu alandaki iş birliklerimizi devam ettiriyor. Türkiye’de de 2014 yılında Riot Games iş birliği kapsamında Coca-Cola Zero kapaklarından oyun puanı vererek espor alanındaki yatırımlarımıza başladık. 2018 yılının sonundan itibaren ise RIOT Game ve League of Legends birlikteliği ile oyun sektörü içerisindeki iletişimimizi yoğunlaştırdık. Bu süreçte Coca-Cola Şekersiz ve Coke Energy ürünlerimiz ile oyuncuların destekçisi olduk. Ayrıca Coca-Cola ürünlerimizde League of Legends şampiyonlarına yer verdik. Bunların yanı sıra iş birliği kapsamında oyuncular ve sunucuların önünde ürün yerleştirmesi ve yeni Gaming Arena’da tadım etkinlikleri düzenleyerek oyuncular ile sürekli iletişim halinde olmaya devam ediyoruz. Coca-Cola olarak 2019’dan bu yana çeşitli projelerle devam eden iş birliğimiz kapsamında 2021 sezonunda da Türkiye’de profesyonel espor heyecanının yaşandığı en önemli adres olan League of Legends’ın Ana Partneri olduk.

Özellikle 2020, COVID-19 pandemisinin de etkisiyle oyun sektörü tarihinde farklı bir yıl olarak yerini aldı. Yıllardır üzerinde konuşulan sektörel büyüme, evlerimize kapanınca en yüksek değerlerine ulaşarak belki de birkaç yıl sonra gerçekleşeceği öngörülen sayılara 2020 yılı içerisinde ulaşma şansı bulmuş oldu. Coca-Cola olarak bu süreci, iki sene önce gaming ekosisteminde yeniden yer almak üzere başlattığımız oyuncunun olduğu yerde hazır bulunma stratejimizi, alanını genişleterek uygulamaya devam ettiğimiz yıl olarak anacağız.

Amacımız halihazırda oyun oynarken yanlarında bulunduğumuz oyuncular ile iletişimimizi daha da artırarak giderek büyüyen bu yeni dünyanın önemli bir parçası olmak. Markamızın ruhu ve ürünlerimizin temsil ettiği değerlerle oyun dünyasının ortak noktaları arasındaki paralellik, tüketici nezdinde de her geçen gün daha net şekilde benimseniyor. Bir yönüyle bireysellik, heyecan ve meydan okumayı içeren bu dünya bir yandan da bir arada olmanın ve paylaşmanın eşsiz tatminini vadediyor.

David Halegua

Coca-Cola İş Birlikleri Kıdemli Müdürü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 115. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.